<?xml version="1.0"?>
         <rss version="2.0"> 
         <channel>
         <title>Çevre</title>
         <link>https://www.imbathaber.com/cevre/</link>
         <description></description><item>
			<title>İzmir&#39;de yeraltı suları anlık izlenecek</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor. Proje Avrupa Birliği desteği kapsamında 1 milyon Euro bütçeyle yürütülecek. İzmir’in özellikle kıyı ilçelerinde bulunan akiferlerde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riski anlık olarak takip edilecek ve erken uyarı sistemi kurulacak. 
]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, suyun geleceğini güvence altına almak ve iklim krizinin yarattığı kuraklık riskine karşı kentin su kaynaklarını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında, İzmir’de yer altı su kaynaklarının dijital sistemlerle izlenmesi hedefleniyor. Özellikle kıyı bölgelerinde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riskine karşı erken uyarı mekanizması kurulması planlanıyor. Projenin başlangıç toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı’ndan Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. 

Yıldır: Türkiye su stresi yaşayan ülkelere yaklaşıyor
Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, iklim değişikliği, artan nüfus ve kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırdığını belirterek, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının Türkiye’de son yıllarda hızla azaldığını vurguladı. Türkiye’nin kullanılabilir yıllık su potansiyelinin yaklaşık 112 milyar metreküp olduğunu ifade eden Yıldır, “2000’li yılların başında Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.600 metreküp seviyesindeydi. Bugün ise bu miktar 2024 itibarıyla yaklaşık 1.300 metreküp seviyesine kadar düşmüş durumda. Mevcut eğilim devam ederse 2050 yılında kişi başına düşen su miktarının 1.200 metreküp civarına gerilemesi bekleniyor. Bu tablo, Türkiye’nin giderek su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yaklaştığını gösteriyor” şeklinde konuştu. 

“Modern dünyada riskler giderek artıyor”
Su kaynakları üzerindeki baskının artmasının başlıca nedenleri arasında kentleşme, tarımsal üretim ve artan tüketim yer aldığının altını önemle çizen Dr. Yıldır, “Modern dünyada karşı karşıya olduğumuz riskler giderek artıyor ve karmaşıklaşıyor. Bugün risk su olabilir, yarın hava kirliliği, orman yangınları veya başka çevresel krizler olabilir. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemde en önemli görevimiz, ortaya çıkan bu riskleri bilimsel yaklaşımla öngörmek ve önleyici politikalar geliştirmektir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlara yalnızca teknik ya da mühendislik perspektifiyle bakmak yeterli değildir. Bunların hepsi bir arada ele alınması gereken karmaşık bir tabloyu oluşturuyor. Ancak bu zorlukların üstesinden gelmenin yolu iyi bir yönetim anlayışından ve güçlü bir koordinasyondan geçmektedir. Bugün burada paylaşılan bilgiler, yürütülen projeler ve yapılacak çalışmalar bu açıdan büyük önem taşıyor. Bugüne kadar oluşturduğumuz kültürel alışkanlıklarımızı, değerlerimizi ve üretim-tüketim biçimlerimizi yeniden düşünmek zorundayız. Gerekirse bunların yerine daha sürdürülebilir modeller geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü doğayı yok ettiğimizde yerine koyabileceğimiz yeni bir doğa yok. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli, daha özenli ve daha sorumlu davranmak zorundayız” dedi. 

Baran: Krizi akılla ve bilimle yönetmek mümkün
İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, insanlığın doğrudan kullanabileceği suyun sınırlı olduğuna dikkat çekerek, “Küresel iklim krizi giderek belirginleşiyor. Bu kriz nitelikli akılla, bilimle ve farkındalığı yüksek bir toplumla yönetilebilir. Depremi engelleyemeyiz ama bilimsel yöntemlerle dayanıklı şehirler inşa edebiliriz. Seli tamamen ortadan kaldıramayız ama doğru altyapı ve planlamayla etkilerini azaltabiliriz. Küresel iklim krizi ve su sorunu da aynı şekilde ele alınmalıdır” dedi. Akdeniz havzasının küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğuna işaret eden Baran, sürdürülebilir su yönetimi ve şehir planlamasının önemini vurguladı.

“Bu proje önemli bir ekolojik girişimdir”
Yusuf Baran, dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unun yeraltı sularından oluştuğunu hatırlatarak, bu kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. “Bugün konuştuğumuz proje, çağımızın üç temel dönüşümünü bir araya getiriyor: dijital dönüşüm, toplumsal dönüşüm ve yeşil dönüşüm. Dijitalleşme, su kaynaklarının izlenmesi ve yönetilmesini sağlarken; yeşil dönüşüm, su kaynaklarının korunmasını kapsıyor. Toplumsal dönüşüm ise bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Elde edilecek sonuçlar ve bilgiler, toplumun su kaynakları konusundaki bilinç düzeyini artıracaktır. Dolayısıyla bu proje, üç temel dönüşümü bir araya getiren önemli bir ekolojik girişimdir” dedi.

“Su yönetimi artık ulusal bir politika meselesidir”
İklim değişikliğinin yalnızca kuraklık anlamına gelmediğini vurgulayan Baran, şunları söyledi:
“Bazen 6 ayda yağması gereken yağmur 6 saatte düşüyor. İzmir’de de uzun süre yağmayan dönemlerin ardından ani ve yoğun yağışlar, toprağın suyu emememesiyle sonuçlanıyor. Bu suyun tarımda ve yaşamda kullanılabilmesi gerekir. Toplumda su tasarrufu genellikle bireysel kullanım üzerinden konuşulur, oysa toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 69’u tarımda, yüzde 19’u sanayide ve sadece yüzde 10’u evlerde gerçekleşiyor. Bu nedenle su yönetimi artık yalnızca bireysel değil, ulusal bir politika olarak ele alınması gereken hayati bir konudur. Tarım ve su yönetiminde yapılan hatalar tatlı su kaynaklarının tuzlanmasına, toprakların verimsizleşmesine ve ekolojik denge kaybına yol açıyor.  Bilimin en önemli özelliği yalnızca sorunları çözmek değil, onları önceden görüp engellemektir. Deprem, sel ya da iklim krizinde asıl olan felaket gerçekleşmeden önce önlem almaktır. Bugün konuştuğumuz proje de bu anlayışın bir parçasıdır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün uluslararası su araştırmaları birimiyle yürütülen bu proje, dünya genelinde yapılan yüzlerce başvuru arasından seçilen önemli bir çalışmadır.” 

Keskin: Küresel sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı
İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda da hissedildiğini belirtti. Artan sıcaklıkların, azalan yağışların ve deniz seviyesindeki yükselmenin, özellikle su kaynakları ve çevre üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna değinen Keskin, “Akdeniz havzasındaki İzmir gibi kıyı kentleri bu riskleri daha yoğun şekilde yaşıyor. İklim değişikliği artık geleceğe dair bir öngörü değil; bugün yaşamımızı doğrudan etkileyen bir gerçek. Sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla küresel ortalama sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı ve bu artışın devam etmesi durumunda ciddi çevresel ve ekonomik riskler doğabilir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Türkiye İklim Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye’de ortalama sıcaklık 15,1 santigrat derece olarak ölçüldü; bu, 1991–2020 ortalamasının 1,1 derece üzerinde ve son 25 yılın en sıcak beşinci yılı oldu. Temmuz 2025 ise ortalama 26,5 santigrat derece ile son 25 yılın en sıcak temmuz ayı olarak kayıtlara geçti.

“2025, son 61 yılın en düşük kış yağışıyla kayıtlara geçti” 
Keskin, 2025’te Türkiye genelinde ortalama yağışın 449,6 mm olarak gerçekleştiğini, bunun 1991–2020 ortalamasına göre yüzde 27,6 azalma anlamına geldiğini belirterek, “2025, son 61 yılın en düşük kış yağışı seviyelerinden biri olarak kaydedildi. Bu durum tarım, su kaynakları, enerji ve insan sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor” dedi İklim değişikliğiyle mücadelede azaltım, uyum ve sürdürülebilir kalkınmanın önemine işaret eden Keskin, 2025 Temmuz’da yürürlüğe giren İklim Kanunu ile Türkiye’nin iklim politikaları ve enerji dönüşümünde daha görünür hale geldiğini belirtti. Keskin,  “Yerelde yürütülen her proje, büyük dönüşüm sürecinin bir parçasıdır. Özellikle su yönetimi, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasında kritik rol oynuyor..= İzmir’in dirençli bir kent olma hedefini güçlendirecek ve diğer şehirler için yol gösterici olacaktır” dedi. İYTE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Alper Baba ise projeyi panelde detaylandırdı.

İZSU’dan kuraklığa karşı önlem ve yeni su kaynakları
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, son yıllarda yaşanan kuraklık ve düşük yağışlara karşı idari ve teknik önlemler aldı. Kademeli su tarifeleri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kayıp-kaçakla mücadele gibi uygulamaların yanı sıra yeni su kaynakları sisteme dahil edildi. Bu kapsamda Güzelhisar Barajı’nda 20 yıldır kullanılmayan isale hattı onarılarak kente su sağlandı. Gördes Barajı’nın ölü hacminden yüzer pompalarla su alındı, Halkapınar, Menemen, Sarıkız ve Göksu kuyuları yenilendi. Ayrıca Halkapınar’da 7 bin metreküplük depo ve terfi merkezi inşa edildi.

Tuzlanma riski büyüyor
İzmir’e içme suyu sağlayan yaklaşık 1600 kuyudan 318’i kıyı ilçelerde bulunuyor. Kıyı bölgelerindeki akiferlerde deniz suyunun yeraltı suyu rezervlerine karışması nedeniyle tuzlanma riski giderek artıyor. Yeni proje kapsamında, İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sensörler ve izleme sistemleriyle takip edilecek; olası tuzlanma riskleri erken aşamada tespit edilerek önlem alınabilecek.

AB’den projeye 1 Milyon Euro destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” projesi, Avrupa Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının geliştirilmesi, tuzdan arındırma pilot uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında Bergama’dan Selçuk’a uzanan kıyı şeridindeki akiferlerin tamamı çevrim içi olarak izlenecek.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-yeralti-sulari-anlik-izlenecek.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-yeralti-sulari-anlik-izlenecek_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-yeralti-sulari-anlik-izlenecek/9734/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:29:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de çocuklar iklim için ayakta</title>
			<description><![CDATA[Büyükşehir düğmeye bastı, ilkokul öğrencileri harekete geçti. “Su Kahramanları”, “Atıksız Okul”, “İklim Dostu Beslenme” gibi 10 başlıkta görev alan minikler, yıl boyunca okullarını dönüştürecek. Kararları kendileri aldı, şimdi uygulama zamanı.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu serisi, Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından İzmir’deki sekiz pilot okulda başlıyor. Katılımcı bir iklim çalışması niteliğindeki sempozyum programında; tohum, toprak, tarımsal faaliyetler ve su döngüsü odaklı iklim değişikliği eğitimi, iklim krizi-çocuk hakları ilişkisini ele alan farkındalık ve savunuculuk çalışmaları yer alıyor. Eğitimlerin ardından okullar “Okulumuzda Enerji Tasarrufu”, “Su Kahramanları: Suyu Korumak”, “Atıksız Okul Haftası”, “Geri Dönüşüm Doğru Yapılıyor mu”, “Ağaçlar ve İklim: Neden Ağaçlar Önemli”, “İklim Dostu Beslenme”, “Yürüyerek ve Bisikletle Okula Geliyoruz”, “Atıklardan Yeni Hayat”, “İklim Değişikliği Hayvanları Nasıl Etkiliyor”, “Ben Bir İklim Kahramanıyım” maddelerinde kendilerine görevler seçerek yıl boyunca seçtikleri konunun uygulamasını yapacak. 

Çocuklar sürece dahil olacak
Çalışma hakkında bilgi veren Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal, “Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çok önemsediğimiz bir çalışma. İklim krizi ve onun yarattığı çoklu krizlerle ilgili kentimizde bir dirençlilik çalışması yapmak istiyoruz. Farkındalık çalışmalarını yapmamız gereken kesimlerden biri de çocuklar. Yıl boyu sürecek ve sonunda tüm okulları bir araya getirerek çalışmaları takip ettiğimiz bir uygulama olacak. Amacımız, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kurulan Sürdürülebilirlik Eğitimleri Komisyonu tarafından hazırlanan sempozyumlarda, çocukların farkındalıklarını artırmak. Onların ileride yaşamaları muhtemel krizlere karşı dirençliliklerini artırmayı hedefliyoruz. Biz onların kaynaklarını kullanıyoruz ve büyüklerin de bu durumun farkında olduğunu hem onlara anlatmak hem de ileride karşılaşmaları muhtemel krizlere karşı çocukların hazırlıklı olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bu projenin amaçlarından biri de çocukları bu sürece dahil etmek. Sadece eğitim verip gitmiyoruz, okullardan bir görev seçmelerini istiyoruz. Program sonunda okullarında neyi değiştirdiler, neler yaptılar gibi konularda öğrenciler sunumlar yapacak” dedi. 

İzmir Çocuk Meclisi’nin kararları var
Çalışma, İzmir Çocuk Meclisi tarafından da destekleniyor. İzmir Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu, çevre ve ekoloji eğitimlerinin verilmesi ile doğayı korumak için bilinçlendirme çalışması yapılması konularında çeşitli kararlar almıştı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü Çocuk Hakları Birimi Sorumlusu Deniz Kesimler Çakal, “Bugün başlayan sempozyum serisi kapsamında iklim krizi ve çocuk hakları arasındaki ilişkiyi çocuklarla tartışmak üzere buradayız. Aynı zamanda İzmir Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu; sürdürülebilirlik, iklim krizi ve doğa-çevre üzerine çokça tartışma yürütüyor. Tüm çocukların iklim kriziyle ilgili yapacakları olduğuna dair önerileri var. Bu doğrultuda çevre ve doğa eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve çocukların iklim eyleminde aktif rol almasına yönelik kararlar aldılar” ifadelerini kullandı.

“Kararlarımızın uygulanması çok güzel bir duygu”
İzmir Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu Sözcüsü Nehir Başaran, “Komisyonumuzda, çocukların iklim krizi, su döngüsü gibi konularda başlıca rol almasını istedik ve bazı kararlar aldık. Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu gibi çalışmaların yapılmasını istedik. Kararlarımızın uygulanması çok güzel bir duygu. Gerçek bir meclis gibi kararlar alıyoruz. Sempozyum sonunda yapılacak çalışmalardan, fark yaratan bir sonuç çıkabilir. Çocuklar da aileleriyle konuşursa bu çalışmalar İzmir’e ve Türkiye’ye yayılabilir” derken, komisyonun bir diğer sözcüsü Çınar Doruk Tuğcu ise “Aldığımız kararların hayata geçmesi çok özgüven verici. Bizim fikirlerimizle bir yola adım atılması bizler için çok kıymetli. Bu projede çalışmalar düzenli olarak yapılırsa güzel bir sonuç elde edebiliriz. Bence çocuklar erken yaşta bu farkındalığı edindiği için çevresine de örnek olacak ve bu da diğer çocuklara yayılacak” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-cocuklar-iklim-icin-ayakta.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/izmir-de-cocuklar-iklim-icin-ayakta_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-cocuklar-iklim-icin-ayakta/9731/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:11:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çiğli ve Gaziemir&#39;de trafik akışı hızlanıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent trafiğinde uzun araç kuyruklarına neden olan üç kavşakta eş zamanlı düzenleme çalışmalarına başladı. Çiğli–Mavişehir aksında trafik akışını hızlandırmak amacıyla Koçtaş ve Bazekol Hastanesi kavşaklarında şerit genişletme çalışmaları yapılırken, akışı olumsuz etkileyen dönüşler yeniden düzenleniyor. Gaziemir’de ise Akçay Caddesi üzerindeki ESBAŞ Kavşağı’nda otobüs durağı ve şerit düzenlemelerini kapsayan çalışma ile araç kuyruklarının azaltılması hedefleniyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent ulaşımını rahatlatacak büyük yatırımların yanı sıra kavşak düzenlemeleriyle de trafik akışını iyileştiriyor. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından, uzun araç kuyruklarının oluştuğu üç ayrı noktada şerit genişletme ve kavşak düzenleme çalışmalarına başlandı. Çiğli–Mavişehir aksındaki yoğunluğu azaltmak amacıyla Koçtaş ve Bazekol kavşakları ile Gaziemir’deki ESBAŞ Kavşağı’nda yenileme çalışmaları yürütülüyor. Çiğli yönünden Mavişehir istikametine kesintisiz geçiş sağlamak için iki kavşakta şerit sayısı artırılırken, dönüşler yeniden düzenlenecek. ESBAŞ Kavşağı’nda ise yan yol cepleri genişletilerek uzun araç kuyruklarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
 
Trafik akışı için planlı müdahale
Kavşaklardaki hızlı müdahalelerin süreceğini vurgulayan Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Şantiye Şefi Volkan Keskin, Koçtaş Kavşağı’ndaki düzenlemede sona yaklaşıldığını, Gaziemir’de ESBAŞ önündeki kavşakta şerit artırımı ve yönlendirme çalışmalarının devam ettiğini, ESBAŞ Kavşağı’ndaki deplase ve altyapı çalışmalarını da kısa sürede tamamlamayı planladıklarını belirtti. Önümüzdeki hafta Bazekol Kavşağı’nda çalışmalara başlanacağını aktaran Keskin, “Ana arterlerde yan yol bağlantıları trafik akışını yavaşlatabiliyor. Yapılan yönlendirmeler bu nedenle büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak büyük projelerin yanı sıra kavşaklarda yaptığımız düzenlemelerle sürücülerin daha hızlı ve güvenli ulaşım sağlamasını hedefliyoruz” dedi.
 
Otoyoldan Mavişehir’e geçiş üç şeride çıktı
Otoyoldan Mavişehir yönüne trafik akışını hızlandırmak amacıyla Caher Dudayev Bulvarı’nda düzenleme yapıldı. 10500 Sokak kesişimindeki iki şeritli yol üç şeride çıkarıldı. Organize Sanayi Bölgesi’nden gelen araçların karşıya geçişleri, sağ istikametten Caher Dudayev Bulvarı’na bağlantı ve ileriden kontrollü dönüş uygulamasıyla yeniden düzenlendi. Böylece kavşak içerisindeki trafik akışının kesintiye uğramasının önüne geçilmesi sağlandı.
 
ESBAŞ kavşağında oluşan araç kuyrukları ortadan kalkacak
Gaziemir trafiğinin en yoğun noktalarından Akçay Caddesi üzerindeki ESBAŞ ve Optimum yönlerine dönüşün sağlandığı kavşakta kapsamlı düzenleme başlatıldı. Çalışma kapsamında, merkez yönüne gitmek isteyen araçların oluşturduğu kuyrukları azaltmak için şerit sayısı artırılacak. 341 Sokak’tan Akçay Caddesi’ne dönüşler sığınmalı kavşak olarak düzenlenerek yan yol trafiğinin akışı hızlandırılacak. Merkezden Gaziemir yönüne gelişlerde otobüs durağı genişletilerek toplu ulaşımın trafiği aksatmaması sağlanacak. Ayrıca kavşakta yapılacak sinyalizasyon düzenlemesiyle kuyruk uzunluklarının en aza indirilmesi hedefleniyor.
 
Çiğli-Mavişehir-Karşıyaka hattında ulaşım hızlanıyor
Caher Dudayev Bulvarı ile Nazım Hikmet Ran Bulvarı’nın kesiştiği Bazekol Hastanesi kavşağında düzenleme yapılacak. Mavişehir’den Çiğli yönüne sağa dönüşler yan yola bağlanacak. Çiğli yönüne akışı kesintisiz sürdürmek için Kent Hastanesi yönünden gelen araçların karşıya geçişi kaldırılarak otoyola yönlendirilecek. Çiğli’den gelen iki şerit üç şeride çıkarılacak. Çalışmalara Koçtaş kavşağı tamamlandıktan sonra başlanacak. Düzenlemeyle Çiğli–Mavişehir–Karşıyaka hattında ulaşım hızlanacak.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/cigli-ve-gaziemir-de-trafik-akisi-hizlaniyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/03/cigli-ve-gaziemir-de-trafik-akisi-hizlaniyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/cigli-ve-gaziemir-de-trafik-akisi-hizlaniyor/9724/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 10:44:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bergama Belediyesi&#39;nden atıktan hayata dönüşen çevre hamlesi</title>
			<description><![CDATA[Bergama Belediyesi, çevreci belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıyarak sürdürülebilir üretim serasında fide üretimine başlıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Bergama’da Atıklar Üretime Dönüşüyor

Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik’in öncülüğünde hayata geçirilen proje, atık yönetimini yalnızca toplama ve bertaraf süreci olmaktan çıkararak üretime dönüştüren örnek bir model ortaya koyuyor.

Kurulan serada yetiştirilecek fideler; belediye tesislerinin çatılarından toplanan yağmur suyu ile sulanacak, belediyenin kendi tesislerinde üretilen kompost ile beslenecek ve geri dönüştürülen malzemelerle oluşturulan altyapı sayesinde döngüsel üretim sisteminin bir parçası olacak.

Bu modelle hem su tasarrufu sağlanıyor hem de organik atıklar yeniden toprağa kazandırılarak doğaya hayat veriliyor.

Başkan Prof. Dr. Tanju Çelik, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Atık dediğimiz şey, doğru yönetildiğinde aslında bir kaynaktır. Biz Bergama’da yalnızca çevreyi korumuyor, aynı zamanda doğanın döngüsünü yeniden kuruyoruz. Bu sera, geleceğe bırakacağımız sürdürülebilir bir mirasın somut göstergesidir.”

Uygulamalı Çevre Eğitimi Alanı Olacak

Proje yalnızca üretimle sınırlı kalmayacak. Bergama Belediyesi tarafından hayata geçirilen sera, 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’ni ziyaret eden öğrenciler için uygulamalı bir çevre eğitim alanı olarak da hizmet verecek.

Öğrenciler burada;


	
	Yağmur suyu hasadını,
	
	
	Kompost üretim süreçlerini,
	
	
	Döngüsel ekonomi modelini,
	
	
	Sürdürülebilir tarım uygulamalarını
	


yerinde gözlemleyerek öğrenme imkânı bulacak.

Projenin teknik koordinasyonu, Bergama Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Bu çalışma ile Bergama Belediyesi;


	
	Atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor,
	
	
	Su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor,
	
	
	Çevre dostu üretim modelini somut bir uygulamaya dönüştürüyor,
	
	
	Gelecek nesillere yaşayan bir sürdürülebilirlik laboratuvarı bırakıyor.
	


Çöp toprağa soruldu.
Toprak cevap verdi.
Ve o cevap, Bergama’da fide olarak filizlendi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/bergama-belediyesi-nden-atiktan-hayata-donusen-cevre-hamlesi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/bergama-belediyesi-nden-atiktan-hayata-donusen-cevre-hamlesi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/bergama-belediyesi-nden-atiktan-hayata-donusen-cevre-hamlesi/9683/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 14:29:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çöp değil hazine</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı ücretsiz kompost seti uygulamasına bir haftada 2 bin başvuru geldi. Mutfak atıkları çöpe değil toprağa gidiyor, hem doğa hem İzmir kazanıyor. Vatandaşlardan Tugay’a teşekkür yağdı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organik mutfak atıklarının kaynağında ayrıştırılarak yeniden toprağa kazandırılmasını sağlayacak bokaşi (bokashi) kompost uygulamasına talep artıyor. Gönüllü hanelerin bokaşi kompost seti almak için HİM– Hemşehri İletişim Merkezi (ALO 153)  üzerinden başvurduğu projeye bir haftada yaklaşık 2 bin talep geldi. Konak’ta Kültür ve Alsancak mahalleleri ile başlayan proje Karşıyaka ve Bornova ile devam etti. Karşıyaka’da Bostanlı ve Yalı mahalleleri, Bornova’da Ergene, Erzene, EVKA 3 ve Kazım Dirik mahalleleri sakinlerine verilen eğitimin ardından kompost setleri dağıtıldı. Projeyle, evsel organik atıklar özel kovalar kullanılarak az oksijenli ortamda yararlı mikroorganizmalarla fermente edilecek ve komposta dönüşmesi sağlanacak. Çalışmayla organik atıkların çöp sahalarına gitmesinin engellenmesi, sera gazı salımının azaltılması ve toprağın zenginleştirilmesi amaçlanıyor.

“Vatandaşlarımızın olağanüstü bir ilgisi var”

Çalışmalar hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat yüksek mühendisi Tahsin Alp Aras, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla müdürlüğün kurulduğunu belirterek “Ardından kompost setlerinin alımları yapıldı ve vatandaşlarımızdan talepler toplanmaya başlandı. Daha birinci haftada 2 bine yakın talep geldi. Vatandaşlarımızın olağanüstü bir ilgisi var” şeklinde konuştu.

“Hemşehrilerimizle beraber ortak bir yola çıkıyoruz”

Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat yüksek mühendisi Ferdan Çiftçi ise “Bu çalışma, Cemil Başkanımızın üzerinde durduğu bir proje. Küresel iklim değişikliği ve su krizinin yaşandığı günümüzde toprak verimliliğinin artırılması ve su kapasitesinin yükseltilmesi için hemşehrilerimizle beraber ortak bir yola çıkıyoruz. Bu yolculukta beraber bu işi büyütecek ve hepimiz kazanacağız. Bu, dünya için yapacağımız çok büyük bir iyilik. İzmir kazanacak, dünya kazanacak. Şu an 10 bin kova ile yola çıkıyoruz. Proje büyüyerek devam edecek” diye konuştu.

“Kimin emeği varsa çok takdir ettim”

Ziraat mühendisleri tarafından verilen eğitimin ardından bokaşi kompost setini alan yurttaşlar uygulamadan memnun. Projenin paydaşı olmaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Sibel Bengisu, “Müthiş bir şey; kimin emeği varsa çok takdir ettim. Bu uygulama ve bu yönetim devam ettikçe, toprağın ne kadar bereketli olduğu, ne kadar çabuk çoğaldığı çok daha çabuk kavranacak. Çok tebrik ediyorum. Gerçekten çok önemli bir adım. İnşallah devamı gelir ve sürdürülebilir, daha iyi çalışmalara vesile olur” ifadelerini kullandı.

“Böyle bir duyarlılığımız varmış ama farkında değilmişiz”

Erkin Özer, “Çok güzel, çok olumlu bir proje. Başkana çok teşekkür ederim. Böyle bir duyarlılığımız varmış ama farkında değilmişiz. Bu farkındalığı yarattığı için teşekkür ediyorum. Ayrıca katı atık toplama projesi vardı, onu da hassasiyetle takip ediyoruz. Sadece İzmir’in değil, dünyanın bu farkındalığa sahip olması lazım. İzmir’de başlamış olması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor. İzmir’den böyle bir proje çıkıyor diye hava atıyoruz” şeklinde konuştu.

“Topraklarımız ve sağlıklı nesiller için böyle bir proje gerekli”

Füsun Taşyılmaz ise, “Umarım toprağımıza, çevremize, doğamıza faydalı bir proje olur. Topraklarımızın beslenmesi için önemli olacağını düşünüyorum. Küresel iklim krizi var, su sıkıntımız var. Topraklarımız verimli değil. Topraklarımızın beslenmesi ve daha sağlıklı nesiller için böyle bir proje gerekli” diye konuştu.

Kokusuz ve pratik

Japonca'da “fermente organik madde” anlamına gelen bokaşi (bokashi) kompostu; mutfaklardan çıkan meyve ve sebze atıkları, yemek artıkları ile çay ve kahve posası gibi organik atıkların, koku, sinek ve haşere oluşturmadan kapalı kovalar içinde fermente edilmesini sağlayan çevreci bir yöntem olarak öne çıkıyor. Oksijenin sınırlı olduğu ortamda yararlı mikroorganizmalarla gerçekleşen fermantasyon süreci sayesinde organik atıklar çürümeye bırakılmadan değerlendiriliyor. Ev ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve apartman yaşamına uygun olan sistem, günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. Süreç sonunda elde edilen fermente ürün, toprağın yapısını iyileştiren ve besin değeri yüksek bir toprak düzenleyici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca fermantasyon sırasında oluşan bokaşi sıvısı, seyreltilerek doğal sıvı gübre olarak değerlendirilebiliyor.

Vatandaşların kompostları İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından toplanacak. Elde edilen ürünler, park, bahçe ve tarımsal alanlarda toprak iyileştirici olarak kullanılacak. İzmirliler isterlerse evde ürettikleri kompostu bahçelerine, büyük saksılara, apartman ya da site bahçelerine gömebilecek ya da yürüyüş sırasında park ve piknik alanlarında doğaya bırakabilecek.

Bokaşi kompost seti nasıl kullanılır?

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dağıtımını yaptığı bokaşi setlerinin kullanım talimatları ise şu şekilde;


	Musluğu contalar içte–dışta olacak şekilde kovaya takıp somunu sıkın.
	Süzgeci yerleştirip 3–4 cm mukavva veya baskısız karton ekleyin.
	Beyaz kâğıt, peçete, renkli viyol ve dergi kullanmayın; fazla kâğıt alt suyu geciktirir
	1 ölçek (50 ml) konsantreyi klorsuz suyla 1:10 seyreltip karton–mukavvayı ıslatın; ilerleyen aşamada oran 1:100 olabilir.
	Klorsuz su kullanın; gerekirse şebeke suyunu bir gece bekletin.
	Konsantreyi kullanım sonrası ağzı kapalı şekilde buzdolabında saklayın.
	Atıkları küçük parçalara ayırıp günde tek sefer ekleyin, talaş serpip sıvıyla ıslatın.
	Mikro-aerobik ortam için eklemeyi tek seferde yapın; sıvı buzdolabında 1 hafta saklanır.
	Atıklar küçüldükçe bokaşi (bokashi) alt suyu daha hızlı oluşur.
	Talaş ve seyreltilmiş konsantre eklenen atıkları deliksiz aparatla iyice sıkıştırın; bu fermantasyonu hızlandırır ve kokuyu önler.
	Kimyasal işlem görmemiş odun talaşı kullanın.
	Talaş yoksa geçici olarak baskısız karton, mukavva veya buğday kepeği tercih edilebilir.
	Fermantasyon için atıklar havasız kalmalı; kapak sıkıca kapatılmalı ve ekleme günde tek sefer yapılmalıdır.
	Kova, doğrudan güneş almayan bir yerde tutulmalıdır.
	Oda sıcaklığında (yaklaşık 24 °C) mikroorganizmalar verimli çalışır ve alt su zamanında oluşur.
	Bokaşi alt suyu 15–20 gün içinde gün aşırı alınır, klorsuz suyla 1:100 seyreltilip bitkilere iki sulamada bir verilir.
	Rengi elma sirkesi gibi, kokusu turşu/sirke olmalıdır; kötü koku ve renk bozulma göstergesidir.
	Kova günlük kontrol edilir; alt su buzdolabında saklanır ve bozulmuşsa kullanılmaz.
	Sette iki kova vardır; ilk kova dolup fermantasyona girince ikinci kovayla devam edilir.
	Dolu kova en az iki hafta kapalı, karanlık ve güneş almayan yerde bekletilir; sıvı gübre bu sürede günlük alınır.
	Sıkıştırma kapağı kovalar arasında kullanılır; bu nedenle sette tek kapak bulunur.
	En az 15 gün fermente olan posa, bahçe veya saksıda yaklaşık 30 cm derinliğe gömülür.
	İki ay sonra bitki dikimine uygun hale gelir; istenirse çıkarılıp başka bir yerde kompost olarak kullanılabilir.

]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/cop-degil-hazine.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/cop-degil-hazine_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/cop-degil-hazine/9621/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:36:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çiğli&#39;de Temizlik Seferberliği Aralıksız Sürüyor</title>
			<description><![CDATA[Çiğli Belediyesi, ilçenin dört bir yanında yürüttüğü temizlik çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Çiğli hedefiyle sahada yoğun mesai harcayan ekipler, birçok mahallede kapsamlı temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Bu kapsamda Ahmet Taner Kışlalı, Aydınlıkevler, Atatürk, Evka 5, Esentepe, Egekent ve Çağdaş Mahallelerinde cadde ve sokaklar detaylı şekilde temizlendi. Süpürme, yıkama, moloz ve atık toplama çalışmalarını titizlikle yürüten ekipler, mahallelerde çevre kirliliğine karşı etkin bir mücadele ortaya koydu.
Parklar Yenileniyor, Yeşil Alanlar Korunuyor
Öte yandan Küçük Çiğli Mahallesi 8784/4. Sokak’ta bulunan parkta bakım ve düzenleme çalışmaları tamamlandı. Park alanında gerçekleştirilen temizlik, peyzaj ve genel düzenlemelerle birlikte alan, komşuların güvenle ve keyifle vakit geçirebileceği bir hale getirildi. Yenilenen park, mahalle sakinlerinin kullanımına hazır hale getirilerek hizmete sunuldu.
26 Mahallede Eş Zamanlı Çalışma
Çiğli Belediyesi, yalnızca belirli noktalarla sınırlı kalmadan, ilçenin tamamını kapsayan bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. İlçe genelinde bulunan 26 mahallede temizlik faaliyetlerini eş zamanlı ve planlı bir şekilde yürüten belediye ekipleri, hem günlük rutin temizlik hem de kapsamlı çevre düzenlemeleriyle Çiğli’nin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Başkan Yıldız: “Temiz Çiğli, Hepimizin Ortak Sorumluluğu”
Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, temizlik çalışmalarının belirli bir program dahilinde devam edeceğini belirterek, vatandaşlardan çevre temizliği konusunda duyarlılık göstermelerini istedi. Başkan Yıldız, “Çiğli’mizin her mahallesinde daha temiz, daha düzenli ve daha sağlıklı bir yaşam alanı oluşturmak için ekiplerimizle sahadayız. Cadde ve sokaklardan parklarımıza kadar ilçemizin dört bir yanında yoğun bir temizlik mesaisi yürütüyoruz. 26 mahallemizin tamamında planlı ve sürekli bir çalışma anlayışıyla hareket ediyoruz. Temiz bir Çiğli hedefini hep birlikte, komşularımızın desteğiyle hayata geçireceğiz.”
 ]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/cigli-de-temizlik-seferberligi-araliksiz-suruyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/cigli-de-temizlik-seferberligi-araliksiz-suruyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/cigli-de-temizlik-seferberligi-araliksiz-suruyor/9609/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 10:38:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir, aşırı yağış sonrası kapanan yolları bir bir açıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir genelinde etkili olan aşırı yağışların ardından, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri kent genelinde yoğun bir çalışma yürüttü.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sel, heyelan ve toprak kaymaları nedeniyle kapanan çok sayıda yol kısa sürede ulaşıma açılırken, riskli bölgelerde çalışmalar devam ediyor.


İzmir’de etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle kapanan yollar, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarıyla kısa sürede ulaşıma açılıyor; riskli bölgelerde müdahaleler devam ediyor. Ekipler; Kiraz, Beydağ, Bayındır, Menemen, Bergama, Kınık, Aliağa, Urla, Karaburun, Seferihisar, Ödemiş, Kemalpaşa ve Çeşme başta olmak üzere birçok ilçede sahada görev aldı. Şarampol temizliği, menfez onarımı, taş tahkimatı, dolgu ve yol düzenleme çalışmalarıyla ulaşım güvenliği sağlandı.

Birçok ilçede çalışmalar tamamlandı
Kiraz ilçesinde Emenler, Başaran ve Karaman mahallelerinde yağışlar nedeniyle oluşan göçükler temizlenerek yollar ulaşıma açıldı. Beydağ Beyköy Mahallesi Kuvayi Milliye Yolu’nda toprak kaymaları giderildi. Bayındır’da Zeytinova, Gaziler, Hisarlık-Ovacık bağlantı yolu ve Karahayıt yol ayrımında meydana gelen göçükler temizlendi, yollar yeniden trafiğe açıldı. Menemen’de Çukurköy-Turgutlar ile Turgutlar-Bozalan arasındaki ulaşım yollarında temizlik çalışmaları tamamlandı. Bergama’nın Çobanlar, Tepeköy ve Yukarıcuma mahallelerinde kapanan yol ve şarampoller açıldı. Kınık Kalemköy-Yaylaköy yolunda moloz temizliği yapılarak ulaşım sağlandı. Aliağa Bozköy Mahallesi Adalı Sokak’ta dolgu ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi.

Riskli bölgelerde çalışmalar sürüyor
Seferihisar Orhanlı Köyü’nde sel nedeniyle tıkanan şarampol ve su geçişlerinde, Karaburun Küçükbahçe–Yayla Mahallesi arasında afet sonrası bozulan yolda çalışmalar devam ediyor. Urla Balıklıova–Karaburun Küçükbahçe güzergâhında ise toprak kayması ve su taşkınlarına karşı temizlik ve güvenlik çalışmaları yürütülüyor. Menemen Görece Mahallesi’nde selden bozulan menfez kenarlarında taş tahkimatına başlanırken, Kemalpaşa Ovacık Mahallesi Damlar Küme Evleri mevkisinde heyelan oluşan kesimde yol onarımı sürüyor. Ödemiş Suçıktı ve Tosunlar mahalleleri arasındaki yolda ise tamamen kapanan noktaların büyük bölümü açıldı, derin vadi oluşan bölgede çalışmalar devam ediyor.

Ekipler sahada
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sahada çalışmalarını sürdürüyor. Ulaşım güvenliği sağlanan bölgelerde gerekli önlemler alınırken, olası yeni yağışlara karşı riskli alanlarda çalışmaların süreceği bildirildi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor/9586/</link>
			<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 14:10:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Betonun arasından orman çıktı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, atıl alanları mini ormanlara dönüştürerek kentin yeşil dokusunu büyütüyor. Mavişehir ve Gaziemir'de binlerce ağaç ve çalı toprakla buluştu.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil varlığını artıracak projeleri hayata geçirmeyi sürdürüyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kent merkezinde atıl durumda bulunan alanları, yerel ağaç türlerinin yoğun dikimiyle oluşturulan ve kendi kendine yetebilen mini ormanlara (mikroforest) dönüştürüyor. İzmir’in biyolojik çeşitliliğini artırmak ve iklim krizine karşı yerel çözümler üretmek amacıyla yürütülen proje kapsamında, Altan Aydın Caddesi ile Akçay Caddesi kesişiminde yer alan bin 100 metrekarelik atıl alan ağaçlandırıldı. Alan 250 adet hayıt, 180 adet ılgın, 460 adet sandal, 200 adet çitlembik ve 50 adet defne türü olmak üzere bin 140 bitki ile  menengiç,  Anadolu sığla, iğde, keçiboynuzu ve badem ağacı türlerinde 75 ağaç dikildi.  Karşıyaka Mavişehir Atakent Lisesi önündeki 2 bin 500 metrekarelik boş alanın dönüşümü de tamamlandı. Alana,  incir, kavak, sığla, meşe ve keçiboynuzu türlerinde 306 ağacın yanı sıra biberiye, hayıt, sandal, zakkum ve ılgın gibi 3 bine yakın çalı türleri dikildi.

“Daha sık dikimle daha hızlı uzayan ormanlar” 
Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gökçe Işık, mikroforest projesinin kente yeni yeşil alanlar kazandırmayı hedeflediğini ifade etti. Işık, “Mikroforestler, sık dikim yöntemiyle oluşturulan ve bu sayede ağaçların daha kısa sürede büyümesini sağlayan küçük ölçekli ormanlardır. Kentimizin farklı noktalarında, çoğunlukla atıl durumda bulunan ya da belediyemize ait alanlarda mikroforest uygulamaları gerçekleştiriyoruz. Bu alanları yeşil alanlara dönüştürerek park olarak halkımızın kullanımına sunuyoruz” dedi.

Doğaya, iklime uygun yeni yeşil alanlar
“Amacımız, doğaya ve iklime uygun şekilde kente yeni yeşil alanlar kazandırmak” diyen Gökçe Işık, projenin kentlerde yerel biyolojik çeşitliliği artırmayı ve iklim krizine karşı doğa temelli çözümler üretmeyi hedeflediğini belirtti. Işık, “Minik ormanlar oluşturarak kente yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Bu alanlar, bulundukları çevrenin canlı ekosistemine önemli katkılar sağlayacak. Ağaç çeşitliliği arttıkça kuş çeşitliliği de artacak, toprak altındaki canlı yaşamı da olumlu yönde değişecek. İzmir’e yeni yeşil alanlar kazandırmak için mikroforest projelerini sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu. 

Büyükşehir’in kompost gübreleriyle büyüyecek 
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, oluşturulan mini orman alanlarında verimliliği ve su tutma kapasitesini artırmak amacıyla kendi bünyesinde ürettiği kompost gübreleri kullanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait alanlardan elde edilen budama artıkları, çim kalıntıları, yeşil atıklar ve atölyelerden çıkan talaşlar; Bornova yerleşkesinde, İzmir Doğal Yaşam Parkı’ndan getirilen hayvansal gübreyle birleştiriliyor. Sıcaklık, nem ve azot dengesi sağlanarak kompost gübreye dönüştürülen bu doğal malzemeler, mini ormanların gelişiminde kullanılarak sürdürülebilir ve döngüsel bir sistem oluşturuluyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/betonun-arasindan-orman-cikti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/betonun-arasindan-orman-cikti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/betonun-arasindan-orman-cikti/9572/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:46:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karabağlar &#39;da Temizlik Seferberliğinin 3. Turu Başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Karabağlar Belediyesi, ilçeyi daha temiz ve sağlıklı hale getirmek amacıyla yürüttüğü Temizlik Seferberliği’nin üçüncü turunu 4 Şubat’ta başlatıyor. Rutin temizlik çalışmalarının yanı sıra mahallelerde dip köşe temizlik yapılacak, konteynerler yıkanacak ve hacimli atıklar özel araçlarla toplanacak.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Çalışmalar her hafta üç mahallede, yaklaşık 20 personel, mobilya toplama aracı ve konteyner yıkama aracıyla Çarşamba ve Cuma günleri gerçekleştirilecek. Program kapsamında Şubat, Mart ve Nisan aylarında Karabağlar’ın 58 mahallesinin tamamına ulaşılması hedefleniyor.
Başkan Kınay: “Temizlik, ortak sorumluluğumuz”
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, temizlik çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek “Temiz bir Karabağlar yalnızca belediyenin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur. İlçemizin 58 mahallesinin tamamı için planlamamızı yaptık ve sokak sokak dip köşe temizlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir kent oluşturmak. Vatandaşlarımızdan ricamız çöplerini çöp kutularına atmaları ve çevre temizliği konusunda duyarlı olmalarıdır. Hep birlikte daha temiz bir Karabağlar için çalışıyoruz” diye konuştu.
Temizlik Seferberliği Gün Gün Programı
Şubat Ayı
4 Şubat Çarşamba: Peker, İhsan Alyanak, Abdi İpekçi
6 Şubat Cuma: Üçkuyular, Fahrettin Altay, Esentepe
11 Şubat Çarşamba: Uğur Mumcu, Karabağlar, Sarıyer
13 Şubat Cuma: Poligon, General Kazım Özalp, Muammer Akar
18 Şubat Çarşamba: Özgür, Gazi, Devrim
20 Şubat Cuma: Bahçelievler, Arap Hasan, Basın Sitesi
25 Şubat Çarşamba: Günaltay, Barış, Kibar
27 Şubat Cuma: Yaşar Kemal, Cennetçeşme, Umut
Mart Ayı
4 Mart Çarşamba: Adnan Süvari, Esenyalı, Metin Oktay
6 Mart Cuma: Maliyeciler, Şehitler, Salih Omurtak
11 Mart Çarşamba: Tahsin Yazıcı, Kazım Karabekir, Vatan
13 Mart Cuma: Yunus Emre, Aydın, Selvili
18 Mart Çarşamba: Esenlik, Reis, Doğanay
25 Mart Çarşamba: Cennetoğlu, Çalıkuşu, General Asım Gündüz
27 Mart Cuma: Ali Fuat Cebesoy, Sevgi, Refet Bele
Nisan Ayı
1 Nisan Çarşamba: Gülyaka, Bahar, Bozyaka
3 Nisan Cuma: Bahriye Üçok, Ali Fuat Erden, Limontepe
8 Nisan Çarşamba: Yurdoğlu, Yüzbaşı Şerafettin
10 Nisan Cuma: Uzundere, Tırazlı, Kavacık
15 Nisan Çarşamba: Osman Aksüner, Aşık Veysel
 ]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/karabaglar-da-temizlik-seferberliginin-3-turu-basliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/karabaglar-da-temizlik-seferberliginin-3-turu-basliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/karabaglar-da-temizlik-seferberliginin-3-turu-basliyor/9561/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:57:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yağmur suyu boşa gitmiyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı belediye hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırarak su kaynaklarını korumayı ve şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatı alanları uygun binalara kurulan 10, 5, 3 ve 1 tonluk depolama sistemleriyle toplanan yağmur suları; peyzaj sulaması, kent temizliği ve itfaiye araçlarında kullanılarak şebeke suyundan tasarruf edilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. Kültürpark hollerindeki çalışmalar ise devam ediyor. İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros İtfaiye, Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ile Atlas Pavyonu’nda da uygulamanın hayata geçirilmesi planlanıyor.

“Su kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz”
İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yağmur suyu hasadının kuraklıkla mücadelede önemli bir araç olduğunu belirterek, çatı alanları uygun tüm belediye hizmet binalarında gerekli tesisat dönüşümlerinin yapıldığını söyledi. Beydağ, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ve ilgili birimlerle koordineli yürütülen çalışmada binaların çatı alanlarının tarandığını ve uygun noktalara depolama sistemlerinin kurulduğunu ifade etti. Yağmur mevsiminin sınırlı bir zaman dilimini kapsadığına dikkat çeken Beydağ, “Bu 3-4 aylık dönemi en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru mümkün olduğunca depolayıp, hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yaymak,  su kaynaklarını daha verimli kullanmak ve kuraklığa karşı kenti daha dirençli hale getirmek” dedi. 

Hasat edilen su peyzaj ve hizmet araçlarında kullanılacak
Proje kapsamında Kültürpark’a 10 tonluk depolar yerleştirildiğini belirten Yiğit Beydağ, depolanan yağmur sularının peyzaj sulaması ile kent temizliği ve itfaiye araçlarının temizliğinde kullanılacağını söyledi. Çalışmayla şebeke ve yeraltı suyu kullanımının azaltılmasının hedeflendiğini aktaran Beydağ, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) üzerinden bir haritalandırma altyapısının da hayata geçirildiğini belirtti. Bu sistem sayesinde ilgili birimler, yağmur suyu depolarının konumlarını, kapasitelerini ve kullanım alanlarını anlık olarak takip edebiliyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/yagmur-suyu-bosa-gitmiyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/yagmur-suyu-bosa-gitmiyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/yagmur-suyu-bosa-gitmiyor/9559/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:36:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bornova&#39;da sel seferberliği</title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Başkan Ömer Eşki, şiddetli yağışların ardından 318 personel ve 42 iş makinesiyle 17 mahallede kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Selden etkilenen evler için “Askıda Eşya” kampanyası başlatılacağını duyuran Eşki, su baskını yaşanan noktalara kalıcı çözümler üretmek ve dere temizliklerini İZSU ile koordineli şekilde sürdürmek için çalışmaların devam edeceğini vurguladı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Bornova Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Nevzat Kavalar Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantının ana gündemini, günlerdir etkili olan şiddetli yağışların ardından yaşanan sel felaketi ve Bornova Belediyesi’nin sahada yürüttüğü çalışmalar oluşturdu.

318 personel, 42 iş makinesiyle 17 mahallede yoğun çalışma

Meclis üyelerine detaylı bir bilgilendirme yapan Başkan Ömer Eşki, Bornova Belediyesi’nin tüm birimleriyle sahada olduğunu vurguladı. Eşki, sel sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili şu bilgileri paylaştı:


	Zabıta Müdürlüğü, 30 personelle 45 hanede ve 30 iş yerinde hasar tespit çalışması gerçekleştirdi.
	Temizlik İşleri Müdürlüğü, 82 personel ve 15 iş makinesiyle 50 sokakta temizlik, yıkama, kanal açma ve vidanjör çalışmaları yaptı.
	Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, 80 personel ve 14 iş makinesiyle 17 mahallede yol bakım ve onarım çalışmaları yürüttü.
	Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 126 personel ve 13 iş makinesiyle 45 sokak ve parkta temizlik çalışması gerçekleştirdi.
	Toplamda 318 personel ve 42 iş makinesi, 17 mahallede ve 105 ayrı sokakta aralıksız görev yaptı.


“Askıda Eşya” kampanyası geliyor

Başkan Eşki, selden zarar gören vatandaşları yalnız bırakmadıklarını belirterek, hasar gören evlerin bir kısmını yerinde ziyaret ettiklerini söyledi. Altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Eşki, yeni bir dayanışma çağrısını da duyurarak, “Askıda Eşya diye bir kampanya başlatacağız. Evlerin halı, beyaz eşya ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgili toplumsal bir destek oluşturmayı hedefliyoruz. Kısa sürede Bornova’daki yaraları sarmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Su baskını noktalarına kalıcı müdahale

Sel sırasında suyun en çok biriktiği noktaların da detaylı şekilde incelendiğini aktaran Başkan Eşki, ekiplerle birlikte gece saatlerinde sahada olduklarını ifade etti. Özellikle Rafet Paşa Mahallesi’ndeki Cumhuriyet Parkı örneğini veren Eşki, şunları söyledi: “Her yağmurda suyun toplandığı çukur bir alan var. Şu an ekiplerimiz kot değişikliği yaparak, suyun o noktada birikmesini engelleyip dereye akmasını sağlayacak bir planlama üzerinde çalışıyor. Suların en çok toplandığı diğer noktalar nerelerse, gücümüz yettiğince oralara da müdahale edeceğiz.”

İZSU ile ortak çalışma: “Zararı en aza indirmek zorundayız”

Dere temizlikleri konusunda İZSU ile koordineli çalışıldığını vurgulayan Başkan Eşki, sel riskinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak etkilerinin azaltılabileceğini belirterek, “Evet, bu Allah’tan gelen bir şey. Doğanın önüne geçemeyiz. Ama yapılan hatalardan ders çıkararak, en çok sorun yaşadığımız noktaları hafifletecek bir çalışma disipliniyle hareket edeceğiz. Amacımız, bu tür şiddetli yağışların etkilerini olabildiğince azaltmak.”diye konuştu.

Bornova için ortak mücadele mesajı

Başkan Ömer Eşki, konuşmasının sonunda Bornova Belediyesi’nin tüm imkanlarıyla sahada olmaya devam edeceğini vurgulayarak, hem teknik çözümler hem de toplumsal dayanışmayla sürecin aşılacağını ifade etti.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/bornova-da-sel-seferberligi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/bornova-da-sel-seferberligi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/bornova-da-sel-seferberligi/9553/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 10:13:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de ocak yağışları 88 yılın ortalamasına fark attı</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düştü. 1938’den bu yana ölçülen aylık yağış verilerine göre 134,8 kilogram olan ocak ayı ortalaması yüzde 65 oranında aşıldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’de, geride kalan ocak ayında son 88 yıldır ölçülen en yüksek yağış miktarlarından biri gerçekleşti. İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 1938 yılından bu yana kentte ocak ayı yağış ortalaması 134,8 kilogram olarak kayıtlara geçerken, bu yılın ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düştü. Ortalamanın yüzde 65 üzerinde yağış düşen 2026 Ocak ayı uzun yıllardır en yüksek yağış miktarının gerçekleştiği dönem oldu. 
Geçen haftadan itibaren etkisini artırarak gün boyu süren sağanaklar kent genelinde yaşamı etkilerken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri olumsuzlukların önüne geçmek için sahada yoğun mesai yaptı. Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve çevre yerleşimlerde 1.600 personel ve 500 araçla çalışmalarını aralıksız sürdürdü.

Büyükşehir ekipleri sahada
İzmir genelinde etkili olan yağışlar nedeniyle son 24 saatte metrekareye 43,1 kilogram yağış düştü. Yağışların yer yer kuvvetli sağanak şeklinde etkili olduğu, ilerleyen saatlerde ise geçişli olarak devam etmesinin beklendiği bildirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü (AKOM) koordinasyonunda günlerdir süren yoğun mesaisini sürdürüyor.

Kritik noktalara müdahale
112 Acil Çağrı Merkezi verilerine göre İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlara bağlı olarak 59 ev, 26 iş yeri ve 6 kamu binasında su baskınına müdahale etti. Ayrıca 10 kurtarma, 6 hasar tespiti ve 5 ağaç devrilmesi olayında çalışma gerçekleştirildi. Kritik noktalarda gerekli müdahalelerin tamamlandığı; su baskınları, yol ve kavşaklardaki birikintiler, dere taşmaları, mahsur kalma ve hasar tespitine yönelik çalışmaların ilgili birimlerce sürdürüldüğü bildirildi. Gelişmeler AKOM tarafından yakından takip ediliyor.

İZSU ve itfaiye ekipleri sahada
Alsancak 1. Kordon’da gelgit etkisiyle deniz kotunun yükselmesi, yağmur sularının denize deşarjını zorlaştırırken, sahada önleyici çalışmalar hız kesmeden sürdürüldü. İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, sabah saat 05.00’ten itibaren 20 ekip ve tam donanımlı araçlarla bölgede su çekme çalışmalarına aralıksız devam etti. Suların tahliyesi için vidanjör ve pompa sistemleri devreye alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri de çalışmalara destek vererek 4 ayrı su çekme ekibiyle, zemin katta bulunan iş yerleri ve konutlarda oluşan su birikintilerine müdahale ediyor. Ekipler, olası yeni dalgalanmalara karşı bölgede teyakkuz halinde bekliyor.

250 milyon liralık taşkın önleme yatırımı
İZSU Genel Müdürlüğü, Alsancak bölgesinde deniz yükselmesi ve aşırı yağışların yol açabileceği taşkınları kalıcı olarak önlemek amacıyla 250 milyon liralık altyapı yatırımını sürdürüyor. Bu kapsamda Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerinde, 1 kilometre atık su hattı, 6 kilometre yağmur suyu hattı, 5 terfi merkezi hayata geçiriliyor. Çalışmalar 2026 yılı içinde tamamlanacak. Altyapı çalışmalarına paralel olarak GDZ Elektrik tarafından da bölgede elektrik hatlarının yenilenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Elektrik altyapısının tamamlanmasının ardından Alsancak genelinde yol üst kaplamaları ve asfaltlama çalışmaları yapılacak.

Salı ve çarşamba yağış yok, perşembeye dikkat!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü birimlerinden alınan güncel değerlendirmelere göre, bugün öğle saatlerinden itibaren yağışın etkisinin azalması, akşam saatlerine kadar ise aralıklarla devam etmesi bekleniyor. Yapılan tahminler doğrultusunda Salı ve Çarşamba günleri kent genelinde yağış öngörülmezken, Perşembe günü yeniden kuvvetli yağışların etkili olacağı bildirildi. Olası gelişmelerin ilgili birimlerce yakından takip edildiği ve gerekli görülmesi halinde kamuoyunun bilgilendirileceği ifade edildi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti/9549/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:06:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir ekipleri tüm canlılar için aynı özveriyle çalışıyor </title>
			<description><![CDATA[Sağanak yağışlara karşı sahada olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, tüm canlıları koruyarak yürekleri ısıtan görüntülere imza atıyor. Umudu büyüten görüntülerin adresi bu kez Torbalı oldu. Şiddetli yağış nedeniyle ahırda mahsur kalan koyun ve tavukları kurtaran itfaiye erleri, hayvanları elleriyle besledi. Zabıta ekiplerince yaralı şekilde bulunan güvercin ise veteriner hekimlere teslim edilerek hızla tedavi altına alındı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, İzmir’de günlerdir etkisini sürdüren sağanak yağışlara karşı 
tüm canlılar için aynı özveriyle çalışıyor. Ekipler, İzmir’in dört bir yanından gelen ihbarlara anında yanıt verirken, yurttaşların ve canlıların güvenliği için yoğun bir mesai harcıyor. Sahada her canlı için gösterilen hassasiyet, kente umut veriyor. 

İtfaiyeciler yürekleri ısıttı
Yağışların olumsuz etkilediği ilçelerden Torbalı’da çalışma yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Göllüce Mahallesi 729 Sokak’ta su basan bir ahırda mahsur kalan koyun ve tavuklar için seferber oldu. Hayvanlar, ekiplerin dikkatli ve özverili çalışmasıyla tahliye edildi. Kurtarılan hayvanların yem ve su ihtiyaçları da ekiplerce karşılandı. Bir itfaiye erinin koyunları elleri ile beslemesi ise yürekleri ısıttı. Bölgede biriken suların tahliyesi için su çekme çalışmaları da eş zamanlı olarak yürütüldü. 

Yaralı güvercin şifa buldu
Zor günlerde dayanışmayı büyüten İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yağmurun altında umudu ayakta tutmaya devam ediyor. Bu anlayışın bir başka örneği ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekiplerinin yaralı halde bulduğu yaban güvercininde görüldü. Ekipler, yaralı güvercine hassasiyetle yaklaşarak, onu Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü’ne bağlı Kültürpark Küçük Hayvan Polikliniği’ne getirdi. Veteriner hekimler, güvercine hemen müdahale etti. Güvercinin sağ kanadında açık yara ve sağ göz çevresinde travmatik bulgular tespit edildi. Kırık olmadığı saptanan güvercinin yaraları temizlenerek tedavisi yapıldı. Güvercin sağlığına kavuştuktan sonra Doğa Koruma ve Milli Parklar İzmir Şube Müdürlüğü’ne teslim edilecek.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/buyuksehir-ekipleri-tum-canlilar-icin-ayni-ozveriyle-calisiyor.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/02/buyuksehir-ekipleri-tum-canlilar-icin-ayni-ozveriyle-calisiyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/buyuksehir-ekipleri-tum-canlilar-icin-ayni-ozveriyle-calisiyor/9540/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 10:52:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de yağış sonrası hasar tespit ve müdahale çalışmaları devam ediyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, dün gece etkili olan sağanak yağışın ardından Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü’nde (AKOM) kriz masasını oluşturarak kent genelindeki çalışmaları koordine etti. Belediye ekipleri, yağışın neden olduğu olumsuzlukları gidermek amacıyla kentin farklı noktalarında sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’de dün gece etkisini artıran sağanak yağış, kent genelinde yaşamı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, son 24 saatte il genelinde metrekareye ortalama 45,2 kilogram yağış ölçüldü. Bazı ilçelerde yağış miktarı mevsim normallerinin üzerine çıktı. En yüksek yağış Buca’da metrekareye 81,8 kilogram, Konak’ta 71,6 kilogram, Bornova Çiçekliköy’de 49,9 kilogram ve Kemalpaşa’da 40,8 kilogram olarak kaydedildi.

İZSU ve HİM hatlarına 557 ihbar

İZSU (185) ve HİM (153) hatlarına, yağışlara bağlı olarak toplam 557 ihbar ulaştı. İhbarların 214’ü yol ve kavşaklarda, 343’ü ise konut ve iş yerlerinde yaşanan su baskınlarına ilişkin oldu. İZSU Genel Müdürlüğü, tüm ihbarlara müdahale ederken bugün saat 11.00 itibarıyla bekleyen ihbar bulunmadığı bildirildi. İlçelere göre dağılımda Bornova 283, Buca ise 142 ihbarla ilk sıralarda yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente ulaşan ihbarları titizlikle değerlendirirken temizlik, yol bakım ve altyapı çalışmaları kent genelinde 55 araç ve 750 personel ile yürütülüyor. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri 103 iş makinesiyle sahada görev yaparken, dere ve köprülerdeki kontrol çalışmaları 25 ayrı noktada gerçekleştirildi.

Tüm birimler teyakkuzda

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü’nde (AKOM) kriz masasını toplayarak yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Belediye birimleri, sorumluluk alanları kapsamında yürüttükleri ve planladıkları çalışmalara ilişkin bilgi paylaştı. Hafta sonu için beklenen yağışların kenti olumsuz etkileme olasılığına karşı alınacak önlemler gözden geçirilerek gerekli koordinasyon sağlandı.

Hasar tespit çalışmaları sürüyor

Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, dün saat 18.00’den itibaren etkili olan yağışların ardından kent genelinde sel ve su baskınlarının meydana geldiğini belirterek, “Özellikle Bornova ve Buca ilçelerinde yağışlar yoğun şekilde etkili oldu. Bu süreçte yaklaşık 1.500 ihbar aldık. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile İZSU Genel Müdürlüğü ekiplerimiz sahada görev yaptı. Şu anda itfaiye ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmaların ardından vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidermek, gerekli bakım-onarım çalışmalarını yapmak ve kent temizliğini sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Kriz masasında ve sahada yoğun mesai

İklim değişikliği nedeniyle yağışların artık olağan akışının dışında seyrettiğine dikkat çeken Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Böyle kritik dönemlerde yaşanan olumsuzluklara hızlı ve etkili müdahale edebilmek için kriz masamızı topluyoruz. Bu süreçte Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) devreye giriyor ve çalışmaları AKOM üzerinden koordine ediyoruz” dedi. Hafta sonu yağışların devam edeceğini belirten Ayatar, Meteoroloji’den alınan verilere göre yarın Menderes ve Seferihisar ilçelerinde geçiş yağışlarının, pazar günü ise Aliağa çevresinde yağış beklendiğini ifade etti. Ayatar, “Bu süreçte ekiplerimiz sahada olacak. Sadece saha birimlerimiz değil, destek birimlerimiz de dâhil olmak üzere tüm birimlerimiz olası olumsuzluklara karşı teyakkuz halinde görev yapacak” diye konuştu.

İhbarlar çağrı merkezleri üzerinden anında değerlendiriliyor

Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, yurttaşlardan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyarılarını dikkatle takip etmelerini isteyerek, “İzmirliler, ihbarlarını 112 Acil Çağrı Merkezi ile 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden iletebilir. İhbarlar doğrudan bize ulaşıyor ve ilgili birimlere yönlendiriliyor. Can ve mal güvenliği açısından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyarılarının dikkate alınmasını önemle rica ediyoruz” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor/9537/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:55:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de ekipler gece boyunca sahada</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak ve fırtına, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Yıldırım düşmesi sonucu pompa istasyonunda arıza meydana gelirken, taşan dereler ve yoğun su baskınlarına karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm birimleriyle alarm durumuna geçti.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’de akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak ve fırtına, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Yıldırım düşmesi sonucu Halkapınar pompa istasyonunda arıza meydana gelirken, taşan dereler ve yoğun su baskınlarına karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm birimleriyle alarm durumuna geçti. Meteoroloji verilerine göre kısa sürede düşen yağış miktarı metrekare başına Buca’da 80 kilogram, Konak’ta ise 63 kilogram olarak ölçüldü.  Bu yoğunluk, kent genelinde su birikintileri ve taşkın riskini artırdı.

Yıldırım pompa istasyonunu vurdu

Şiddetli hava koşulları sırasında Halkapınar Pompa İstasyonu’na yıldırım düşmesi sonucu hatta arıza meydana geldi. Bu hattan beslenen Buca, Bornova, Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli’de su kesintisi yapıldığı bildirilirken arızanın giderilmesi için ekiplerin çalışmaları aralıksız sürüyor. Ayrıca yoğun yağış ve gelgit etkisiyle Manda Çayı, Meles ve Arap Deresi’nde taşkınlar yaşandı. Ekipler taşma riski bulunan alanlarda güvenlik önlemlerini artırırken, vatandaşlara dere yataklarından uzak durmaları yönünde uyarı yapıldı.

348 su baskını

112 İtfaiye Çağrı Merkezi’ne yaklaşık 150 ihbar ulaşırken ekipler gelen çağrılara hızla müdahale etti. Çiğli’de bir üst geçitte oluşan tehlikeli durum kontrol altına alınarak risk ortadan kaldırıldı. Gaziemir Akçay Caddesi’nde araçlarında mahsur kalan vatandaşlar ise ekipler tarafından güvenli alanlara ulaştırıldı.

İZSU (185) ve HİM (153) hatlarına ulaşan 348 su baskını ihbarının 142’si yol ve kavşaklarda, 206’sı ise ev ve iş yerlerinde yaşanan baskınlar olarak kayda geçti. 

Buca Efeler Mahallesi’nde meydana gelen istinat duvarı çökmesine Fen İşleri ekipleri tarafından müdahale edilirken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.

Tüm birimler teyakkuzda

İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm birimlerin sahada olduğunu ve gelişmelerin Afet Koordinasyon Merkezi tarafından anlık takip edildiğini belirtti. Yetkililer, zorunlu olmadıkça riskli bölgelerde bulunulmaması ve olumsuz durumların ilgili hatlara bildirilmesi çağrısında bulundu.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-ekipler-gece-boyunca-sahada.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-ekipler-gece-boyunca-sahada_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-ekipler-gece-boyunca-sahada/9533/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 10:07:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri sağanak yağış ve fırtına nedeniyle seferber oldu</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olan sağanak yağış ve fırtına nedeniyle tüm birimleriyle sahada. Kent merkezinde metrekareye 47.5 kilogram yağış düşerken, 1.314 personel, 342 araç ve 200 pompa ile müdahale çalışmaları sürdürülüyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’de dünden bu yana etkili olan kuvvetli yağış ve fırtına nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm ekipleriyle sahada. Meteoroloji verilerine göre saat 09.00 itibarıyla İzmir kent merkezinde metrekareye 47.5 kilogram yağış düştü. En yüksek yağış Dikili Çukuralan’da metrekareye 87,1 kilogram, Bergama İncecikler’de 66,2 kilogram, Balçova’da 57,6 kilogram olarak ölçüldü. Buca’da metrekareye 49,6 kilogram, Bornova’da 47,5 kilogram, Karabağlar’da 47,4 kilogram ve Konak’ta metrekareye 46,4 kilogram yağış düştü. Büyükşehir Belediyesi, 1.314 personel, 342 araç ve 200 pompa ile çalışmalarını sürdürürken, 289 ihbara müdahale etti.

AKOM planı devredeydi, ekipler önceden hazırlandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağış öncesinde AKOM koordinasyonunda hazırlanan kuvvetli yağış, sel ve fırtına hazır müdahale planını devreye aldı. Bu kapsamda İtfaiye, İZSU, Fen İşleri, Yol Yapım, Park ve Bahçeler, Zabıta ve ilgili tüm birimlerde ekip, araç ve personel görevlendirmesi yapıldı. Riskli noktalarda önleyici tedbirler alınırken, ihbarlara hızlı müdahale edilebilmesi amacıyla ekipler kritik bölgelerde önceden konuşlandırıldı.

İtfaiye ve İZSU ekipleri sahada

İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na toplam 49 ihbar ulaştı. Bu ihbarların 18’i su baskını, 13’ü çatı uçması ve tehlikeli durum, 12’si ağaç devrilmesi olarak kayıtlara geçti. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri ayrıca 7 ağaç devrilmesine müdahale ederek riskleri ortadan kaldırdı. İZSU Genel Müdürlüğü ile 153 HİM Çağrı Merkezi’ne ulaşan ihbar sayısı ise 240 oldu. Bu başvuruların 153’ü ev su baskını, 87’si yol su baskını olarak sınıflandırıldı. İhbarların özellikle Buca, Konak ve Karabağlar ilçelerinde yoğunlaştığı belirtildi.

Kordon’da önleyici tedbir

Deniz seviyesinin yükselmesi ve yoğun yağış ihtimaline karşı yol yapım ve onarım ekipleri, Kordon’daki sel kapılarında önleyici tedbirler aldı. Kent genelindeki tüm süreç, AKOM tarafından meteorolojik veriler, saha durumu ve gelen ihbarlar eş zamanlı olarak izlenerek yönetildi. Yetkililer, olumsuz hava koşullarının devam etmesi halinde vatandaşların 153 HİM Çağrı Merkezi üzerinden ihbarda bulunabileceğini belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm birimleriyle 7/24 esasına göre sahada olduğunu vurguladı.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-saganak-yagis-ve-firtina-nedeniyle-seferber-oldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-saganak-yagis-ve-firtina-nedeniyle-seferber-oldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-saganak-yagis-ve-firtina-nedeniyle-seferber-oldu/9510/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 11:36:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İZSU&#39;dan susuzluğa karşı üç aşamalı plan</title>
			<description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı mevcut suyu daha verimli kullanmanın yanında yeni kaynaklar oluşturmak için de üç aşamalı bir planı hayata geçiriyor. Bu kapsamda Tahtalı Barajı ölü hacmindeki suyun kullanılması, bulut tohumlama ve deniz suyunun arıtılması gibi adımlar yer alıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Nisan 2025’ten bu yana hayata geçirdiği önleyici ve planlı uygulamalarla İzmir’de günlük içme suyu ihtiyacının yüzde 28’ini, yeni bir kaynak yaratılmadan mevcut sistemin daha verimli kullanılmasıyla karşılıyor. İZSU, kentte etkisini artıran kuraklığa karşı kısa, orta ve uzun vadeli su yönetimi planını da eş zamanlı olarak yürütüyor. Bu kapsamda bulut tohumlama, Tahtalı Barajı’ndaki ölü hacmin değerlendirilmesi ve deniz suyu arıtma tesisi kurulması gibi yöntemler, İzmir’in susuz kalmaması için hazırlanan çok katmanlı planın başlıkları arasında yer alıyor.

Bulut tohumlama değerlendiriliyor

Kamuoyunda sıkça gündeme gelen bulut tohumlama yöntemi, İZSU Genel Müdürlüğü’nün üzerinde çalıştığı alternatif uygulamalar arasında yer alıyor. Yöntem, yağış potansiyeli bulunan bulutlardan düşen yağmur miktarının artırılmasını amaçlayan destekleyici bir uygulama olarak değerlendiriliyor. İZSU tarafından hazırlanan teknik raporlar, üniversitelerin bilimsel görüşleriyle birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletilirken, Bakanlıkla yürütülen süreç devam ediyor.

Tahtalı Barajı’nın “ölü hacmi” kullanılabilecek

İzmir’in en önemli içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’nda, su alma pompalarına uzak olması nedeniyle “ölü hacim” olarak adlandırılan bölümdeki suyun, acil durumlarda sınırlı ve kontrollü biçimde kullanılması planlanıyor. Bu yönteme ilişkin hazırlıkların sürdüğü, yağışlı mevsimde barajda toplanacak su miktarına göre sistemin hazırda tutulacağı belirtildi. Öte yandan aynı yöntem, Gördes Barajı’nda da uygulandı. Son yedi ayda ölü hacimden saniyede ortalama 968 litre içme suyu alınarak İzmir’e ulaştırıldı.

Deniz suyu arıtma tesisi için yer belirlendi

İZSU’nun orta ve uzun vadeli planları arasında deniz suyu arıtma tesisi de yer alıyor. Bu kapsamda Seferihisar Ahmetbeyli’de yapılması planlanan tesis için hazırlık çalışmaları sürüyor. İlgili kamu kurumlarından görüş ve izinlerin alınmasına yönelik gerekli yazışmaların yapıldığı bildirildi.

Yeraltı suyu, barajlar ve tasarruf birlikte yürütülüyor

Ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de etkisini hissettiren kuraklık nedeniyle kentin ana içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı’na gelen su miktarındaki ciddi düşüş yaşandı. 2021 yılında baraja yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise yalnızca 28 milyon metreküpe geriledi. Ortaya çıkan bu tablo, kısa vadeli önlemlerin neden hayati önem taşıdığını gözler önüne serdi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Kuyular yenilendi, saniyede 1.400 litreye yakın ek su sağlandı

Yer altı su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla kent genelinde çok sayıda kuyu yenilenerek devreye alındı. Göksu, Sarıkız ve Menemen bölgelerinde yenilenen kuyulardan  saniyede toplam 1.016 litre su sağlandı. Halkapınar’da yenilenen kuyular ve yapılan yeni depo yatırımlarıyla ise saniyede 375 litre ek kapasite elde edildi. Bu çalışmalarla bugüne kadar sisteme kazandırılan ilave su miktarı yaklaşık 7,8 milyon metreküpe ulaştı.

8 ayda 14,2 milyon metreküp su tasarruf

Aliağa’daki Güzelhisar Barajı için 20 yıldır kullanılmayan isale hattı yenilendi, yeni pompalar devreye alındı. Barajdan kente saniyede 640 litre su iletilmeye başlandı. Bu miktar, İzmir’in günlük su ihtiyacının yaklaşık yüzde 8,5’ini karşılıyor. Temmuz 2025 itibarıyla barajdan alınan toplam su miktarı 8,4 milyon metreküpe ulaştı. Gece planlı su kesintileri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kademe sisteminin uygulanması sayesinde ise son 8 ayda toplam 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izsu-dan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izsu-dan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izsu-dan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan/9507/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:58:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İZSU temiz enerjiyle güçleniyor</title>
			<description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü’nün İzmir genelinde hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, su ve atık su hizmetlerinde kullanılan elektriğin önemli bir bölümü güneş ve sudan karşılanıyor. Kurulan 3 tesis ve yapımı süren 7 tesisle birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarından yılda yaklaşık 12,5 milyon kilovatsaat temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu üretimle, bugünkü elektrik birim fiyatları üzerinden yıllık yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, su ve atık su hizmetlerinde sürdürülebilirliği artırmak ve enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını kent geneline yayıyor. Güneş ve hidroelektrik santralleriyle İZSU altyapısı kendi enerjisini üreten bir yapıya dönüşürken, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 tesisle yılda yaklaşık 12,5 milyon kWh temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu yatırımlar sayesinde, bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor.

7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi

İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, yenilenebilir enerji projelerinin kurumun enerji verimliliği politikalarının temelini oluşturduğunu belirterek, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 santralle birlikte İZSU’nun toplam kurulu gücünün 7 megavatı aştığını söyledi. Mahlıçlı, yapımı tamamlanmak üzere olan 7 tesisin dağıtım şirketi kabul işlemlerinin ardından şubat ayında devreye alınmasının planlandığını ifade etti.

Yeni santraller yolda

Yenilenebilir enerji yatırımlarının 2026 yılında da süreceğini belirten İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, proje ve izin çalışmaları tamamlanan 5 GES ile onay süreci devam eden 18 GES ve 1 HES’in devreye alınmasıyla İZSU’nun yenilenebilir enerji kapasitesinin 23 megavata ulaşacağını söyledi. Bu kapasitenin, kurumun elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun yenilenebilir kaynaklardan karşılanması anlamına geldiğini belirten Mahlıçlı, tüm santrallerin tam kapasiteyle çalışması halinde yılda yaklaşık 45 milyon kWh elektrik üretileceğini ve bunun bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 160 milyon TL tasarruf sağlayacağını ifade etti.

Mevcut santraller 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor

İZSU’nun devreye aldığı yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 4,3 MW’a ulaştı. Bu santraller, 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor. Menemen Emiralem Boru Stok Sahası’nda kurulu 3,0 MW kapasiteli arazi tipi Güneş Enerji Santrali, Menderes Pompa İstasyonu ile Peker Mahallesi P23, Aliağa, Gümüldür Kuyu ve Tire terfi istasyonlarının yıllık yaklaşık 5 milyon kWh’lik elektrik tüketimini karşılıyor. 0,75 MW kapasiteli Menemen Emiralem Ambar Çatı Güneş Enerji Santrali, Bağarası ve Güneybatı atıksu arıtma tesislerini enerji üreten tesislere dönüştürüyor. Karabağlar P11 Pompa İstasyonu’nda kurulu 0,54 MW gücündeki boru içi hidroelektrik santral ise suyun basıncından yararlanarak yılda yaklaşık 1,5 milyon kWh yenilenebilir enerji üretiyor.

7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi

Kurulum aşamasındaki 7 çatı ve arazi tipi güneş enerji santralinin toplam kurulu gücü 2,61 MW’a ulaşıyor. Karşıyaka ve Bayraklı ana atıksu pompa istasyonları, Bornova ve Buca su depoları, Karşıyaka Cumhuriyet Mahallesi Su Deposu ile Ulucak Atıksu Arıtma Tesisi çatı ve arazi GES projeleri bu kapsamda öne çıkıyor. Bu santraller, bulundukları tesislerin pompa ve işletme sistemlerinin elektrik ihtiyacını karşılayacak şekilde projelendirildi. Kurulumların tamamlanmasıyla Bayraklı, Karşıyaka, Eski Foça ve Balçova’daki tesisler başta olmak üzere toplamda yaklaşık 4,5 milyon kWh’lik elektrik enerjisi ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor.

Geleceğe yatırım

İZSU’nun yenilenebilir enerji yatırımları, enerji üretimi ve tasarrufun yanı sıra İzmir’in su altyapısını daha çevreci, dirençli ve sürdürülebilir hale getiriyor. Güneşten ve sudan elde edilen enerjiyle, kentin suyu geleceğe daha güçlü taşınıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izsu-temiz-enerjiyle-gucleniyor/9495/</link>
			<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 09:18:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;in renkleri Büyükşehir fidanlıklarında filizleniyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin fidanlıklarında yetiştirilen onlarca bitki türü, kentin yeşil alanlarına hayat veriyor. Ağaç ve çalı grupları, titiz bir çalışmayla İzmir’in dört bir yanına dikilmek üzere hazırlanıyor]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil dokusunu iklim koşullarına uygun, birbirinden renkli bitkilerle güzelleştirmeye devam ediyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı fidanlıklarda, kooperatiflerden temin edilen onlarca bitki türü Güzelbahçe ve Kentbahçe fidanlıklarında özenle muhafaza ediliyor. İzmir’in farklı noktalarında toprakla buluşturulmak üzere hazır bekletilen bitkilerin saksı değişimi, gübreleme, budama, yabani ot temizliği ve genel bakımları titizlikle yapılıyor. Dikime hazır hale getirilen bitkiler, kentin kamusal alanlarında yeşil dokuyu güçlendiriyor.
 
Yeşil alanların sürekliliği için titiz çalışma
Güzelbahçe Fidanlığı’nda 80 çeşit ağaç, 6 çeşit sarılıcı ve 4 çeşit çalı grubu bitki bulunuyor. Kentbahçe Fidanlığı’nda ise 60 çeşit çalı grubu bitki, 6 çeşit yer örtücü, 8 çeşit sarılıcı, 30 çeşit iç mekân bitkisi ile 3 çeşit yazlık mevsimlik çiçek yetiştiriliyor. Fidanlıklarda görev yapan orman mühendisleri, peyzaj teknikerleri, postabaşı ve saha personeli; bitkisel bakım ve lojistik destek çalışmalarını düzenli olarak sürdürerek, İzmir genelindeki yeşil alanların sürekliliğini sağlıyor.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-renkleri-buyuksehir-fidanliklarinda-filizleniyor.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-renkleri-buyuksehir-fidanliklarinda-filizleniyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-in-renkleri-buyuksehir-fidanliklarinda-filizleniyor/9494/</link>
			<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 13:01:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Organik atıklar evde bokaşi ile dönüşecek</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi organik mutfak atıklarını kaynağında ayrıştırarak toprağa kazandıracak bokaşi kompost uygulamasını hayata geçiriyor. Projede yer almak isteyen İzmirliler için talepler toplanmaya başlandı. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamında gönüllü hanelerden başlayacak projeyle hem sera gazı salımı engellenecek hem de toprağın zenginleştirilmesine katkı sağlanacak. Tugay, “Bu çalışmaya katılmak isteyen hemşehrilerimizin bizi aramasını bekliyoruz. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir atık yönetimi için başlattığı “Dönüşüme Evde Başla” projesi, organik atıkların dönüşümüyle devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, evlere ücretsiz bokaşi kompost seti dağıtımı için talepler toplanmaya başladı. Proje kapsamında, evsel organik atıklar özel kovalar kullanılarak az oksijenli ortamda yararlı mikroorganizmalarla fermente edilecek ve komposta dönüştürülecek.

Evlerde oluşan yemek artıkları, yumurta kabukları, bitki ve sebze atıkları İzmir’in atık döngüsüne girmeden, hanelerde dönüştürülecek. Böylece hem kentin sera gazı salımı azaltılacak hem de daha güvenli ve besin değeri yüksek gıda üretimine katkı sağlanacak.

Tugay: Toprağı da tarımı da kurtarabiliriz

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, atık ayrıştırmanın öncelikli konularından biri olduğunu belirterek “Can çekişen toprağın kurtuluşu bizim elimizde. Depolama alanlarına ya da yakma tesislerine gönderdiğimiz çöplerin içindeki en değerli kısım olan organik atıkları doğru değerlendirerek toprağı da tarımı da kurtarabiliriz” dedi.  

Dönüşüme Evde Başla projesi ile evlere dağıtılan poşetlerle ambalaj atıklarını topladıklarını belirten Tugay, “Artık bir hedefimiz daha var, organik atıklarımızı da değerlendireceğiz. Evlerde herkesin rahatlıkla yapabileceği bir kompost çalışmasını Büyükşehir olarak başlatmaya karar verdik, bu konuda sizi de bizimle çalışmaya davet etmek istiyorum. Bokaşi kompost kovalardan satın aldık. Bizimle iş birliği yapmak isteyen yurttaşlarımıza ücretsiz dağıtacağız. Kova dolduğu zaman kapılardan teslim alacağız. Bu çalışmaya katılmak isteyen hemşehrilerimizin bizi aramasını bekliyoruz. Bu konuda kent olarak daha bilinçli olacağımıza inanıyorum. Bu proje yurttaşlarımızın çabası ve katkısı ile başarılı olacaktır. Bu güzel şehrimizi hep birlikte koruyalım, hep birlikte daha yaşanabilir hale getirelim” dedi.

Talepler toplanmaya başlandı

Projeye ilk olarak Konak ilçesinin Kültür ve Alsancak mahallelerinden başlandı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, pilot bölgede sahaya inerek İzmirlilere bokaşi kompost seti hakkında ilk bilgilendirmeleri yaptı. Gönüllülük esasına dayalı yürütülecek projede, bokaşi kompost seti için vatandaşlar İzmir Büyükşehir Belediyesi Alo 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden başvuru yapabilecek.

Toprak iyileştirici olarak kullanacak

İzmirliler, evde ürettikleri kompostu bahçelerine, büyük saksılara, apartman ya da site bahçelerine gömebilecek; bahçesi olanlara hediye edebilecek ya da yürüyüş sırasında park ve piknik alanlarında doğaya bırakabilecek. Kendi imkânlarıyla değerlendirmek istemeyen vatandaşların kompostları ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından toplanacak. Elde edilen ürünler, park, bahçe ve tarımsal alanlarda toprak iyileştirici olarak kullanılacak.

Kokusuz ve pratik
Bokaşi kompostu; mutfaklardan çıkan meyve ve sebze atıkları, yemek artıkları ile çay ve kahve posası gibi organik atıkların, koku, sinek ve haşere oluşturmadan kapalı kovalar içinde fermente edilmesini sağlayan çevreci bir yöntem olarak öne çıkıyor. Oksijenin sınırlı olduğu ortamda yararlı mikroorganizmalarla gerçekleşen fermantasyon süreci sayesinde organik atıklar çürümeye bırakılmadan değerlendiriliyor.

Ev ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve apartman yaşamına uygun olan sistem, günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. Süreç sonunda elde edilen fermente ürün, toprağın yapısını iyileştiren ve besin değeri yüksek bir toprak düzenleyici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca fermantasyon sırasında oluşan bokaşi sıvısı, seyreltilerek doğal sıvı gübre olarak değerlendirilebiliyor.

Bokaşi ne demek?

Japonca'da “fermente organik madde” anlamına gelir. Geleneksel komposttan farklı olarak bu yöntemde yiyecek atıkları oksijensiz ortamda özel mikroorganizmalarla fermente edilir.

Bokaşi kompost, organik atıkları koku ve böcek oluşturmadan değerlendirir, sera gazını azaltır. Evde uygulanabilir, kolay ve düşük maliyetlidir. Toprağın yapısını, mikrobiyel aktivitesini ve su tutma kapasitesini iyileştirir. Yavaş salınımlı gübre gibi çalışarak besinleri bitkilere hazırlar. Hastalık ve zararlıları baskılar, kimyasal kalıntıları azaltır. Daha verimli, güvenli ve besin değeri yüksek gıda üretimini destekler.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/organik-atiklar-evde-bokasi-ile-donusecek.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/organik-atiklar-evde-bokasi-ile-donusecek_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/organik-atiklar-evde-bokasi-ile-donusecek/9487/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:53:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Baştan aşağı yenilenen Pınar Caddesi</title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ilçe genelinde sürdürülen yol yapım ve yenileme çalışmaları kapsamında Pınarbaşı’nda Pınar Caddesi’nde incelemelerde bulundu. Yol, kaldırım, kavşak, ışıklandırma ve peyzaj düzenlemeleriyle baştan sona yenilenen Pınar Caddesi’nde çalışmaların tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Başkan Eşki, 23 Ocak Cuma günü Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Milli Halterci Naim Süleymanoğlu’nun adını yaşatacak heykelin açılışının yapılacağını açıkladı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Pınarbaşı’nın ana damarında kapsamlı dönüşüm
 
Kemalpaşa Caddesi’nden Pınarbaşı merkezine uzanan ve bölgenin en yoğun kullanılan güzergâhlarından biri olan Pınar Caddesi, Bornova Belediyesi’nin yürüttüğü kapsamlı çalışmalarla modern bir kent caddesine dönüştürüldü.
 
Başkan Ömer Eşki, yol ve kaldırım düzenlemeleriyle birlikte kavşak yenileme, çağdaş ışıklandırma sistemi ve peyzaj uygulamalarının tamamlandığını belirterek, bölgenin çehresinin tamamen değiştiğini vurguladı. Özellikle düğün salonlarının bulunduğu alanda yol, kaldırım ve kavşak düzenlemelerinin bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alındığını ifade etti.
 
“Pınarbaşı artık daha aydınlık, daha güvenli”
 
Pınar Caddesi’nde tamamlanan çalışmaları yerinde gören Başkan Eşki, “Bornova Pınarbaşı’ndayız. Bornova’nın en güzel yerlerinden birindeyiz. Burası daha önce trafik ve ışıklandırma ile ilgili ciddi problemleri olan bir alandı. Uzun süreden beri yürüttüğümüz çalışmalar neticesini verdi. Artık trafikle ilgili gerekli bütün düzenlemeler yapıldı. Işıklandırma konusunda da yoğun bir emek verdik ve onun da sonuna geldik. Yakında burası, sizin de gördüğünüz gibi, çok daha aydınlık ve çok daha güzel bir yer haline gelecek.” diye konuştu.
 
 
Şampiyonun adı Pınar Caddesi’ne anlam katacak
 
Yapılan altyapı ve çevre düzenlemesi çalışmalarını anlamlı bir eserle taçlandırmak istediklerini vurgulayan Başkan Eşki, Pınarbaşı Meydanı’nda Türkiye’nin en yüksek Naim Süleymanoğlu heykelinin açılacağını şu sözlerle duyurdu.
 
“Bu yaptığımız yolun, kavşağın ve aydınlatmanın neticesinde bir taç olarak buraya bir değerimizi daha eklemek istedik. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu olmuş, ömrünü Türk ismini korumaya, Türk Bayrağı’nı dalgalandırmaya ve İstiklal Marşı’nı okutmaya adamış; Bulgaristan’da yaşanan zulmü ve soykırımı tüm dünyaya anlatmak için yollara düşmüş büyük bir kahramanı, hepimizin ‘Cep Herkülü’ dediği milli kahramanımız Naim Süleymanoğlu’nu burada anmak ve yaşatmak istedik.”
 
23 Ocak’ta büyük açılış: Tüm Bornovalılar davetli
 
Başkan Eşki, 23 Ocak Cuma günü saat 15.00’te Pınarbaşı Meydanı’nda düzenlenecek açılışa tüm Bornovalıları ve İzmirlileri davet ederek,
“Türkiye’deki en yüksek Naim Süleymanoğlu heykelini Pınarbaşı’nın bu güzel meydanında hep birlikte açacağız. Pınarbaşı’nı ve Bornova’yı daha güzel bir yer yapmak için durmadan çalışmaya devam ediyoruz. Dileriz bu çalışmaları daha da artırır ve Bornova’nın her tarafına yayarız. Naim Süleymanoğlu’nun aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.” diye konuştu.
 
“Her mahalleye güvenli ve çağdaş ulaşım”
 
Bornova’nın farklı mahallelerinde yol yapım, bakım ve düzenleme çalışmalarının aralıksız sürdüğünü vurgulayan Başkan Ömer Eşki, hedeflerinin ilçenin tamamında güvenli, konforlu ve çağdaş bir ulaşım altyapısı oluşturmak olduğunu ifade etti.
 ]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/bastan-asagi-yenilenen-pinar-caddesi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/bastan-asagi-yenilenen-pinar-caddesi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/bastan-asagi-yenilenen-pinar-caddesi/9480/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:12:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karşıyaka gücünü güneşten alıyor: 1 yılda 9 milyon TL bütçe geliri</title>
			<description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi, Güneş Enerji Santrali ile 2025 yılında toplam 1 milyon 762
bin kWh temiz enerji üreterek 939 ton karbon salınımının önlenmesine katkı
sundu. Gerçekleştirilen elektrik üretimi ile yaklaşık 9 milyon TL bütçe geliri de
elde edildi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Yamanlar’ın bereketli topraklarında
bulunan Güneş Enerji Santralimizle doğayı ve çevreyi koruyan üretim anlayışımızı
güçlendirerek, Karşıyaka için daha temiz bir geleceğe katkı sunmayı sürdüreceğiz”
dedi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sürdürülebilir bir kent hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam eden Karşıyaka Belediyesi,
Güneş Enerji Santrali ile temiz enerji üretimini artırarak doğaya ve kent ekonomisine katkı
sunuyor. Yamanlar Dağı eteklerinde bulunan tesiste, 493 kWp ve 1140 kWp kurulu güce
sahip iki ayrı GES bulunuyor. Toplamda 1633 kWp kapasiteli tesis, kurumun yıllık elektrik
enerjisi tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini karşılıyor.
939 TON KARBON SALINIMI ÖNLENDİ
Türkiye’de bir ilçe belediyesi bünyesinde bu kapasiteye sahip ilk GES olan tesiste 2025 yılında
toplam 1 milyon 762 bin kWh elektrik üretildi. 2025 yılındaki bu üretim belediyenin enerji
giderlerinin düşürülmesine katkı sağlarken, 9 milyon 30 bin TL tutarında bütçe geliri elde
edildi. Böylece güneşten gelen güç, Karşıyaka’da hem çevresel hem ekonomik faydaya
dönüştü. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen bu üretim sayesinde 939 ton karbon salınımı
önlenerek iklim değişikliğiyle mücadeleye de destek verildi.
“YAMANLAR’IN VERDİĞİ İLHAMLA”
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “İklim krizinin gezegenimizde yarattığı tahribat göz
önünde bulundurulduğunda fosil yakıtlara dayalı enerji anlayışını geride bırakmak, hem
doğaya hem çocuklarımızın geleceğine karşı sorumluluğumuz. Yamanlar’ın o eşsiz doğasının
bize verdiği ilhamla, güneşi Karşıyaka’nın gücüne dönüştürüyoruz. Güneş Enerji Santrali ile
hem çevremizin korunmasına katkıda bulunuyor hem de kamu kaynaklarını daha verimli
kullanıyoruz. Dirençli ve sürdürülebilir bir Karşıyaka için doğayla uyumlu kent politikaları
üretmeye, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/karsiyaka-gucunu-gunesten-aliyor-1-yilda-9-milyon-tl-butce-geliri.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/karsiyaka-gucunu-gunesten-aliyor-1-yilda-9-milyon-tl-butce-geliri_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/karsiyaka-gucunu-gunesten-aliyor-1-yilda-9-milyon-tl-butce-geliri/9467/</link>
			<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 12:42:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de su krizi masaya yatırıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcileri Su Konferansı’nda bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim kriziyle derinleşen su kıtlığının kentlerin yönetmesi gereken en temel sorunlardan biri haline geldiğini belirterek “Su krizi bireysel alışkanlıklarla değil, ortak akılla ve planlı politikalarla çözülebilir. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’de kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren Su Konferansı’nda iklim kriziyle birlikte derinleşen su sorunu, tarımda, sanayide ve kentlerde su yönetimi başlıkları altında çok yönlü olarak ele alındı. EBSO, ESİAD ve İzmir Ticaret Borsası’nın İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlediği konferansa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kamu, özel sektör ve akademi temsilcileri ile oda-sivil toplum üyeleri katıldı. Konferansta alanında uzman konuşmacılar Türkiye’de Su Yönetimi, “Tarımda Su”, “Kentlerde Su”, “Sanayide Su” konularını irdeledi. Ayrıca günün anısına Ege Orman Vakfı aracılığıyla konuşmacılar adına fidan bağışında bulunuldu.

Tugay: Su, kentlerin güvenliğinin temelidir

Su Konferansı’nda kapsamlı bir sunum yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, dünyadaki su varlığının dağılımına dikkat çekti. Dünya nüfusunun yaklaşık yarısının yılın en az bir döneminde ciddi su kıtlığı yaşadığını ifade eden Başkan Tugay, “Bilimsel projeksiyonlara göre küresel sıcaklık artışı 2 dereceye ulaştığında 800 milyon ile 3 milyar insan, 4 dereceye ulaştığında ise yaklaşık 4 milyar insan su kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Bu tablo bize şunu söylüyor: Su yalnızca çevresel bir başlık değil; ekonomik istikrarın, toplumsal iyi olma halinin ve kentlerin güvenliğinin temelidir” dedi.

İzmir’de altyapı yatırımlarıyla uyum sağlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu yeni iklim gerçekliğine uyum sağlamak için altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini belirten Tugay, sel ve taşkın riskine karşı yapılan çalışmaların önemine dikkat çekti. Kordon hattı boyunca hayata geçirilen taşkın koruma bariyerlerinin, geçtiğimiz günlerde yaşanan yoğun yağış ve fırtınanın bir felakete dönüşmesini önlediğini hatırlatan Tugay, “İklim krizi aynı anda hem su kıtlığı hem de afet riski demektir. Dirençli kentler yaratmaya yönelik yerel politikalar artık bir seçenek değil, zorunluluktur. Türkiye’de su meselesi artık tek bir kentin ya da idari sınırın sorunu olmaktan çıktı. Havza ölçeğinde derinleşen bölgesel bir yönetişim meselesine dönüştü. Türkiye’de su potansiyeli açısından mutlak su kıtlığı yaşayan beş havza bulunuyor. Marmara, Küçük Menderes, Akarçay, Burdur ve Gediz havzaları. Bu havzaların ikisi doğrudan İzmir’i ilgilendiriyor. Gediz ve Küçük Menderes havzaları, İzmir’in hem içme suyu hem de tarımsal üretimi açısından stratejik öneme sahip. Üstelik bu havzalar, Türkiye’nin en önemli tarım alanlarını da barındırıyor” şeklinde konuştu.

Talep baskısı ve su kullanım tablosu

Su potansiyelini zorlayan en önemli unsurun artan talep olduğunu belirten Tugay, Türkiye ve İzmir’deki su kullanım oranlarını da paylaştı. Türkiye genelinde suyun yüzde 77’sinin tarımda, yüzde 12’sinin sanayide, yüzde 11’inin evsel kullanımda tüketildiğini ifade eden Tugay, İzmir’de ise tarımın yüzde 70, sanayinin yüzde 20, evsel kullanımın ise yüzde 10–11 seviyelerinde olduğunu söyledi. İzmir’de sanayide kullanılan suyun yüzde 57,7’sinin yüzeysel su kaynaklarından, yüzde 42,3’ünün ise yeraltı kuyularından sağlandığını belirten Tugay, tarımın İzmir’de de en büyük su tüketicisi olmaya devam ettiğini vurguladı.

“Su krizi bireysel alışkanlıklarla çözülemez”

Su krizinin bireysel tasarruf çağrılarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Başkan Tugay, “Su krizi, tarım, sanayi ve kent politikalarının birlikte ele alındığı bütüncül bir dönüşümle yönetilebilir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum: Su krizi bireysel alışkanlıklarla değil, ortak akılla ve planlı politikalarla çözülebilir. Suyu her damlası ölçülen, planlanan ve yeniden kazanılan stratejik bir unsur olarak ele alan yeni bir yönetim anlayışı artık bir zorunluluk. Bugün attığımız adımlar, yarının İzmir’ini ve gelecek kuşakların yaşam koşullarını belirleyecek” dedi.

Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizinin tarım politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Mesele tarımı desteklemekten vazgeçmek değil; hangi ürünleri, hangi havzada, hangi suyla desteklediğimizi yeniden düşünmektir” dedi. Sanayide de dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken Tugay, İzmir’de suyu en çok tüketen sektörlerin aynı zamanda ekonominin omurgasını oluşturduğunu belirtti. Bu noktada yaklaşımın “sanayiyi durdurmak” olamayacağını vurgulayan Tugay, çözümün sanayide suyu verimli ve akıllı uygulamalarla yönetmek olduğunu söyledi.

Verimlilik, altyapı ve kayıp-kaçakla mücadele

“Peki, tüm bunlar bize ne söylüyor?” diyerek yol haritasını özetleyen Tugay, ilk şartın verimliliği artırmak olduğunu söyleyerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 2024–2025 döneminde kayıp-kaçak oranını düşürmek için altyapı yatırımlarına odaklandık. Bir yılda 5,6 milyon metreküp suyu kaybetmemiş olduk. İzmir, kayıp-kaçak oranında Türkiye’nin en iyi 5 şehri arasında. Bu başarıyı sürdürmek ve işletme verimliliğini daha da artırmak için çalışmalarımız devam edecek” dedi.

“Planlamayı birlikte yapmalıyız”

Merkezi idareyle iş birliğinin önemine dikkat çeken Başkan Tugay, su sorununun çözümünde Devlet Su İşleri (DSİ) ile ilişkilerin son derece uyumlu olması gerektiğini vurguladı. Yetki paylaşımı ve İzmir il sınırları dışında yapılacak yatırımlar nedeniyle planlamanın DSİ ile birlikte yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Tugay, “Planlamayı, tasarrufu ve geleceği birlikte tasarlamalı ve birlikte korumalıyız” dedi.

Bilimsel ve ortak akla dayalı yönetim: Su Kurulu

Teknoloji ve inovasyonun su yönetimindeki rolüne de değinen Tugay, üniversitelerin bilgi birikimi ve yenilikçi katkılarının sürece dâhil edilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulunun kurulduğunu hatırlattı. Su yönetiminde iş birliğinin aynı zamanda yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Tugay, Türkiye’de görev paylaşımının net olduğunu vurguladı: “DSİ su kaynağı sağlar; belediyeler bu suyu alır ve dağıtır. 1053 sayılı Kanun, büyük yatırımların DSİ tarafından yapılacağını, yerel yönetimlerin ise protokollerle sürece dâhil olacağını açıkça tanımlar.” Bu düzenlemenin, merkezi idare ile yerel yönetimler arasında sağlıklı bir denge kurduğunu belirtti.

“Deniz suyu arıtma konusunda DSİ ile çok uyumlu olmamız gerekir”

Başkan Tugay, bulut tohumlama sistemine dair de adım attıklarını belirterek, “Tüm bunların yanında, iklim koşullarına uyum sağlayan yenilikçi çözümleri de gündemimize alıyoruz. Uygun koşullarda bulut tohumlama yöntemleriyle yağış potansiyelini değerlendiriyoruz. Bulut tohumlamadan bahsedebiliriz. Deneyimler genel olarak yüzde 25 oranında artırdığı söyleniyor. Üniversiteden rapor aldık. Henüz çalışmalara başlamadık. Deniz suyu arıtma konusunda DSİ ile çok uyumlu olmamız gerekir. Yetki olarak İzmir dışında yapılacak işler de var. İzmir’in su sorununu mutlaka bilmeli ve beraber plan yapmalıyız. Teknoloji ve inovasyona destek olan bir tavrımız olmalı” ifadelerini kullandı

Kime ne görev düşüyor? Vatandaş, çiftçi, kurumlar

“Su meselesi hepimizin meselesi” diyen Tugay, sorumlulukları şöyle özetledi:

Vatandaşlara: Suyu tasarruflu kullanmak, yeniden kullanım ve geri dönüşüm altyapılarını kurmak, bilinçli tüketim alışkanlıklarını yaygınlaştırmak.

Tarım sektörü ve çiftçilere: Suya göre ürün desenine geçmek, basınçlı ve akıllı sulama yöntemlerini yaygınlaştırmak, iklime uyumlu tarım uygulamalarını benimsemek.

Kurumlara: Mevcut hukuki çerçeveye uygun biçimde, suyu en kritik ihtiyaçlar için birlikte koruma ve yönetme iradesini ortaya koymak.

“İzmir halkı için çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz”

Tugay, “Burada birbirimizle dayanışmayı hissettiğimiz çok kıymetli bir buluşma gerçekleşti. Bu süreç İzmir için ortak bir sorumluluğun başlangıcı. Su meselesinde kolektif aklın ve iş birliğinin en önemli paydaşlarından biri olmaya devam edeceğiz. Bu yolda birlikte yürüyecek, İzmir halkı için çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Su tek bir kurumun değil, ortak aklın konusu”

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, su meselesinin görev ve yetki alanlarıyla sınırlandırılamayacak kadar büyük ve çok boyutlu olduğunu belirterek, merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun eş güdüm içinde hareket etmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.

ESİAD olarak su konusunu çalışmalarının merkezine aldıklarını belirten Zorlu, bu alanda uzun vadeli ve sistematik bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Zorlu, İzmir ve hinterlandını kapsayan kapsamlı bir rapor hazırlığı içinde olduklarını belirterek, “Raporumuzda iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini; tarımda, sanayide ve kentlerde verimli su yönetiminin yollarını ele alacağız” diye konuştu. Sibel Zorlu, 2026 yılı içerisinde kamuoyuyla paylaşılması hedeflenen raporla, iş dünyasına ve karar alıcılara su yönetimi konusunda destek olmayı amaçladıklarını söyledi.

“Su kıtlığı artık yalnızca çevresel değil, gıda ve ekonomi meselesidir”

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak ise su kıtlığının çok boyutlu bir risk alanı yarattığını dile getirerek, “Su kıtlığı yalnızca bir çevre sorunu değildir. Tarımsal üretimin azalması, gıda güvencesinin zayıflaması ve ekosistem riskleriyle birlikte ele alınması gereken bir konudan söz ediyoruz. Bu risklere karşı hazırlıklı olunması ve güçlü bir planlama yapılmasının zorunlu” şeklinde konuştu. Tarım sektöründeki su kullanımına dikkat çeken Uçak, “Tarımsal sulamada konfor alanından çıkıp akıllı ve sürdürülebilir sistemlere geçmek bir tercih değil, zorunluluktur. İzmir Ticaret Borsası olarak suyu yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; tarım, gıda ve değer zincirinin tamamını ilgilendiren stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Yürütülen projelerde su kullanımında etkinliği artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, yeni kurulan İzmir Tarım Teknoloji Merkezi bünyesinde pamuk yetiştiriciliğinde değişken oranlı dijital sulama yöntemine yönelik bir proje yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Su için ‘mavi altın’ ve ‘mavi petrol’ tanımlamaları kullanılmaya başlandı”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, “Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılır. İşte tam da böyle günlerden geçiyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporu’nda önümüzdeki 10 yıl için öngörülen risklerin yarısının iklim kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bugün bir su konferansı düzenlenmesi de bir tesadüf değil. Su küresel ölçekte stratejik bir varlığa dönüştü. Uluslararası alanda su için ‘mavi altın’ ve ‘mavi petrol’ tanımlamaları kullanılmaya başlandı. Bugün yaşanan ticari savaşların, yarın su savaşları şeklinde karşımıza çıkması ihtimali göz ardı edilmemelidir” dedi.

Organize sanayi bölgelerinde arıtılmış atık suların yeniden kullanımıyla ilgili projelerin son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Ürün, Yeşil OSB belgesi almaya hak kazanan Tire, Torbalı ve Aliağa Organize Sanayi Bölgelerini de tebrik etti.

Açılış konuşmalarının ardından konferans tarımda, sanayide ve kentlerde su yönetimi başlıkları altında çok yönlü olarak ele alınacak.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-su-krizi-masaya-yatirildi.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-su-krizi-masaya-yatirildi_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-su-krizi-masaya-yatirildi/9418/</link>
			<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 16:07:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doğal Yaşam Parkı&#39;nın jaguarı Juliet yaşama veda etti</title>
			<description><![CDATA[İleri yaşına bağlı sağlık sorunları oluşan ve bu nedenle özel bakım altına alınan 18 yaşındaki dişi jaguar Juliet, son günlerini güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirdiği İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Darıca’daki özel hayvanat bahçesinin kapanmasının ardından 18 yaşındaki dişi jaguar Juliet, yaşamının son dönemini güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirebilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından koruma altına alınarak Kasım ayında İzmir’e getirildi. İleri yaşına bağlı sağlık sorunları ortaya çıkan Juliet’in, son günlerinde konforu, bakımı ve huzuru için tüm imkânlar seferber edilmesine rağmen yaşamını yitirdiği bildirildi.

Sessiz seyreden hastalık

İzmir Doğal Yaşam Parkı yetkililerinden yapılan açıklamaya göre, Ocak ayı başında 18 yaşındaki dişi jaguar Juliet’te solunum sıkıntısı fark edilmesi üzerine veteriner hekimler tarafından derhal müdahalede bulunuldu. Oksijen desteği, inhalasyon uygulamaları ve destekleyici tedaviler hızla başlatıldı. Ancak ileri yaşı ve altta yatan, uzun süredir sessiz seyreden bir hastalığın ağırlaşması nedeniyle Juliet kurtarılamadı. Juliet’in ölümünün ardından yapılan nekropsi bulgularının, kaybın ani gelişen bir durumdan değil, uzun süreye yayılan hastalık sürecinin ilerlemesinden kaynaklandığını ortaya koyduğu bildirildi. İzmir Doğal Yaşam Parkı yetkilileri,  “Deneyimli kadromuzla bakımını üstlendiğimiz Juliet ile daha uzun süre birlikte olamamanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Fransa’da doğdu

Fransa’da doğan Juliet yaşamının büyük bölümünü Türkiye’de geçirdi. Doğal yaşamda ortalama 12–15 yıl yaşayan jaguarlar; yaşam alanlarının tahrip edilmesi, ormansızlaşma, kaçak avcılık ve insan faaliyetleri nedeniyle sayıları her geçen gün azalan ve korunması gereken türler arasında yer alıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/dogal-yasam-parki-nin-jaguari-juliet-yasama-veda-etti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/dogal-yasam-parki-nin-jaguari-juliet-yasama-veda-etti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/dogal-yasam-parki-nin-jaguari-juliet-yasama-veda-etti/9416/</link>
			<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 13:59:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bayraklı&#39;da su baskınlarına 140 milyonluk çözüm</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Sevgi Yolu’nda yürüttüğü yağmur suyu ayrıştırma projesinde çalışmaların yüzde 60’ı tamamlandı. 140 milyon liralık yatırım, Bayraklı’da yıllardır yaşanan su baskınlarını büyük ölçüde sona erdirecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[İklim krizinin etkisiyle artan ani ve şiddetli yağışlara karşı altyapı yatırımlarını hızlandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı Sevgi Yolu’nda önemli bir eşiği geçti. Cemil Tugay’ın Mayıs 2025’te temelini attığı yağmur suyu ayrıştırma projesinde yedi ayda yüzde 60 ilerleme sağlanırken, yeni sistemle yağmur sularının cadde ve iş yerlerine ulaşmadan Bornova Çayı’na aktarılması hedefleniyor.

Yağmur suları Bornova Çayı’na aktarılacak

İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’nda görevli İnşaat Mühendisi Burcu Kaçar, Sevgi Yolu ve çevresinde üç ayrı noktada eş zamanlı olarak çalışma yürütüldüğünü belirtti. Kaçar, geçmişte yoğun yağışlar sırasında üst kotlardan gelen yüksek debili yüzey sularının Sevgi Yolu üzerindeki iş yerlerinde sık sık su baskınlarına neden olduğunu ifade etti. Bu sorunun çözümü için yeni bir altyapı sistemi oluşturduklarını aktaran Kaçar, “Yaptığımız menfez imalatlarıyla üst kotlardan gelen yüzey sularını erken aşamada toplayarak bu menfeze bağlıyoruz. Bu hatlar aracılığıyla yağmur sularının Sevgi Yolu’na ulaşmadan doğrudan Bornova Çayı’na aktarılmasını planlıyoruz. Yeni sistem sayesinde yüzey sularının kontrolsüz şekilde cadde ve sokaklara yayılması engellenecek, bölgedeki su baskını riski önemli ölçüde azaltılacak” dedi.

140 milyon TL’lik yatırım, hedef 2026

140 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Sevgi Yolu Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi 2026 yılının ilk çeyreğinde tamamlanacak.  Bayraklı’da hayata geçirilen bu yatırımla hem mevcut altyapı sorunlarını kalıcı biçimde çözmeyi hem de gelecekte yaşanabilecek aşırı yağışlara karşı kentin dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor.

Çay ve Tepekule mahallelerinde de altyapı güçlendi

İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı’da yürüttüğü altyapı yatırımları kapsamında Çay Mahallesi ve Tepekule Mahallesi’nde yağmur suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik ayrıştırma çalışmalarını tamamladı. Yaklaşık 70 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen çalışmalarda, yeni hatlar ve bağlantılar inşa edilerek yağmur suyu ve atık su sistemleri ayrıştırıldı. Bu kapsamda oluşturulan altyapı sayesinde, söz konusu mahallelerde geçmişte yaşanan su baskınlarının büyük bölümünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Altyapı imalatlarının tamamlandığı alanlarda üst kaplama çalışmaları da gerçekleştirilerek yollar yeniden trafiğe açıldı. Öte yandan İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı genelinde altyapı kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürerek, 2026 yılının ikinci yarısında Muhittin Erener, Refik Şevket İnce ve Çay Mahallesi’nin üst havzalarını kapsayan yaklaşık 4 kilometrelik yağmur suyu ve atık su ayrıştırma çalışması için yapım ihalesine çıkmayı planlıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/bayrakli-da-su-baskinlarina-140-milyonluk-cozum.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/bayrakli-da-su-baskinlarina-140-milyonluk-cozum_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/bayrakli-da-su-baskinlarina-140-milyonluk-cozum/9401/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 09:36:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Sıfır Atık&quot; hareketi </title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Belediyesi, çevreyi koruma, iklim değişikliğiyle mücadele ve sıfır atık bilincini yaygınlaştırma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği projelerle Türkiye genelinde örnek olmaya devam ediyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, sürdürülebilir bir çevre anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini kapsayan çalışmalar yürütüyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[“Atık yağını getir, kırtasiye malzemeni götür” ve “Atık yağını getir, mamanı götür” gibi uygulamalarla çevreye büyük zarar veren bitkisel atık yağların toplanması sağlanırken, aynı zamanda sosyal fayda da üretiliyor.

Belediyenin hayata geçirdiği bir diğer uygulama olan “Geri dönüştürülebilir atığını getir, çamaşır ve bulaşık deterjanı götür” kampanyası ise sıfır atık anlayışını günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor. Vatandaşlar geri dönüşüme katkı sunarken, çevre dostu ürünlerle teşvik ediliyor.

Elektronik atık getirene ekmek

Seferihisar Belediyesi’nin dikkat çeken projelerinden biri olan Sıfır Atık Ekmek Büfesi uygulamasıyla elektronik atıkların geri dönüşümü teşvik ediliyor. Kullanım ömrünü tamamlamış elektronik atıklarını getiren vatandaşlara ekmek veriliyor. Bu uygulama sayesinde hem elektronik atıkların çevreye zarar vermesinin önüne geçiliyor hem de gıda israfına karşı farkındalık oluşturuluyor.

İklim değişikliğiyle mücadelede yerel adımlar

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Seferihisar Belediyesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve doğal yaşamın korunması amacıyla yılın belirli dönemlerinde ağaç dikim çalışmaları gerçekleştiriyor. İlçede yeşil alanların artırılmasına yönelik çalışmalar, sürdürülebilir kent vizyonunun önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Eğitim çalışmalarına da büyük önem veren belediye, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle okullarda sıfır atık ve iklim değişikliği eğitimleri düzenliyor. “Seferihisar Çevre Muhafızları” adı altında yürütülen etkinliklerle çocuklar ve gençler çevre bilinciyle buluşturuluyor.

Başkan Yetişkin: “Sıfır atık, sürdürülebilir bir geleceğin temelidir”

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Başkan Yetişkin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sıfır atık anlayışı, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir geleceğin temelini oluşturuyor. Seferihisar’da attığımız her adımda gelecek nesillere daha temiz, daha yaşanabilir bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımızın bu sürece aktif katılımı bizim için çok değerli. Geri dönüşüm, atık azaltımı ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda farkındalığı artırarak Seferihisar’ı sürdürülebilir yaşamın örnek ilçelerinden biri haline getirmeye devam edeceğiz.”

Seferihisar Belediyesi’nin hayata geçirdiği bu uygulamalar, Sıfır Atık Projesi kapsamında iyi uygulama örnekleri arasında yer alırken, çevre dostu belediyecilik anlayışını da güçlendiriyor. Belediye yetkilileri, sıfır atık ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarının önümüzdeki dönemde de artarak süreceğini belirtiyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/sifir-atik-hareketi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/sifir-atik-hareketi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/sifir-atik-hareketi/9392/</link>
			<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 13:51:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fırtına duvarı Kordon&#39;da taşkını önledi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kordon’da inşa edilen geçici fırtına duvarı, sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış ve fırtınanın yol açabileceği deniz taşkınını engelledi. Hava koşullarının olumsuzlaşmasıyla birlikte Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, fırtına duvarının kapılarını aktif hale getirerek olası risklere karşı önlem aldı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kordon’da deniz taşkınlarını önlemek ve İzmirlilerin kıyı şeridini daha konforlu kullanmasını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği geçici fırtına duvarı, kenti etkisi altına alan sağanak yağış ve fırtına sırasında deniz taşkınını engelledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından geçici fırtına duvarının kapılarını aktif hale getirerek olası risklere karşı önlem aldı.

Hem deniz suyunu engelliyor hem Kordon yeşil kalıyor
Yağış boyunca Kordon’da kontrollerini sürdüren ekipler, özellikle sabah saatlerinde etkisini artıran dalgaların kıyı bandını aşmasına engel oldu. Yağışların etkisini kaybetmesinin ardından fırtına duvarının kapıları kontrollü şekilde açılmaya başlandı. Fırtına duvarının özellikle Cumhuriyet Meydanı etabı, yağış sonrası oluşan dalgaların günlük yaşamı olumsuz etkilemesini önledi. Proje kapsamında gerçekleştirilen peyzaj düzenlemelerinde alana yerleştirilen tuzlu suya dayanıklı bitkiler sayesinde hem çamurlaşma oluşmadı hem de Kordon’un yeşil dokusu korundu. Kıyı koşullarına uygun şekilde tasarlanan peyzaj düzenlemesi, biriken sulara rağmen yeşil alanların zarar görmesini önlerken, bölgede yaya ve çevre güvenliğinin de sağlanmasına katkı sundu.

Neler yapıldı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kordon’da su taşkınlarını önlemek amacıyla “Acil Eylem Paketi” kapsamında 2025 yılı mart ayında Alsancak Limanı ile Cumhuriyet Meydanı arasında kalan 1.700 metrelik sahil şeridinde, kıyıya paralel uzanan geçici fırtına duvarı ve sel kapılarının imalatını tamamladı. Proje kapsamında ayrıca alanın peyzaj düzenlemeleri gerçekleştirildi, kıyı şeridindeki sosyal alanlar yenilenerek yurttaşların daha güvenli ve konforlu kullanımına sunuldu.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/firtina-duvari-kordon-da-taskini-onledi.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/firtina-duvari-kordon-da-taskini-onledi_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/firtina-duvari-kordon-da-taskini-onledi/9379/</link>
			<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 15:08:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de ulaşımı rahatlatan asfalt atağı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeni yıla kent genelinde başlattığı asfalt seferberliğiyle girdi. Yol yenileme çalışmaları kapsamında,Konak’ta hastanelerin bulunduğu Gaziler Caddesi ile Bayraklı’daki 1639 Sokak asfaltlandı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Merkez ilçelerdeki çalışmaların yanı sıra, Tire ve Ödemiş’te de cadde ve sokaklar yenilenerek ulaşım daha güvenli ve konforlu hale getirildi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 ilçede başlatılant asfalt seferberliği ile 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde çalışmalarını sürdüren İZBETON ekipleri, planlama doğrultusunda yol onarım ve yenileme çalışmalarını hem merkez hem de çevre ilçelerde aralıksız sürdürüyor. Kent merkezinde yürütülen çalışmalar kapsamında Bayraklı’nın Fuat Edip Baksi Mahallesi’nde bulunan 1639 Sokak’ta bin 224 ton asfalt serimi gerçekleştirilerek sokak yepyeni bir görünüme kavuşturuldu. Bayraklı’daki çalışmanın ardından, hastaneler güzergâhında yer alan Konak Gaziler Caddesi de asfaltlandı. Yaklaşık 2 kilometrelik hatta 3 bin 783 ton asfalt dökülerek ulaşım daha güvenli ve konforlu hâle getirildi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın planlamaları doğrultusunda, kent merkezindeki yol yenileme çalışmalarının yıl boyunca devam edeceği belirtildi.

Ödemiş ve Tire’nin caddeleri yenileniyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, merkez ilçelerdeki yol yenileme çalışmalarını sürdürürken Küçük Menderes Havzası’nda da ilçe yollarını eş zamanlı olarak yeniliyor. Bu kapsamda Tire ilçe merkezinde bulunan Rafet Saygılı Caddesi ile Atatürk Caddesi’nde toplam bin 200 metre uzunluğunda, 3 bin 350 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Ödemiş’te ise ilçe içi ulaşımda alternatif güzergâh olarak kullanılan Emmioğlu Caddesi, Tavaslı Caddesi ve Millet Caddesi tamamen yenilendi. Söz konusu çalışmalarda toplam bin 200 metre uzunluğunda 3 bin 200 ton sıcak asfalt serimi tamamlandı.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-ulasimi-rahatlatan-asfalt-atagi.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-de-ulasimi-rahatlatan-asfalt-atagi_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-ulasimi-rahatlatan-asfalt-atagi/9339/</link>
			<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 14:51:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yüksek teknolojiyle 254 bin noktada çevre denetimi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, çevre ve insan sağlığını korumak, hava kalitesini artırmak ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak amacıyla kent genelinde teknolojik destekli bir mücadele yürütüyor. Sivrisinek başta olmak üzere zararlı canlılara karşı 12 ay boyunca sürdürülen çalışmalarda insansız hava araçları, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), anlık veri takibi ve bilimsel analizlerden yararlanılıyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, çevre ve insan sağlığını korumak, hava kalitesini artırmak ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak hedefiyle kent genelinde çok yönlü ve bilimsel çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen vektör mücadelesi, gürültü denetimleri ve ısınmadan kaynaklı hava kirliliği kontrolleriyle İzmir, yılın 12 ayı koruma altında tutuluyor. Sivrisinekten kemirgene kadar hastalık taşıma ihtimali bulunan tüm vektörlere karşı 30 ilçede, 27 ekip ile mazgallar, çöp konteynerleri, su birikintileri ve dereler gibi kritik alanlarda, insan sağlığına ve diğer canlılara zarar vermeyen yöntemlerle yıl boyunca ilaçlama yapılıyor. Envantere kazandırılan 5 dron sayesinde çalışmalar, klasik yöntemlerin ötesine geçerek dijital, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor.

Gürültüye geçit yok: 3,3 milyon TL ceza

Çevresel gürültü kontrolü kapsamında, Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda yetki devri yapılan 20 ilçede denetimler sürdürülüyor. 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla makine, eğlence ve ulaşım kaynaklı gürültüye ilişkin 385 denetim gerçekleştirildi. Mevzuata uymayan işletmelere yönelik 10 cezai işlem uygulanırken, toplam 3 milyon 352 bin 298 TL idari para cezası kesildi. Denetimlerde öncelik, şikâyetlere dayalı ve iyileştirme odaklı bir yaklaşım oldu.

Isınmadan kaynaklı hava kirliliğine 969 denetim

Isınmadan kaynaklı hava kirliliği denetimlerinde numune alma, laboratuvar analizleri ve saha ölçümleriyle süreç şeffaf ve bilimsel biçimde yürütülüyor. Hava kalitesini korumaya yönelik çalışmalar kapsamında 120 merkezi sistemli apartman 312 kez, 238 kömür satış noktası ise 518 kez denetlendi. Şikâyetler üzerine yapılan 139 denetim ve alınan 13 numune ile birlikte toplam 969 denetim gerçekleştirildi. Denetimler sonucunda 12 cezai işlem uygulanarak 1 milyon 476 bin 963 TL idari para cezası kesildi. Kaçak ve yakmaya uygun olmayan kömüre izin verilmedi.

Deniz süpürgeleri ve kara ekipleri temiz Körfez için iş başında

İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sadece şehrin sokaklarını değil, deniz yüzeyini de süpürüyor. Özel donanımlı iki deniz süpürge gemisi, iki paletli amfibik (yüzergezer) araç, iki sıkıştırmalı çöp kamyonu ve Çevre-1 kontrol teknesi ile hem karadan hem de denizden atık toplama çalışmaları yürütülüyor. 2025 yılı içinde toplam 632 ton çöp toplandı.

254 bin üreme alanı dijital haritada anlık kontrol altında
İklim değişikliğiyle birlikte yağışsız ve uzun sıcak dönemlerin arttığına dikkat çekiliyor. Vektör mücadelesi mevsimlik değil, 12 ay kesintisiz yürütülüyor. Kent genelindeki 254 bin üreme noktası dijital haritalar üzerinden anlık olarak izleniyor ve saha ekiplerinin çalışmaları veriye dayalı rotalarla planlanıyor. Bu sayede ilaçlama ve denetimler rastgele değil, bilimsel ve hedef odaklı yürütülüyor. Hava sıcaklıklarının düşmemesi nedeniyle vektör mücadelesi artık mevsimsel değil, sürekli bir çalışma alanı haline gelmiş durumda.

Dronlarla nokta atışı müdahale
Teknolojiden yoğun biçimde yararlanılıyor; envantere eklenen dronlar, amfibik araçlar, traktörler ve çeşitli ekipmanlar özellikle erişimi zor alanlarda daha hızlı ve etkili sonuçlar sağlıyor. Üreme alanları Coğrafi Bilgi Sistemi’ne (CBS) entegre edilmiş durumda ve sistemde kayıtlı 254 bin üreme noktası sahadaki duruma göre sürekli güncelleniyor. İlaçlamalar, biyolojik larvasitlerin etki sürelerine göre planlanan güzergâhlarda gerçekleştiriliyor. Dronlar özellikle sulak ve sazlık alanlarda zaman ve insan gücünden tasarruf sağlıyor. 40 litre kapasiteye sahip dronlarla kimyasal ilaç kullanmadan, biyolojik larvasitlerle üç hafta etkili ilaçlama yapılabiliyor.

“İzmir’de tüm alanlar bizim için potansiyel risk taşıyor”
Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürü Huri Aldırmaz, durgun suların sivrisinek üremesinde en riskli alanlar olduğunu belirterek, yurttaşların desteğinin kritik önemde olduğunu vurguladı. Açık alanlarda su biriktirilmemesi, atık lastiklerin ortadan kaldırılması ve yağmur oluklarının kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatan Aldırmaz, “Kesilmiş bir palmiye gövdesinde ya da küçük bir kapta biriken su bile üreme alanına dönüşebiliyor. İzmir’de tüm alanlar bizim için potansiyel risk taşıyor” dedi. Aldırmaz, yurttaşların farkındalığının artmasının çevre ve halk sağlığını koruma çalışmalarını güçlendirdiğini belirterek, herkesin küçük önlemlerle bu mücadeleye katkı sunmasını beklediklerini ifade etti.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/yuksek-teknolojiyle-254-bin-noktada-cevre-denetimi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/yuksek-teknolojiyle-254-bin-noktada-cevre-denetimi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/yuksek-teknolojiyle-254-bin-noktada-cevre-denetimi/9300/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2025 09:52:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeraltı sularında dijital dönem başlıyor</title>
			<description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü’nün, iklim değişikliğinin yeraltı suyu kaynakları üzerindeki etkilerine karşı geliştirdiği bilimsel proje, Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazandı. Şubat 2026’da başlayacak proje kapsamında İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sistemlerle izlenecek, tuzdan arındırma alanında pilot uygulamalar hayata geçirilecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskısını azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, uluslararası ölçekte önemli bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği–Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) iş birliğiyle hazırlanan “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği (UGS4ClimateDW)” projesi hibe almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon 25 bin Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum kapsamında İzmir için önemli bir adım atılması hedefleniyor.

Erdoğan: İzmir’in su güvenliğini de geleceğe taşıyoruz

İZSU Genel Müdürlüğü’nün kentin geleceğini ilgilendiren önemli bir projeye imza attığını belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “İklim değişikliği, yeraltı suyu kaynaklarımız üzerinde her geçen gün daha fazla baskı oluşturuyor. Bu proje ile İzmir’in özellikle kıyı bölgelerindeki yeraltı sularını bilimsel verilerle izleyerek riskleri erken aşamada tespit etmeyi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Dijital izleme sistemleri, akıllı sensörler ve yenilenebilir enerji destekli uygulamalarla yalnızca bugünü değil, İzmir’in su güvenliğini de geleceğe taşıyoruz” dedi.

Baba: Akdeniz Havzası için örnek proje

Proje yöneticisi olarak görev yapan İYTE Uluslararası Su Kaynakları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Baba, projeye ilişkin değerlendirmesinde, “Proje kapsamında izleme sürecine yönelik yenilikçi sensör sistemleri geliştirilecek ve seçili alanlarda deniz suyu arıtımına ilişkin somut uygulamalar hayata geçirilecek. Bu yönüyle proje, yalnızca İzmir için değil, benzer iklimsel ve hidrojeolojik koşullara sahip Akdeniz Havzası ülkeleri için de örnek ve öncü bir çalışma niteliği taşıyor” diye konuştu.

Yeraltı suları dijital olarak izlenecek

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında kabul edilen proje, İzmir’in özellikle kıyı bölgelerinde yer alan yeraltı suyu kaynaklarının iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirilmesini amaçlıyor. İYTE Uluslararası Su Kaynakları Bölümü ile İZSU Genel Müdürlüğü’nün ortak başvurusuyla kabul edilen projenin, Şubat 2026’da başlaması planlanıyor.

Akıllı sensörler ve SCADA ile anlık takip

Toplam 24 ay sürecek proje kapsamında, kıyı akifer sisteminde yer alan ve deniz suyu girişimi riski taşıyan en az 30 içme ve kullanma suyu kuyusu akıllı sensörlerle izlenecek. Kuyulardan elde edilecek iletkenlik, sıcaklık, su seviyesi ve debi verileri, bulut tabanlı SCADA sistemi üzerinden anlık olarak takip edilerek analiz edilecek.

Güneş enerjili tuzdan arındırma üniteleri

Proje kapsamında ayrıca uygun alanlarda pilot ölçekli tuzdan arındırma üniteleri kurulacak. Güneş enerjisiyle çalışacak bu sistemler sayesinde, deniz suyu girişimi riski bulunan alanlarda yeraltı suyu kalitesinin korunmasına yönelik somut uygulamalar hayata geçirilecek. Pilot uygulamalardan elde edilecek sonuçların olumlu olması halinde, sistemlerin İzmir genelinde farklı noktalara yaygınlaştırılması hedefleniyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor/9289/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 09:46:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Bu bir marina değil, can güvenliği meselesidir&quot;</title>
			<description><![CDATA[Teos Yat Limanı’nın kapasite artışına yönelik proje, bölge halkı ve bilim insanlarının tepkisini çekmeye devam ediyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan ÇED raporuna ilişkin açıklama yapan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, projenin yalnızca çevreyi değil, doğrudan insan hayatını tehdit ettiğini söyledi.

Sığacık’ın sıradan bir marina alanı olmadığını vurgulayan Başkan Yetişkin, “Sığacık, binlerce yıldır kullanılan doğal bir limandır. Ege’ye açılan her denizci bilir ki şiddetli lodoslarda ve fırtınalarda teknelerin sığındığı yer burasıdır. Yapılmak istenen marina kapasite artışı, bu hayati özelliği tamamen ortadan kaldıracaktır” dedi.

“Boğaz 540 metreden 120 metreye düşürülmek isteniyor”

Projeyle birlikte Sığacık Körfezi’nin girişindeki doğal boğazın yaklaşık 540 metreden 120 metreye düşürülmesinin planlandığını belirten Yetişkin, bunun ciddi bir deniz güvenliği riski yaratacağını ifade etti.
“Bu boğazdan her yıl binden fazla tekne geçiyor. Balıkçılar, amatör denizciler, ticari tekneler… Bu kadar dar bir alanda tekneler nasıl güvenle geçecek? Fırtına ya da acil bir durumda denizciler nereye sığınacak?” diye konuştu.

“Tsunami riski artacak, Sığacık sular altında kalabilir”

Konuya yalnızca yerel itirazlarla değil, bilimsel verilerle yaklaştıklarını dile getiren Yetişkin, Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan tarafından hazırlanan rapora dikkat çekti.

Raporda, marina genişletilmesi ve boğazın daraltılması durumunda olası bir tsunami ya da ani deniz kabarmasında dalgaların dar alanda sıkışarak çok daha yıkıcı hale geleceğinin belirtildiğini aktaran Yetişkin, “Bu senaryoda tüm Sığacık’ın sular altında kalma riski vardır. Bunun vebalini kimse taşıyamaz” dedi.

Raporda ayrıca, Girit, Rodos ve Ege Adaları çevresinde meydana gelebilecek 7.0–7.5 büyüklüğündeki depremlerin Sığacık’ta ciddi tsunami hasarlarına yol açabileceği ve planlanan yat limanının bu etkilerden doğrudan etkileneceği öngörülüyor.

“Seferihisar marina kenti değil, balıkçı kasabasıdır”

Seferihisar’ın kimliğine vurgu yapan Başkan Yetişkin, “Seferihisar bir marina kenti değildir. Burası doğal bir balıkçı kasabasıdır. Binlerce insan burada ekmeğini denizden çıkarıyor. Bugün marina kapasite artışına sessiz kalırsanız, yarın balıkçı barınağını da alırlar” ifadelerini kullandı.

Projenin hayata geçmesi halinde geleneksel balıkçılığın önümüzdeki beş yıl içinde sona ereceğini, deniz kirliliğinin artacağını ve ekosistemin geri dönüşü olmayan zararlar göreceğini dile getirdi.

“Yat turizmine değil, bilimsizliğe karşıyız”

Yat turizmine karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Yetişkin, “Biz yat turizmine karşı değiliz. Ancak doğanın, bilimin ve halkın yok sayılmasına karşıyız. Sığacık yaşayan bir doğa ve kültür mirasıdır” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Teos Yat Limanı Kapasite Artışı Projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan son haliyle 10 gün süreyle askıya çıkarıldı. Bu süre boyunca projeye ilişkin itiraz ve görüşler alınacak.

Bölge halkı, çevre örgütleri ve yerel yönetimler, deprem ve tsunami riski nedeniyle Sığacık Koyu’nda deniz içi hiçbir yeni yapılaşmaya gidilmemesi gerektiğini savunuyor.

Başkan Yetişkin açıklamasını, “Bu projeye karşıyız ve Sığacık için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/bu-bir-marina-degil-can-guvenligi-meselesidir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/bu-bir-marina-degil-can-guvenligi-meselesidir_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/bu-bir-marina-degil-can-guvenligi-meselesidir/9265/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:43:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İZSU&#39;dan yağmur öncesi kritik hamle</title>
			<description><![CDATA[İZSU, kış yağışları öncesi İzmir genelinde 12 ilçede binlerce yağmur suyu ızgarasını temizleyerek altyapıyı ani ve şiddetli yağışlara karşı güçlendirdi. İZSU’dan “Izgaralar çöp değil, altyapının nefesidir” şeklinde uyarı yapıldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[İZSU Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı, yaklaşık iki ay süren yoğun çalışmalar kapsamında İzmir genelinde 12 ilçede, 220 mahallede yağmur suyu ızgaralarını tek tek temizledi. Çalışmalar süresince zamanla ızgaralarda biriken toprak, yaprak, çöp ve benzeri atıklar temizlenerek yağmur sularının altyapı sistemine sağlıklı biçimde ulaşması sağlandı. Bu kapsamda 49 bin 362 tekli ızgara ile 93 bin 635 metre uzunluğundaki sıra ızgara temizlenerek, ani ve yoğun yağışlarda yaşanabilecek taşkın riski azaltıldı.

Izgaralar çöplük değil
İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’nın sorumluluk alanında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan İnşaat Teknikeri Ali Eren Soylu, yağmur suyu ızgaralarının tıkanmasının en önemli nedenlerinden birinin ızgaralara atılan sigara, ıslak mendil, plastik ve çeşitli evsel atıklar olduğunu söyledi. Yağmur suyu ızgaralarının altyapı sisteminin sağlıklı çalışması açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken Soylu,

“Izgaralara atılan atıklar altyapı sisteminin işleyişini olumsuz etkiliyor. Yağmur suyu ızgaraları çöplük değildir, altyapının nefesidir. Bu durum özellikle ani ve yoğun yağışlarda su birikintilerine ve taşkınlara neden olabiliyor. Ekiplerimiz düzenli temizlik yapıyor ancak kalıcı çözüm için vatandaşlarımızın da duyarlı olması gerekiyor” dedi.

Izgara temizliği basit ama etkili bir yöntem
Temizlik çalışmalarının basit ancak son derece etkili bir yöntem olduğunun altını çizen İZSU Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’nda görevli İnşaat Mühendisi Tarık Yalçınkaya, çalışmaların teknik boyutuna ilişkin bilgi verdi. Yalçınkaya, “Kombine aracımızla basınçlı suyla püskürtme yaparken eş zamanlı olarak vakumlama işlemi de gerçekleştiriyoruz. Bu temizlikleri belirli periyotlarda düzenli olarak yapıyoruz. Aksi halde kötü koku ve taşkın sorunları ortaya çıkabiliyor. Çalışmalar sırasında kesici aletlere dahi rastlıyoruz. Ayrıca zaman zaman kedi yavrularının ızgaralarda barınmaya çalıştığını görüyoruz. Bu tür durumlara müdahale ederek ızgara ortamını güvenli hale getiriyoruz” diye konuştu.

Merkez ilçelerde yoğun mesai
İZSU ekipleri, yoğun yapılaşmanın bulunduğu ve yağışlarda su baskını riski taşıyan bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Bu kapsamda Karşıyaka’da 14 bin 351 tekli ızgara ve 10 bin 209 metre sıra ızgara, Bornova’da 9 bin 596 tekli ızgara ve 17 bin 877 metre sıra ızgara, Bayraklı’da 5 bin 145 tekli ızgara ve 19 bin 700 metre sıra ızgara temizlendi. Konak’ta 57 mahallede 4 bin 405 tekli ızgara ve 10 bin 108 metre, Buca’da 19 mahallede 3 bin 866 tekli ızgara ve 9 bin 601 metre sıra ızgara, Balçova’da 7 mahallede bin 324 tekli ızgara ve 12 bin 634 metre sıra ızgara çalışması yapıldı. Güzelbahçe’de 7 mahallede 2 bin 534 tekli ızgara, Narlıdere’de 9 mahallede 978 tekli ızgara ve bin 774 metre sıra ızgara, Gaziemir’de 7 mahallede 150 tekli ızgara ve 350 metre sıra ızgara, Karabağlar’da 13 mahallede 4 bin 5 tekli ızgara ve bin 140 metre sıra ızgara, Çiğli’de 22 mahallede 3 bin 259 tekli ızgara ve 10 bin 242 metre sıra ızgara, Kemalpaşa’da ise 727 tekli ızgara temizlenerek taşkın riskinin azaltılması hedeflendi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/izsu-dan-yagmur-oncesi-kritik-hamle.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/izsu-dan-yagmur-oncesi-kritik-hamle_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izsu-dan-yagmur-oncesi-kritik-hamle/9262/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:18:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Menemen&#39;de "İyi ki Doğdun Bebek Hatıra Ormanı" kuruldu</title>
			<description><![CDATA[Menemen Belediyesi, yeni doğan bebekler için hazırladığı "İyi ki doğdun bebek" setlerini armağan ettiği bebeklerin aileleriyle birlikte Yahşelli'de fidan dikme etkinliği düzenledi. 5 bin fidanın toprakla buluşturulduğu etkinlikte Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen’de doğan her bebeğin adı bu ormanda yaşayacak. Bu orman, Menemen’in dört bir yanında sevginin, kardeşliğin ve birlik ruhunun simgesi olacak." dedi.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Vatandaşlara sunduğu ücretsiz hizmetleri ve arka arkaya gerçekleştirdiği açılışlarıyla fark yaratan belediye olarak anılan Menemen Belediyesi, bu kez de hem yeşil vatana destek olmak hem de ilçedeki her bir bebeğin bir dikili ağacı olması adına fidan dikme etkinliği gerçekleştirdi. Yahşelli'de düzenlenen fidan dikimine Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan'ın ev sahipliğinde AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, AFAD İzmir İl Müdürü Nazif Ekinci, İzmir Orman İşletmeleri Müdürü Mustafa Ertekin, muhtarlar, gaziler ve "İyi ki doğdun bebek" setlerinin armağan edildiği bebekli aileler katıldı.

5 bin fidan, toprakla buluşturuldu

"İyi ki Doğdun Bebek Hatıra Ormanı" adı verilen alanda kurulan dev çadırlarda minikler için boyama ve yüz boyama etkinlikleri gerçekleştirilirken pamuk şeker, patlamış mısır ve balon dağıtımı da yapıldı. 5 bin fidanın toprakla buluşturulduğu etkinlikte, anne ve babalarıyla birlikte fidan diken minikler hem ağaç dikmeyi ve ağacın önemini öğrenmiş oldu, hem de ilk dikili ağaçlarına sahip olmuş oldu.

"Bu orman büyümeye devam edecek"

Miniklerin büyük alkış alan şiirleriyle başlayan törende Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bugün burada sadece yalnızca fidan dikmiyoruz. Bugün Menemen’in geleceğine, çocuklarımızın yarınlarına ve hepimizin ortak hayaline küçük ama sonsuz bir başlangıç yapıyoruz. Çünkü biliyorum ki bu fidanlar nasıl büyüyüp serpilip birer ulu ağaç olacaksa, evlatlarımız da ailesine, vatanına, milletine, şehrine faydalı birer birey olacaklardır. Bu kapsamda “İyi ki Doğdun Bebek” projesi, bizim için sadece bir sosyal hizmet çalışması değildir. Bu proje; her bebeğin dünyamıza getirdiği ışığı, umudu ve masumiyeti toprağa emanet ettiğimiz bir vefa hareketidir. Menemen’de doğan her çocuk için dikilen her fidan; büyüyen bir aileyi, güçlenen bir şehri ve çoğalan bir umudu temsil eder. Sizlere söz veriyorum; bu orman büyümeye devam edecek. Her yıl yeni fidanlarla güçlenecek. Menemen’de doğan her bebeğin adı bu ormanda yaşayacak. Bu orman, Menemen’in dört bir yanında sevginin, kardeşliğin ve birlik ruhunun simgesi olacak." dedi.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/menemen-de-iyi-ki-dogdun-bebek-hatira-ormani-kuruldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/menemen-de-iyi-ki-dogdun-bebek-hatira-ormani-kuruldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/menemen-de-iyi-ki-dogdun-bebek-hatira-ormani-kuruldu/9222/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 11:26:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dostluk Bulvarı bağlantı yolu yıl sonunda açılıyor</title>
			<description><![CDATA[Karabağlar’da Bozyaka bölgesinin trafik sorununa çözüm üretmek amacıyla Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında açılacak bir kilometrelik yeni bağlantı yolunda asfalt serimine başlandı. Çalışmalar tüm hızıyla sürerken yolun yıl sonunda trafiğe açılmasının planlandığı duyuruldu. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kent içi trafiği rahatlatmak amacıyla başlattığı tarihi ulaşım yatırımları tüm hızıyla devam ediyor. Karabağlar trafiğine nefes aldıracak Dostluk Bulvarı Bağlantı Yolu Projesi’nde de yüzde 92 seviyesine ulaşıldı. Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında açılan bir kilometrelik yeni bağlantı yolu kapsamında kanalizasyon, doğalgaz ve elektrik hatları yenilendi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda İZBETON ekipleri asfalt serimine başladı. 6 ton asfalt serileceği ve yolun yıl sonunda trafiğe açılacağı belirtildi.

Bozyaka trafiğinin düğümü çözülecek

Eskiizmir Caddesi ile Yeşillik Caddesi’ni birbirine bağlayarak Bozyaka bölgesi başta olmak üzere Karabağlar trafiğine nefes aldıracak yeni imar yolu, Dostluk Bulvarı, Şehit Pilot Volkan Koçyiğit Bulvarı ve Sevgi Bulvarı’nın kesişimindeki kavşaktan başlıyor. Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nin bulunduğu 5714/1 sokak istikametinde ilerleyerek Zincirlikuyu Camii’nde son buluyor. Böylelikle iki nokta arasındaki mesafe yaklaşık 600 metre kısalmış oluyor. Yolun hizmet vermeye başlaması ile birlikte Karabağlar Bozyaka, Sarıyer ve Sevgi mahallelerindeki trafik sıkıntısı çözülmüş olacak.

Bisiket yolu da var

Yeni ve modern yapısıyla hem araç hem de yaya trafiğinin konforunu artıracak yol çift şerit gidiş, çift şerit geliş olmak üzere dört şerit olarak hizmet verecek. Projede yaya yolu ve bisiklet yolu da yer alıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/dostluk-bulvari-baglanti-yolu-yil-sonunda-aciliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/dostluk-bulvari-baglanti-yolu-yil-sonunda-aciliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/dostluk-bulvari-baglanti-yolu-yil-sonunda-aciliyor/9219/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:17:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mithatpaşa Caddesi&#39;ndeki ana boru arızası için İZSU seferber oldu</title>
			<description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü, Güzelbahçe–Narlıdere hattını besleyen 800 mm çaplı içme suyu ana iletim hattında meydana gelen arızayı kısa sürede gidermek için seferber oldu. Güzelbahçe ilçesinin tamamı ile Narlıdere Limanreis Mahallesi’ndeki zorunlu su kesintisinin 10 Aralık Çarşamba günü saat 10.00’da sona ereceği belirtildi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Güzelbahçe ve Narlıdere’ye içme suyu sağlayan Narlıdere Limanreis Mahallesi Mithatpaşa Caddesi ile Hasan Ali Yücel Sokak kavşağında 800 mm çaplı ana iletim hattında meydana gelen arızayı gidermek için seferber oldu. Bölgeye ulaşan ekipler, ilk olarak hattın güvenli şekilde açılabilmesi için kontrollü su tahliyesini tamamladı. Güzelbahçe ilçesinin tamamı ile Narlıdere Limanreis Mahallesi’nde su kesintisine neden olan arızayı gidermek için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Ana iletim hattında arızalı olan borunun 6 metrelik kısmının değişeceği, 10 Aralık Çarşamba günü saat 10.00’dan itibaren su kesintisinin sona ereceği bildirildi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/mithatpasa-caddesi-ndeki-ana-boru-arizasi-icin-izsu-seferber-oldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/mithatpasa-caddesi-ndeki-ana-boru-arizasi-icin-izsu-seferber-oldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/mithatpasa-caddesi-ndeki-ana-boru-arizasi-icin-izsu-seferber-oldu/9190/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 10:19:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de “Gri Su&quot; dönemi başlıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin su krizine yenilikçi çözüm getiren “RESWATER-Dirençli Kentsel Su Yönetimi İçin Geleneksel Olmayan Su Kaynakları” projesi  Akdeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı’ndan (Interreg NEXT MED) hibe almaya hak kazandı. Büyükşehir hizmet binalarında gri su arıtma sistemi kuracak, arıtılan su bina temizliği ve peyzaj sulamasında kullanılacak. Türkiye’ye örnek olacak uygulama ile hem maliyetlerin düşürülmesi hem de çevresel etkilerin en aza indirilmesi planlanıyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Akdeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı (Interreg NEXT MED) kapsamında hibe almaya hak kazanan projeler açıklandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi,  “Dirençli Kentsel Su Yönetimi İçin Geleneksel Olmayan Su Kaynakları-RESWATER” projesi ile hibe almaya hak kazanarak yedi Akdeniz kenti ile birlikte program ortağı oldu. Koordinatörlüğünü Malta Enerji ve Su Bakanlığı’nın yürüttüğü program Akdeniz’de sürdürülebilir su yönetimi için önemli adımlar içeriyor. Proje kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet binalarında gri su kullanımına yönelik araştırma, geliştirme ve uygulama çalışmaları yapacak.

İzmir’de sürdürülebilir su yönetimi için örnek proje

Belediye hizmet binalarında merkezi ve konvansiyonel olmayan su kaynakları çözümleri uygulanacak. Bu alanda su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için kapsamlı bir gri su arıtma ve yağmur suyu hasadı projesi geliştirilecek. Binada oluşan gri su arıtılacak ve arıtılan su, bina içi temizlik ile kamusal alanlar ile peyzaj alanlarının sulanmasında kullanılacak. Uygulama ile hem maliyetlerin düşürülmesi hem de çevresel etkilerin en aza indirilmesi hedefleniyor. Kurulacak sistem, su miktarı ve kalitesini dijital araçlarla izleyerek fizibilite analizlerine olanak sağlayacak. Belediye, proje ortaklarıyla birlikte elde edilen deneyimleri paylaşacak, performans verilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirecek ve yerel düzeyde farkındalık çalışmaları, atölye ve etkinlikler düzenleyecek. Proje sayesinde sürdürülebilir su yönetimi konusunda hem yerel hem de bölgesel ölçekte iyi uygulama örneklerinin ortaya konması hedefleniyor.

Amaç sürdürülebilir ve dirençli bir kentsel su yönetimi

Proje, programın “Daha yeşil, sıfır karbon ekonomisine doğru daha düşük karbon tüketimine yönelen ve dirençli bir Avrupa” önceliği kapsamında, “Suya erişimin ve sürdürülebilir su yönetiminin desteklenmesi” özel hedefi doğrultusunda yürütülüyor. Bu kapsamda iklim değişikliği ve nüfus artışı nedeniyle tatlı su kaynaklarına olan talebin giderek arttığı bölgelerde, doğal su kaynaklarına bağımlılığı azaltacak alternatif çözümler araştırılacak. Yine küçük ölçekli ve merkezi olmayan (şebeke dışı) su kaynaklarının kullanımı incelenecek ve gri su ile yağmur suyunun depolanması pilot bölgelerde uygulanacak.

Kentsel su talebinin yüzde 30-50 oranında azaltılması hedefleniyor

Projeyle, konvansiyonel olmayan su kaynaklarının geliştirilmesi ve teşvik edilmesi, elde edilen deneyimlerin hem yerel hem de Akdeniz bölgesi aktörleriyle paylaşılması ve kentsel su talebini yüzde 30-50 oranında azaltma potansiyeli taşıyan çözümlerin fizibilite çalışmalarının yapılması hedefleniyor. Projenin sonuçlarının, sürdürülebilir ve düşük karbonlu su yönetimi politikalarının geliştirilmesine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

Uluslararası güçlü ortaklık

RESWATER Projesi, Akdeniz çanağından geniş bir ortaklık ağını da bir araya getiriyor. Çalışmada; Malta Enerji ve Su Ajansı (Koordinatör), İzmir Büyükşehir Belediyesi, Su Araştırmaları ve Teknolojileri Merkezi (Tunus), Cagliari Üniversitesi (İtalya), Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı, Akdeniz Bilgi Ofisi / Küresel Su Ortaklığı Vakfı (Yunanistan), Murcia Bölgesi Su Genel Müdürlüğü (İspanya) yer alıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/izmir-de-gri-su-donemi-basliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/izmir-de-gri-su-donemi-basliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-de-gri-su-donemi-basliyor/9169/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 09:41:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>200 milyon liralık alt yapı yatırımı yeni yılda tamamlanacak</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ödemiş’te yaşanan su taşkınlarını önlemek ve ilçeyi sağlıklı ve kesintisiz suya kavuşturmak için başlattığı 200 milyon liralık yatırım yüzde 60 seviyesine geldi. Hızla süren imalatlar 2026 yılının ilk aylarında tamamlanacak. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Ödemiş ilçesinin altyapı sorunlarına kalıcı çözüm getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. 200 milyon liralık yatırımla Emmioğlu, Umurbey ve Cumhuriyet mahallelerinde yürütülen yağmur suyu hattı imalatı ile taşkın sorunu çözülecek, eskiyen içme suyu hatları yenilenerek ilçe merkezi kesintisiz, temiz ve güvenli içme suyuna kavuşacak. Yüzde 60 seviyesine gelen imalatlar 2026 yılının başlarında tamamlanacak. İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ve Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan Emmioğlu, Umurbey ve Cumhuriyet mahallelerinde yürütülen alt yapı çalışmalarını inceledi, teknik ekipten bilgi aldı.

Erdoğan: İlçenin altyapı sorununa köklü çözüm getiriyor

Çalışmaların 2026 yılının ilk aylarında tamamlanacağını ifade eden İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “İZSU olarak Ödemiş’in altyapı sorunlarına köklü çözümler getiriyoruz. Kanalizasyonla birleşik çalışan yağmur suyu hatlarını ayırıyor, taşkın riskini tamamen ortadan kaldırıyoruz. Aynı zamanda devam eden ikinci çalışmayla da ekonomik ömrünü tamamlamış içme suyu ana isale hatlarını yüksek basınca dayanıklı yeni borularla değiştiriyoruz. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 2 bin 600 metre yeni yağmur suyu hattı, 3 bin 900 metre yeni isale hattı, 500 metre atık su hattı döşendi” dedi.

“İlçemizin kaderi değişiyor”

Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan ise yatırımların ilçeye büyük katkı sağlayacağını vurgulayarak, “İzmir Büyükşehir Belediyemizle yürüttüğümüz bu önemli projeler sayesinde Ödemiş uzun yıllardır yaşadığı su taşkınlarından kurtulacak. Hemşerilerimiz artık daha sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna ulaşabilecek. Altyapıda çağ atlayan bir Ödemiş hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Eş zamanlı iki dev yatırım

200 milyon liralık yatırımla 4 bin 850 metre yeni yağmur suyu hattı, 420 metre sıra ızgara ve 485 adet tekli ızgara döşenecek. Ayrıca 8 bin 600 metrelik yeni isale hattıyla birlikte patlak, kaçak ve su kesintileri sona erecek.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/200-milyon-liralik-alt-yapi-yatirimi-yeni-yilda-tamamlanacak.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/200-milyon-liralik-alt-yapi-yatirimi-yeni-yilda-tamamlanacak_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/200-milyon-liralik-alt-yapi-yatirimi-yeni-yilda-tamamlanacak/9159/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 10:14:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Buca&#39;da geri dönüşümün en anlamlı hali</title>
			<description><![CDATA[Buca Belediyesi, ilçede yürüttüğü “Kapakları Topluyoruz, Engelleri Aşıyoruz” kampanyası ile bugüne dek 4 tona yakın plastik kapak toplayarak 7 adet tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Bu kampanya ile plastik şişelerin küçük kapakları doğayı kirleten bir yük olmaktan çıkıp, ekonomiye ve insan hayatına değer katan kıymetli bir kaynağa dönüşüyor” diye konuştu.
 
Buca Belediyesi’nin sıfır atık çalışmaları kapsamında ilçe genelinde yürüttüğü “Kapakları Topluyoruz, Engelleri Aşıyoruz” kampanyası, çevre duyarlılığı ile toplumsal dayanışmayı bir araya getiriyor. Kampanya yalnızca geri dönüşümü teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmayı da amaçlıyor. İzmir’de kampanyayı hayata geçiren ilk belediye olan Buca Belediyesi’nin 2020 yılında başlattığı çalışma ile ilçe genelinde okullar, işletmeler ve vatandaşların katkıları ile 4 tona yakın plastik kapak toplandı. Bunun sonucunda ise 7 adet tekerlekli sandalye ihtiyaç sahibi engelli bireye ulaştırıldı.
 
“DAYANIŞMANIN EN PARLAK ÖRNEĞİ OLDU”
 
'Kapakları Topluyoruz, Engelleri Birlikte Aşıyoruz' kampanyasının Bucalı’nın kalbindeki dayanışma ruhunun en parlak örneği olduğunu ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Bu kampanya ile plastik şişelerin küçük kapakları doğayı kirleten bir yük olmaktan çıkıp, ekonomiye ve insan hayatına değer katan kıymetli bir kaynağa dönüşüyor. Bu sayede hem gezegenimizi koruyor hem de sıfır atık vizyonumuzu somut adımlarla hayata geçiriyoruz. Topladığımız her kapak, bir umuda, bir harekete ve özgürlüğe dönüşüyor. Bu kapaklarla temin ettiğimiz tekerlekli sandalyeler, hayatın engelleriyle mücadele eden kardeşlerimizin en büyük destekçisi oluyor. Onların evlerinden çıkıp toplumsal hayata karışmasına, yeniden bağımsız bir birey olarak hayata tutunmasına vesile oluyor. Bu anlamlı kampanyaya destek veren tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/buca-da-geri-donusumun-en-anlamli-hali.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/12/buca-da-geri-donusumun-en-anlamli-hali_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/buca-da-geri-donusumun-en-anlamli-hali/9144/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 11:26:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“İzmir Körfezi&#39;ni birlikte kurtaracağız&quot;</title>
			<description><![CDATA[İzmir Körfezi’nin ekolojik geleceğini bilimsel yöntemlerle güvence altına almak amacıyla düzenlenen “2025 Körfez Buluşması”, sivil toplum örgütleri, bilim insanları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturdu. Etkinlikte Çiğli Arıtma Tesisi’ndeki dönüşüm, dip tarama çalışmaları, modifiye kil uygulamaları gibi stratejik adımlar İSTÖP (İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu) üyeleri ile paylaşıldı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Körfezi’nin mevcut durumunu değerlendirmek ve çözüm odaklı yol haritasını pekiştirmek amacıyla düzenlenen “2025 Körfez Buluşması”, İZDENİZ ile İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İSTÖP) iş birliğinde Tarihi Bergama Vapuru’nda gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Zafer Yıldır, İSTÖP–KONFED–KONVAK Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ve sivil toplum kuruluşları, İZSU ve İZDENİZ yöneticileri ile akademisyenler bir araya geldi. Toplantıda Körfez’de son iki yılda elde edilen iyileşmenin bilimsel temelleri ortaya koyulurken, İzmir Körfezi’nin daha iyiye gitmesi için uygulanabilecek hedefler de masaya yatırdı.

Ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Zafer Yıldır, İzmir Körfezi’nin ana kirletici noktalarından biri Gediz Nehri’ne dikkat çekerek, “275 kilometre uzunluğundaki Gediz Nehri, dört farklı ilden geçerek Körfez’e ulaşıyor ve geldiği son noktada ne yazık ki çok ciddi bir kirlilik yükü taşıyor. Gerekli arıtma süreçleri çalışmadığı, kontroller ve denetimler yerine getirilmediği için bu kirlilik her geçen gün artıyor. Üstelik bu denetimleri yapma yetkisi yerel yönetimlerde değil. Önümüzdeki dönemde bu yetki meselesinin yeniden tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bugün geldiğimiz noktada Gediz’in kirletilmeye devam edildiğini üzülerek görüyoruz. UNESCO’nun önerdiği ve bilim insanlarıyla birlikte geliştirdiğimiz modifiye kil uygulaması konusunda da sizleri bilgilendireceğiz. Körfez üzerinde çok daha sıkı bir kontrol mekanizması kurmak için hem uydu hem drone izleme sistemlerini devreye aldık. İZSU ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışıyor; geçmiş yıllarda yaşadığımız kirlilik ve koku sorunlarına kıyasla önemli bir mesafe aldık. Ancak bakanlık düzeyinde yürütülmesi gereken çalışmalar henüz başlamış değil” dedi.

Körfez’i yeniden en iyi haliyle İzmir’e kazandırabiliriz

Geçen günlerde Bayraklı açıklarında tanık olunan kirlilik hakkında konuşan Levent Yıldır, “Kaynağı tam olarak bilinmemekle birlikte bir tersane ya da yük gemisinden bırakıldığı değerlendirilen bu atık, deniz yüzeyinde ciddi bir kirliliğe yol açtı. Körfezde yaşanan her sorunun siyasi gerekçelerle yalnızca belediyeye yüklenmesi doğru değil ve çözüm üretmiyor. Çünkü mevzuata göre denizlerde yetkili üç bakanlık var: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; Tarım ve Orman Bakanlığı. Dolayısıyla kalıcı çözüm için bu bakanlıkların desteği hayati önem taşıyor. Onların sahiplenmesiyle birlikte Körfez’de çok daha güçlü adımlar atabilir, Körfez’i yeniden en iyi haliyle İzmir’e kazandırabiliriz. Bugün aramızda bulunan STK temsilcileri, federasyon başkanları, akademisyenler ve uzmanlar aslında dayanışmanın en güzel örneğini oluşturuyor. İSTÖP’ün ve Bilim Kurulu’nun yürüttüğü çalışmaların, yerel yönetimlerle birlikte çözüm üretmede Türkiye’ye örnek olacağına inanıyorum. Bu buluşmanın, daha güçlü ortaklıkların başlangıcı olmasını diliyorum. Körfez bizim için sadece bir coğrafya değil; İzmir’in kültürü, nefesi, kimliği ve geleceğidir. Bugün attığımız her adım, çocuklarımızın temiz bir Körfez’de yeniden yüzebilmesi, balıkların çoğalması ve kıyılarımızın yeniden hayat bulması içindir” şeklinde konuştu.  

Aydoğan: 21 bilim insanıyla çalışmak için buradayız

İSTÖP–KONFED–KONVAK Genel Başkanı Mehmet Aydoğan ise “21 bilim insanıyla birlikte çalışmak için bugün buradayız. İzmir’in en büyük sorunlarından biri olan Körfez’e katkı sunacağız. Bu proje İzmir’in sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetimlerle birlikte çözmesinde bir ilk ve devamının adımı olacaktır. Biz burada bilimsel olarak nasıl bu konuya katkı sunarız onları araştıracağız” dedi.

Erdoğan: Yağmur suyu kanal ayrıştırma çalışmalarımız devam ediyor

Programın sunum bölümünde ilk olarak İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan söz aldı. Erdoğan, “Özellikle son dönemde gerçekleştirdiğimiz 2,5 milyar liralık büyük altyapı programı, Lot 1, Lot 2 ve Lot 3 olarak adlandırdığımız geniş bir bölgeyi kapsıyor. Alsancak, Konak, Karataş ve Karabağlar’da yeni yağmur suyu hatları oluşturarak, yağış anında kanalizasyon hatlarının taşmasını engelliyor; yağmur suyunun doğru hatta yönlendirilmesini sağlıyoruz. İzmir Körfezi’ne çıkan ve Körfez çevresini besleyen 33 dere bulunuyor. Bu derelere yalnızca doğal akış değil; kentteki kirliliğin tamamı, sokaklardan taşınan atıklar, yağmur suyu ızgaralarından sürüklenen çöpler ve maalesef vatandaşlar tarafından bilinçsizce çevreye bırakılan atıklar da ulaşabiliyor. Bu nedenle 33 derenin tamamında her yıl düzenli olarak kapsamlı temizlik çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yıllık olarak yaklaşık 100 bin ton malzeme bu derelerden çıkarılıyor. Bunun en yoğun örneklerinden birini, halkımızın da yakından bildiği Halkapınar–Meles hattında görüyoruz; taşkın dönemlerinde en kritik çalışan bölge olduğu için burada çok yoğun mesai harcıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Çiğli A.A.T 2019’da kaybettiği geçici faaliyet belgesini geçtiğimiz hafta yeniden aldı”

İzmir’in merkezinde oluşan atık suyun %96’sının Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’ne gittiğini söyleyen Erdoğan, “Yıllardır konuşulan dördüncü fazın inşaatını nisan ayında tamamlayarak işletmeye aldık. Bununla birlikte birinci, ikinci ve üçüncü fazlarda gerekli tadilatları yaptık; tüm ekipmanları yeniledik; ön arıtma tesisini kurduk; içerideki mevcut birikimleri temizledik. Dördüncü faz devreye alınırken, ilk üç fazı da sistemden çıkartıp tamamen temizleme fırsatı bulduk. Bugün itibarıyla şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi, bakanlık tarafından anlık ve tam yetkili bir şekilde izleniyor. Tüm değerler mevzuata uygun olarak sağlanıyor. Tesis, 2019’da kaybettiği geçici faaliyet belgesini geçtiğimiz hafta yeniden aldı. Yani İzmir’in atık sularının %96’sını arıtan bu tesisle ilgili tartışılacak teknik bir olumsuzluk yok. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı arıtma tesislerinden biri olan bu tesis, sürekli yenilenmeyi gerektiren ‘canlı’ bir tesis; elbette yapılacak çok şey var. Ancak şu anda Körfez üzerinde olumsuz bir etkisine dair herhangi bir veri bulunmuyor ve tesis tamamen kontrol altında çalışıyor” dedi.

Marım: 48 saatte kontrol altına alıyoruz

İzmir Körfezi’nde 2024 ve 2025 yaz dönemlerinde yaşanan alg patlamalarına yönelik yürütülen bilimsel müdahale çalışmaları hakkında konuşan İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, modifiye kil uygulamasının UNESCO tarafından doğrulandığını, balık ölümlerini iki gün içinde kontrol altına alma kapasitesine sahip olduklarını belirterek, “Doğru zamanda müdahale ettiğimizde alg patlamalarını 48 saatte baskılayabiliyoruz. Bu yılın balık kayıpları, haziran-ağustos döneminde uygulamaya izin verilseydi yaşanmayacaktı. Onay geldikten sonra hızla müdahalelere başladık. Önümüzdeki yıl kil yöntemini düzenli uygularsak balık ölümleri olmayacak; bunu hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Marım, alg patlamasının İzmir Körfezi’nde uzun yıllardır bilinen bir durum olduğunu belirterek şöyle konuştu: “1955 yılında Alman bilim insanları tarafından yapılan araştırmada Körfez’de alg patlamaları tespit edilmiş. 1987’de yine benzer olaylar yaşanmış. Ara yıllarda yapılan çalışmalar da bunu doğruluyor. Alg patlaması yalnızca İzmir’e özgü değil; Gölcük Gölü’nde, Manyas Kuş Gölü’nde de aynı süreçleri görüyoruz.”

“Koku ve balık ölümleri bu yıl yüzde 80 azaldı”

Marım, bu yazın önceki yıllara kıyasla çok daha olumlu geçtiğini belirterek, “2024 yazına göre bu yıl koku şikâyetleri ve balık ölümleri yüzde 80 azaldı. Bilimsel yöntemle doğru zamanda müdahale ettiğimizde Körfez’in nasıl hızla toparlandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Marım, Körfez’deki kirliliğin yalnızca alg patlamasından değil, dış kaynaklı deşarjlardan da beslendiğini söyleyerek, “Her şehrin kendine has tarımsal ve kentsel girdileri var. Körfez’deki kirlilikte insan kaynaklı faktörler büyük rol oynuyor. Bu nedenle Başkanımız Cemil Tugay’ın talimatıyla 30’dan fazla kamera ve gemi denetim sistemi kuruyoruz. Körfez’e yapılan izinsiz atık bırakma girişimlerini anlık izleyeceğiz” diye konuştu.

Güler: Körfez’in dolaşım kapasitesi daha da zayıflayacak

İzmir Körfezi’nde yıllardır devam eden sığlaşma ve sediman birikimi sorununa da dikkat çeken İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Körfez’de dışa doğru bir su hareketi olsa bile, kıyı çizgisi boyunca ciddi bir sığlaşma görüyoruz. Haritalarda sarı olarak işaretlenen bölgeler sediman birikiminin en yoğun olduğu alanlar. Bu süreç körfezin zaman içinde bir göle dönüşmesine yol açabilecek bir risk taşıyor. Gemilerin geçiş yaptığı alan giderek daralıyor ve bu durum Yenikale Burnu ve Çakalburnu hattında kritik bir derinlik kaybına yol açtı. Bugün gemi trafiğinin kullandığı koridor son derece daralmış durumda. Sediman hareketine müdahale edilmezse Körfez’in dolaşım kapasitesi daha da zayıflayacak” dedi.

“Nükleer santral kadar zor bir ÇED süreci gerektirdi”

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin önerileri ile geliştirilmiş büyük Körfez rehabilitasyon projesinin yıllarca sürdüğü ve 4,5 yıllık yoğun bir ÇED sürecinin ardından 2016 yılında onay alabildiği hatırlatan Güler, “Bu proje, Türkiye’de en kapsamlı ÇED süreçlerinden biri oldu. Size bir örnek vereyim: Akkuyu Nükleer Santrali’nin ÇED süreci yalnızca 6 ayda tamamlandı. İzmir Körfezi için yapılan ÇED ise 4,5 yıl sürdü. Çünkü buradaki çalışma çok daha karmaşık, çok daha fazla kurumun ve çevresel değişkenin dahil olduğu bir süreç” ifadelerini kullandı.

“Körfez’in geleceği için iki yapay ada öneriyoruz”

Toplantıda, İzmir Körfezi’ndeki sirkülasyon ve derivasyon kanallarında yapılması planlanan büyük ölçekli dip tarama çalışmalarına da değinen Dr. Güler, “Çıkarılacak malzemenin büyüklüğü, Türkiye’de bugüne kadar görülmemiş bir çevre lojistiği ihtiyacı doğuruyor. Bu iki proje tamamlandığında çıkarılacak toplam malzeme miktarı 45 milyon metreküp civarında. Ama bu malzeme kirli değil; tehlikeli atık sınıfında değil. Yani yeniden kullanım için ideal bir malzeme. Çevre Bakanlığı’nın belirlediği mevcut döküm alanı Homa Dalyanı’nın açıkları ancak orası özel çevre koruma bölgesine çok yakın olduğu için ciddi ekolojik risk taşıyor. Dünyanın birçok yerinde tarama malzemesi, doğal yaşam adasına dönüştürülerek değerlendiriliyor. Biz de Körfez’in hemen dışında iki yapay ada oluşturmayı öneriyoruz. Bu adalar kuşlar, deniz canlıları ve lagün ekosistemleri için yeni bir yaşam alanına dönüşebilir” diye konuştu.

“Biz malzemeyi nereye atacağız?”

Projenin çevresel ve teknik olarak uygulanabilirliği için gerekli imar ve kurum görüşlerinin büyük bölümünün alındığı, ancak henüz merkezi yönetimden onay çıkmadığı belirten Dr. Güler, “Çevre Bakanlığı projeyi onaylamayacağını bildirdi. ‘Peki 45 milyon metreküp malzemeyi nereye atacağız?’ Ramsar alanı olan Kuş Cenneti’ne dökülemez, karaya dökemezsiniz, denize rastgele bırakamazsınız. Sivil toplum örgütlerinin desteği bu noktada çok önemli. Çünkü sirkülasyonun artırılması ve Körfez’in temizlenmesi için en kritik adımlardan biri bu adaların onaylanması. Toplumsal destek olmadan bu projeyi hayata geçirmek çok zor” şeklinde konuştu.

Körfez için ortak hedef: Bilim, izleme, arıtma ve iş birliği

Etkinlik sonunda İSTÖP üyeleri İZDENİZ ve İZSU temsilcilerine soru sorarak İzmir Körfezi’nin sağlıklı bir ekosistem haline gelmesi için:

•Bilim kurulunun önerilerinin izlenmesi

•Arıtma tesislerinin kapasite ve teknoloji olarak güçlendirilmesi

•Dip tarama ve dere temizliği gibi kalıcı müdahalelerin sürdürülmesi

•Gemi kaynaklı kirlilikle aktif mücadelenin güçlendirilmesi konularında kararlı olduklarını duyurdu.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/izmir-korfezi-ni-birlikte-kurtaracagiz.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/izmir-korfezi-ni-birlikte-kurtaracagiz_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-korfezi-ni-birlikte-kurtaracagiz/9122/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 09:34:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Doğal Yaşam Parkı&#39;nda acil durum tatbikatı</title>
			<description><![CDATA[Güvenli bir kent hedefine yönelik çalışmaların yanı sıra kurum personelini de afetler konusunda bilinçlendiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kez yüzlerce hayvanın barındığı Doğal Yaşam Parkı’nda tatbikat yaptı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Yangın, deprem ve sel gibi acil durumlara yönelik tatbikat düzenleyen Afet İşleri Dairesi Başkanlığı, parkta bulunan hayvanların tahliyesini gerçekleştirdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Eşrefpaşa Hastanesi ile Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı, yüzlerce hayvanın barındığı Doğal Yaşam Parkı’nda yangın, deprem ve sel gibi acil durumlara yönelik tatbikat yaptı. Senaryo gereği önce deprem meydana geldi. Ardından idari binada yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye hemen itfaiye ekipleri ile sağlık personeli yönlendirildi. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederek binada bulunan iki yaralıyı kurtardı ve sağlık ekiplerine teslim etti. Ekipler, diğer taraftan da hayvanların tahliyesi için harekete geçti. Senaryo gereği park sakinleri, görevliler tarafından güvenli bölgeye alındı. Tatbikat, başarıyla tamamlandı. 

“Afet yaşanmadan tahliye senaryosu oluşturmak istedik”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afete Hazırlık Şube Müdürü Özlem Özant, “Dirençli kent, afete hazırlıklı kent dediğimiz zaman insanlar kadar hayatı paylaştığımız canlılar da oldukça kıymetli oluyor. Onlar için de afete hazırlık konusunda bazı önlemler almamız gerekiyor. Bu nedenle Doğal Yaşam Parkı’nda bazı hayvanların tahliyesini yaptık. Amacımız herhangi bir afet yaşanmadan önce bir senaryo oluşturmak. Yol haritamızı belirlemek için böyle bir tatbikat yaptık. Böylece hem birimler arası koordinasyonu sağlamak istedik hem de acil durum ekiplerimiz, bir afet anında nasıl bir müdahalede bulunacaklarının provasını yaptı” dedi. 

“Acil durumlarda hayvanlar da tahliye edilmeli”
İlk kez hayvanların tahliyesine yönelik bir tatbikat düzenlendiğini ifade eden Özlem Özant, “Yaşanacak bir afet anında, acil durumda aslında insanlar kadar hayvanların da kurtarılması gerektiğini biliyoruz. Mevzuat gereği yılda bir kez tatbikat düzenlemek zorundayız. Afet bilincine dönük eğitimlerimiz var. Acil durum ekiplerimize de düzenli eğitimler veriliyor” diye konuştu.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/izmir-dogal-yasam-parki-nda-acil-durum-tatbikati.png</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/izmir-dogal-yasam-parki-nda-acil-durum-tatbikati_t.png</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-dogal-yasam-parki-nda-acil-durum-tatbikati/9094/</link>
			<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:27:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Tugay&#39;dan sanayicilere yeşil dönüşüm çağrısı</title>
			<description><![CDATA[Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin 5. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in Avrupa Birliği’ne verdiği 2030’a kadar Karbon Nötr Kent sözünün, ortak geleceğe verilen söz olduğunu hatırlatarak, “Gelin İzmir’i Akdeniz’in en dirençli enerji şehri, Türkiye’nin yenilenebilir enerji merkezi, sanayide yeşil dönüşümün öncüsü, iklim bilincinin en güçlü olduğu şehir yapalım” dedi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ENSİA) 5. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen toplantıya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı ve yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ile iş dünyasının temsilcileri katıldı. Genel kurulda ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı bayrağı Elvan Aygün Anbar’a devretti.

“Sürdürülebilirlik artık seçenek değil mecburiyettir”

Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, İzmir’in sıfır karbon emisyonu yolculuğundaki yol haritasını anlattı. Sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil hem ekonomik hem stratejik bir mecburiyet olduğunu aktaran Başkan Tugay, “Şehirler artık yalnızca enerji tüketicisi değil; enerji politikalarının tasarımcısı durumundadır. İzmir de bu yaklaşımın Türkiye’deki öncüsü olma çabası içerisindedir. Bizler, Avrupa Birliği’ne 2030’a kadar karbon nötr şehri olma sözü verdik. Bu aslında İzmir’in ortak geleceğe verdiği sözdür” dedi.

“Türkiye’de kendi benzerleri arasında önder olan bir çizgide yürüyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi,  Buca Sosyal Yaşam Kampüsü ve Bornova Buz Sporları Salonu olmak üzere Enerji Yönetim Sistemi Sertifikalı  üç tesisi bulunduğunu aktaran Başkan Tugay, “Bu tesislerimiz belediyedeki enerji tüketimimizin yüzde 18’ini oluşturuyor. 2024 yılında 1 milyon 765 bin kilowatt saat tasarruf sağladık. Şu anda 20 güneş enerjisi santrali ile 2 milyon kilowatt saatten fazla üretim yapıyoruz. 2025’te devreye alınan 21’inci santral afet koşullarında bile çalışabilen, şebekeden bağımsız bir model olacak. Ulaşımda elektrikli filo dönüşümünü teşvik ediyoruz. İzmir Yeşil Şehir Eylem Planı, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı ve ilk Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu ile Türkiye’de kendi benzerleri arasında önder olan bir çizgide yürüyoruz” şeklinde konuştu.

“Gelin İzmir’i Türkiye’nin yenilenebilir enerji merkezi yapalım”

Ulaşımın karbon emisyonundaki payının yüzde 1 olduğunu söyleyen Başkan Tugay, sanayide yapılacak tek bir verimlilik projesinin onlarca ulaşım projesinden daha yüksek etki yarattığını ifade ederek, “Bu nedenle sanayicilerimizle aynı masada olmak stratejik bir gereklilik, hatta zorunluluk. Enerji dönüşümü, devletin ya da belediyenin tek başına sürdürebileceği bir süreç değil. Hep birlikte enerji verimliliğini yaygınlaştırmamız gerekiyor. Yeşil OSB modelleri geliştirmemiz, hidrojen, biyogaz ve atık ısı geri kazanımı pilot uygulamalarını başlatmamız, karbon ayak izi izlenebilirliğini güçlendirmemiz, ar-ge ve inovasyon ortak platformlarını kurmamız gerekiyor. Enerjinin, yalnızca bugünün değil; çocuklarımızın yarınının da konusu olduğunu unutmadan belediye olarak üzerimize düşeni yapmaya hazır olacağız. Sizler de üretim gücünüz ve vizyonunuzla bu sürecin en stratejik aktörleri olacaksınız. Gelin İzmir’i Akdeniz’in en dirençli enerji şehri, Türkiye’nin yenilenebilir enerji merkezi, sanayide yeşil dönüşümün öncüsü, iklim bilincinin en güçlü olduğu şehir yapalım” ifadelerini kullandı.

Eskinazi: Enerji teknolojileri üretim ve ihracat üssü olmaya hazırız

Enerji sektörünün ekonominin, sanayinin, diplomasinin merkezinde yer aldığını ifade eden EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin son 10 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını söyledi. Eskinazi, “EİB olarak yenilenebilir enerji sektöründe ihracatçı firmaları tek çatı altında toplayarak Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İhracatçı Birliği kurulması yönünde kararlılığımızı her platformda vurgulamaktayız. İzmir ve çevresinin sahip olduğu birikimle bir yenilenebilir enerji teknolojileri üretim ve ihracat üssü olmaya hazırız. EİB çatısı altında kurulacak bir ihracatçı birliğinin tüm sektöre yön verecek, kümelenmeyi güçlendirecek ve katma değerli bir ihracatı büyütecek stratejik bir platform olacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Güneş: Enerji günümüzün konusu

BASİFED Başkanı Semiha Güneş, “ENSİA, BASİFED’in en gözde derneklerinden bir tanesi. Çünkü enerji günümüzün konusu. Bu konuda ENSİA ile birlikte yol aldık. Epey işler yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Hem İzmir’de hem bölgede hem de Türkiye’de önemli çalışmalara imza attılar. Yeni başkanımız ve yönetimimizle de birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Kalaycı: Kirliliğin en önemli faktörü ise enerjiden kaynaklanıyor

ENSİA’nın İzmir’in yükselen değeri konumunda olduğunu söyleyen ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, 2016 yılından beri derneğin ilerlediği yol haritasını anlattı. Kalaycı, “Dünyayı kirletmeye devam ediyoruz. Bunu durdurabilmiş değiliz. Buradaki kirliliğin en önemli faktörü ise enerjiden kaynaklanıyor. Tüm kirleticilerin yüzde 75’i enerji kaynaklı. O yüzden biz enerjide ne kadar temize dönebilirsek dünyamızın önünü o kadar fazla açmış olacağız. Bunun da bilinci içerisinde elimizden gelen tüm çalışmaları yerelden başlayarak tüm Türkiye’ye yayacak şekilde yapmaya çalıştık. Bu mevsimde olamaması gereken bir sıcaklık yaşıyoruz. Barajlarımızın doluluk seviyesi düşük. Tüm bunlar temiz enerjiye gelip dayanıyor. O yüzden farklılık yaratma çalışmalarımıza belediyelerimizle, odalarımızla tüm Türkiye’de yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/baskan-tugay-dan-sanayicilere-yesil-donusum-cagrisi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/baskan-tugay-dan-sanayicilere-yesil-donusum-cagrisi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/baskan-tugay-dan-sanayicilere-yesil-donusum-cagrisi/9079/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 09:14:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Küçük bir hareket büyük bir fark yaratabilir&quot;</title>
			<description><![CDATA[DenizTemiz Derneği, Koç Şirketler Grubu gönüllüleri ve İzmir Doğa Severler Topluluğu Karşıyaka'da kıyı temizliği yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de destek verdiği etkinlikte kıyıdan ve karadan 300 kilogram atık toplandı.  

]]></description>
		    <news><![CDATA[Denizleri korumak, sahilleri temiz tutmak ve ekosisteme katkıda bulunmak için bir araya gelen doğaseverler Karşıyaka kıyılarında kıyı ve deniz temizliği yaptı. Etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı kara ekibi de destek verdi. Bostanlı sahilinde ve Mavişehir Balıkçı Barınağı'ndan eş zamanlı başlayan programa 80 kişiden oluşan DenizTemiz Derneği/TURMEPA ve Koç Şirketler Grubu gönüllüleri ve 25 kişiden oluşan İzmir Doğa Severler Topluluğu üyeleri katıldı. 

Neler çıktı?
Etkinlik sonunda kıyıdan ve denizden bir saatte yaklaşık 300 kilogram atık toplandı. Toplanan atıklar arasıda çok sayıda plastik şişe ve kapakları, gıda ambalajı, sigara izmariti, metal içecek kapakları, pipetler ve plastik poşetler dikkat çekti. Toplanan atıklar belediye ekiplerine teslim edildi. Çevreye duyarlılığı artırmak için yapılan etkinlikte “Denizlerimiz bizler için çok önemli. Temizlemekten öte kirletmemek gerekir. Küçük bir hareket büyük bir fark yaratabilir” mesajı verildi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/kucuk-bir-hareket-buyuk-bir-fark-yaratabilir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/kucuk-bir-hareket-buyuk-bir-fark-yaratabilir_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/kucuk-bir-hareket-buyuk-bir-fark-yaratabilir/9047/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 14:40:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kemalpaşa&#39;ya modern doğal yaşam alanı</title>
			<description><![CDATA[Kemalpaşa Belediyesi, 1.800 sokak hayvanı kapasiteli modern doğal yaşam alanıyla can dostlara güvenli bir yuva kazandırıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Kemalpaşa Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmek ve popülasyonu kontrol altına almak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçiriyor. İlçeye kazandırılacak 1.800 hayvan kapasiteli “Kemalpaşa Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı”, 32.000 m²’lik alan üzerinde, 16.000 m² inşaat alanına sahip olacak. Projede, son teknoloji ameliyathaneler ile birlikte ultrason, röntgen ve kan sayım cihazları gibi modern ekipmanlar yer alacak. Bu donanımlar sayesinde sokak hayvanlarının tedavi, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçleri en uygun ve sağlıklı koşullarda gerçekleştirilecek.

CAN DOSTLAR İÇİN YENİ BİR YUVA

Kemalpaşa’ya kazandırılacak yeni tesis, hayvan severlerin ziyaretine açık olacak. Vatandaşlar istedikleri zaman tesisi ziyaret edebilecek, can dostlarımızla ilgilenip onlara sevgilerini gösterebilecek. Tesis bünyesinde ayrıca sahiplendirme birimi de bulunacak. Proje aşaması tamamlanan çalışma şu anda ihale sürecine hazırlanıyor. 2026 yılının ilk aylarında ihaleye çıkılması, ardından bir yıl içinde projenin tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Orman Bölge Müdürlüğü’nden kiralama yöntemiyle tahsis edilen alanda kurulacak modern tesis, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na bağlı olarak İzmir’de Orman Bölge Müdürlüğü tarafından onaylanan ilk doğal yaşam alanı olma özelliğini taşıyor.

“ÖRNEK BİR TESİS OLACAK”

Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen açıklamasında, sokak hayvanlarına yönelik projede amaçlarının sadece barınma değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam alanı oluşturmak olduğunu belirterek, “Can dostlarımız için Kemalpaşa’mıza yakışır bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Can dostlarımız bizim için sadece korunması gereken varlıklar değil, aynı zamanda yaşamın bir parçasıdır. Bu nedenle hayata geçireceğimiz ‘Kemalpaşa Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’ projesi, hem can dostlarımızın güven içinde yaşayabileceği bir alan olacak hem de tesisimizi tüm vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla ziyaret edebilecek. 32 dönümlük büyük bir alanda, 16 dönümlük inşaat alanına sahip bu modern merkezimizde 1.800 can dostumuz aynı anda barınabilecek. Tesiste ameliyathaneler, karantina bölümleri, sahiplendirme birimleri ve tedavi üniteleri yer alacak. Ultrason, röntgen ve kan sayım cihazı gibi modern ekipmanlarla donatılacak bu merkezde sokak hayvanlarının kısırlaştırma, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri en sağlıklı koşullarda yürütülecek. Bu tesis yalnızca Kemalpaşa’nın değil, tüm İzmir’in örnek göstereceği bir proje olacak.” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/kemalpasa-ya-modern-dogal-yasam-alani.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/kemalpasa-ya-modern-dogal-yasam-alani_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/kemalpasa-ya-modern-dogal-yasam-alani/9044/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 13:29:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Tugay&#39;dan İzmir&#39;in çöp sorununun çözümü için açıklama</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentteki çöp sorununun çözümü için yoğun bir mesai harcandığını belirtti.]]></description>
		    <news><![CDATA[“Bir problem yaratmaya çalışıyorlar. O problem emin olsunlar herkesin problemi. Bu sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sorunu olarak tarif edilemez. Hep beraber İzmir’e sahip çıkacağız. En sağlıklı çöp bertaraf sistemini kurmak hepimizin boynunun borcu. Ben üzerime düşeni yapıyorum, yapmaya devam edeceğim” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İzmir’de atık bertaraf tesisleri için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Dr. Cemil Tugay, Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi ile ilgili mahkeme kararına değinerek çevre sağlığından dolayı değil, heyelan riski için tedbirli davranılan bir süreç yaşandığını belirtti. Başkan Tugay hazırlanan raporların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na aktarıldığını söyleyerek “Alanın kullanımıyla ilgili teknik bir sorun yok. Bazı vatandaşlar tepki gösteriyor, saygım sonsuz, itirazım yok. Ama şu bir gerçek; orada şu anda çevreye zarar veren bir durum yok. Gereken önlemler alınıyor. İzmir’de günde 6 bin ton atık toplanıyor. Bu atıkların bir kısmı Ödemiş ve Bergama’da bertaraf ediliyor ama diğer kısmıyla ilgili ben göreve geldiğimde hazır olan hiçbir şey yoktu. Göreve geldiğimden beri de 11 tane alan başvurumuz var. Kemalpaşa’da yaptığımız çalışmalar var. Hiçbirinde sonuç alamadık. Bu süreç bizim dışımızda. Bakanlık tarafında istediğimiz gibi yürümeyen bir süreç var. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Menderes’te alan belirlenmişti, siyasi nedenlerle önü tıkandı. Yamanlar’da Aziz Kocaoğlu zamanında bir çalışma başlatılmıştı. Yeraltı su rezervlerinin olumsuz etkileneceği söylenmişti. Hemen hemen her başvurunun önü tıkandı” dedi.

“Çöpün siyaseti olmaz”

Eleştirilerin hatırlatılması üzerine konuşan Başkan Tugay, “Bir şey yapılmadı iddiası doğru değil. Bir şey yapılmaya çok çalışıldı ama olay bizimle bitmiyor. Belediyenin kendi alanı olup da bu işe uygun olan yerler zaten teklif edildi. Ama bunlardan hiçbir sonuç alınamadı. Bizim ilerleyemediğimiz, bakanlığın da bize beklediğimiz kadar yardımcı olmadığı bir durum var. Çöpün siyaseti olmaz. Ama maalesef bizim bazı yerel siyasetçilerimiz kendilerine rant çıkarmak için bu konuyu çarpıtıyorlar. Bir ilçe belediye başkanı ‘yaşasın buraya tesis yaptırmadık’ gibi anlamsız bir açıklama yaptı. Çok sorumsuzca bir açıklamadır. O belediye başkanının her şeyden önce kendi ilçesinin atığının nereye gideceğini de açıklaması lazım. Onları nereye götürmemizi istediğini de o coşkulu sesiyle açıklarsa memnun olurduk. Bir problem yaratmaya çalışıyorlar. O problem emin olsunlar herkesin problemi. Bu sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sorunu olarak tarif edilemez. Ben belgeleriyle her şeyi ne zaman nasıl yaptığımızı açıklarım. Gerekirse anlatmaya başlayacağız. Bakanlığımızın aklı başında bürokratları var. İyi niyetli olduğuna inandığım bir bakanı var. Onların bir çözüm üretme yolunda bir adım atacağına inanıyorum. Bu konunun anlamsız bir siyasi tartışmaya dönmesi çok yanlış. Böyle bir hikayenin parçası olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“Herkes görevini yaparsa zaten ortada sorun kalmaz”

İzmirlileri İzmir’e sahip çıkmaya davet eden Tugay, “Hep beraber İzmir’e sahip çıkacağız. Kendi atığımıza, çöpümüze sahip çıkacağız. Mümkün olduğunca az atık üretmek, çok dönüştürmek ve en sağlıklı çöp bertaraf sistemini kurmak hepimizin boynunun borcu. Ben üzerime düşeni yapıyorum, yapmaya devam edeceğim. Ama bu sadece bugünün değil geleceğin de konusu. Sorunu makul, mantıklı yoldan çözmemiz lazım. Her zamankinden daha fazla çaba içindeyiz. Bu konuyu tartışmak yerine herkes üzerine düşeni yapsın diye düşünüyorum. Herkes görevini yaparsa zaten ortada sorun kalmaz” dedi. 
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/baskan-tugay-dan-izmir-in-cop-sorununun-cozumu-icin-aciklama.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/11/baskan-tugay-dan-izmir-in-cop-sorununun-cozumu-icin-aciklama_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/baskan-tugay-dan-izmir-in-cop-sorununun-cozumu-icin-aciklama/8999/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:47:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri yağışlarla mücadele ediyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir’in Bergama ilçesinde aşırı yağış nedeniyle sel ve su baskınları yaşandı. Metrekareye 137 kilogramın üzerinde yağış düşen ilçede Bayatlı, Ayvazeli ve Gökmen dereleri taştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiperi, taşkınlar sırasında mahsur kalan 30 kişiyi kurtardı. Ekiplerin su tahliye çalışmaları sürüyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Bergama’da gece saatlerinde başlayan şiddetli yağış yaşamı olumsuz etkiledi. İlçede sadece 1 saat içinde metrekareye 100 kilogramın üzerinde yağış düştü. Saat 06.00 itibariyle ise metrekareye düşen yağış miktarı 137 kilograma ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ve İZSU ekipleri başta olmak üzere birçok birim, yağışlardan etkilenen yurttaşların yardımına koştu. Yağış nedeniyle 19 merkez mahallenin 10’unda su baskınları yaşandı. Bayatlı, Ayvazeli ve Gökmen derelerinde taşkın meydana geldi. Aşırı yağışlar en fazla Fatih, Bahçelievler ve Maltepe mahallelerini etkiledi.

216 su baskını ihbarı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne toplam 216 su baskını ihbarı ulaştı, 74’üne itfaiye ekipleri tarafından müdahale edildi. Bölgeye çok sayıda vidanjör, iş makinesi ve ekip sevk edilirken, merkezden ayrıca iki kombine araç destek amacıyla gönderildi. İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı 7 ekip sahada görev yapıyor. Şu ana kadar 30’a yakın kişi mahsur kaldıkları yerlerden kurtarılarak güvenli alanlara tahliye edildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi’nden (AKOM) yapılan açıklamada, saha çalışmalarının birimlerin koordinasyonunda aralıksız sürdürüldüğü belirtildi.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-yagislarla-mucadele-ediyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-yagislarla-mucadele-ediyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-ekipleri-yagislarla-mucadele-ediyor/8969/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 11:43:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>3,2 milyar liralık altyapı yatırımı yapıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de su ve altyapı yatırımları hız kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü 2025 yılının ilk 9 ayında 30 ilçede toplam 3 milyar 211 milyon liralık yatırım gerçekleştirdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[248 kilometre uzunluğunda yeni içme suyu hattı döşenirken, 360 kilometre uzunluğunda içme suyu hattı yenilendi. Torbalı’daki arıtma tesisinin kapasitesi artırılırken, Körfez temizliği için dip tarama, yeni su kaynakları devreye alınması, yağmur suyu ve atık su hattı ayrıştırma ile kanalizasyon altyapısı güçlendirme çalışmaları öne çıktı.

“Sürdürülebilir İçme Suyu Yönetimi”, “İklim Değişikliğine Uyum ve Dirençli Altyapı”, “Çevreye Duyarlı Atık Su Yönetimi” çerçevelerinde çalışmalarını sürdüren İZSU, 2025 yılının ilk 9 ayında önemli yatırımlara imza attı. Küresel iklim krizi ve kuraklık tehdidinin en çok hissedildiği kentlerden biri olan İzmir’de, altyapı yatırımlarıyla su kaynaklarını koruma yolunda kritik adımlar atıldı. İZSU Genel Müdürlüğü, 9 ayda 3 milyar 211 milyon liralık yatırım yaptı. 248 kilometre yeni içme suyu hattı döşenirken, 360 kilometre uzunluğunda içme suyu hattı yenilendi. Böylelikle birçok noktaya sağlıklı içme suyu ulaştırılırken kayıp-kaçak oranı düşürüldü. Yeni içme suyu kaynakları tesis etme çalışmaları kapsamında 78 su kuyusu açıldı. 

Ayrancılar–Yazıbaşı Atık Su Arıtma Tesisi yakında açılıyor
Arıtma tesislerindeki büyük kapasite artışları, kuraklığa karşı alınan önlemler ve altyapı çalışmalarıyla İzmir’in geleceği güvence altına alınıyor. İZSU 2025 yılında Küçük Menderes Havzası’nda çevre kirliliğini önlemek ve havzayı korumak için ilçeye hizmet eden Torbalı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasitesini yaklaşık 3 kat artırarak günde 21 bin metreküpten 57 bin metreküpe çıkardı. 450 milyon liralık yatırımla Torbalı’daki Ayrancılar–Yazıbaşı Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasite artış çalışmaları büyük oranda tamamlandı. Açılışı için gün sayılan tesiste günde 25 bin metreküp atık su arıtılacak. İzmir’in en büyük üçüncü arıtma tesisi Küçük Menderes Havzası’ndaki kirlilik riskinin ortadan kaldırılması açısından büyük önem taşıyor.

Temiz körfez için güçlü adım
Körfez’in yeniden nefes alması amacıyla yürütülen çalışmalar, 2025’te hız kazandı. Çiğli Arıtma Tesisi’nin dördüncü fazının inşaatı ile birlikte tesisin kapasitesi arttı. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin atık su arıtmada lideri olan İzmir’in arıtma altyapısı, körfez ekosisteminin korunmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca Körfez tarama çalışmalarında da 9 ayda 400 bin metreküplük tarama yapıldı ve Körfez’in temizliğine yönelik büyük bir adım daha atıldı.

Birleşik sistem ayrıştırılıyor ve su baskınlarının önüne geçiliyor
İzmir’in her noktasını modern altyapıya kavuşturmak için kesintisiz çalışan İZSU Genel Müdürlüğü, birleşik sistemle çalışan yağmur suyu ve atık su kanallarını ayrıştırma çalışmalarına da devam ediyor. Buca, Bornova, Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Karabağlar, Çiğli ve Kemalpaşa’da devam eden çalışmalar kapsamında en çok taşkın problemi yaşanan muhtelif bölgelerde toplam 26 kilometre uzunluğunda yağmur suyu ve atık su hattı ayrıştırıldı. Devam eden çalışmalarla birlikte hem hatlardaki yük hafifletilerek Körfez’in temizliğine katkı sağlanacak hem de aşırı yağışlardaki su baskınlarının önüne geçilecek.

Kanalizasyon altyapısı da güçlendiriliyor
İZSU Genel Müdürlüğü, hem öz kaynaklarıyla hem de Dünya Bankası kredileriyle yapacağı büyük altyapı yatırımlarının yanı sıra, metropol ilçelerde yer alan atık su hatlarının da yenilemeye devam ediyor. İlk 9 ayda 88 kilometre atık su hattı imalatı ile bakım-onarımı yapılırken, 921 kilometre uzunluğunda kanal hattı temizlendi. İZSU’nun yatırımları Dünya Bankası kredisi ile ihaleleri tamamlanan üç büyük yatırımla hız kazanacak. Yeni kent merkezi olarak öne çıkan Çınarlı, Ege, Umurbey, Adalet mahalleleri ve çevresi ile Konak-Karabağlar bölgesinde yapılacak olan yatırımlarla yüzbinlerce kişinin yaşadığı büyük bir bölgenin altyapı sorunu çözülecek.

Gelecek nesiller için yatırım
İZSU yetkilileri, raporda öne çıkan yatırımların yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin su hakkını da güvence altına almak için yapıldığını vurguladı. Kent genelinde yürütülen projeler, İzmir’i “iklim değişikliğine uyum sağlayan, sürdürülebilir ve çevre dostu bir şehir” konumuna taşımayı amaçlıyor. Kentin dört bir yanında eş zamanlı yürütülen projeler, İzmir’in gelecekte yaşanabilir, sağlıklı ve güvenli bir şehir olması için atılmış en güçlü adımlardan biri olacak.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/3-2-milyar-liralik-altyapi-yatirimi-yapildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/3-2-milyar-liralik-altyapi-yatirimi-yapildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/3-2-milyar-liralik-altyapi-yatirimi-yapildi/8914/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 09:43:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Buca Belediyesi&#39;nden zeytin budama eğitimi</title>
			<description><![CDATA[Tarımda Buca Modeli ile Türkiye’ye örnek projelere imza atan Buca Belediyesi, zeytin üreticilerine budama eğitimi vererek ürün kalitesini ve miktarını artırmanın yollarını anlattı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Buca Belediyesi, kırsal kalkınmayı ve yerel üreticiyi destekleme vizyonu çerçevesinde bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden zeytin için üreticilere yönelik “Zeytin Budama Eğitimi” gerçekleştirdi. Buca Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda Ziraat Mühendisi Anıl Ayvaz’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlik büyük ilgi gördü. Üreticiler, merak ettikleri konularda Mühendis Anıl Ayvaz’a sorular yöneltirken üretim esnasında yaşadıkları deneyimleri birbirleri ile paylaşma fırsatı elde etti.

BUDAMANIN NEDENLERİ ANLATILDI
Zeytin ağaçlarında budama yapmanın birden fazla nedeni olduğunu ifade eden Ziraat Mühendisi Anıl Ayvaz, şunları söyledi:
“Son yıllarda yaşanan kuraklık nedeni ile bitkinin meyve vermeyen dallarını keserek onların su tüketmesini azaltmak istiyoruz. Bir diğer nedeni hastalık ve zararlılarla mücadele etmek. Budama sonrası ilaçlama yaparken tüm dallara daha rahat ulaşabiliyoruz. Eğer budamayı iyi yaparsanız yani içeriye güneş ışığı girerse bazı hastalıklar ve bazı zararlılar ortamda barınamıyor. Rüzgâr bu zararlı böcekleri süpürüyor. Budamanın bir diğer nedeni ise hasadı kolaylaştırmak. Budama yaparak, daha kalibreli ürün elde etmiş oluyorsunuz. Daha yağlı ürün elde etmiş oluyorsunuz.”

FAZLA SULAMANIN ZARARLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Bitkideki nem miktarının çok önemli olduğuna dikkat çeken Ayvaz, “Nem varsa mantar hastalığı var demektir. Bu nedenle çok fazla sulama yapmayın. Çok fazla sulama yaparsanız su buharlaşarak bitkinin yapraklarının olduğu taç bölgesinde nem yapıyor. Bu sefer de nemin oluşturduğu hastalıklarla nasıl mücadele edeceğiz diye kafa yoruyoruz, ilaç atıyoruz” diye konuştu.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/buca-belediyesi-nden-zeytin-budama-egitimi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/buca-belediyesi-nden-zeytin-budama-egitimi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/buca-belediyesi-nden-zeytin-budama-egitimi/8892/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:51:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“İzmir&#39;in 2074&#39;e uzanan yolculuğu başladı&quot;</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, çalışmaları İZPA ile birlikte yürütülen 2054 İzmir Nazım İmar Planı’nın (İzmirNİP2054) tanıtım etkinliğinde konuştu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çalışmanın İzmir’in uzun soluklu yolculuğunda ortak bir pusula işlevi göreceğini belirten Başkan Tugay, “Biz bu planı bir belge olarak değil, yaşayan bir sözleşme olarak görüyoruz. İzmir’in 2054’e, 2074’e uzanan yolculuğu başladı. Bu yolculuk, hepimizin yolculuğudur. Hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2054 İzmir Nazım İmar Planı’nın (İzmirNİP2054) kurumsal bilgilendirme ve değerlendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. Geniş Uzman Arama Toplantısı başlığıyla Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenen buluşmaya İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, ilçe belediye başkanları ve yöneticileri, belediye meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri ve akademisyenler katıldı. Perspektif ve vizyonu İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından belirlenen, hazırlık çalışmaları İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen 2054 İzmir Nazım İmar Planı için organize edilen tanıtımda şehrin geleceğine ilişkin önemli bilgiler paylaşıldı.

“Planlama adaleti, ekonomiyi, yaşam kalitesini birlikte ele alma sanatıdır”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bugün burada İzmir’in planlama tarihindeki yeni bir düşünme biçimini konuşmak, sizlere bunu takdim etmek, sizlerin görüşlerini almak için toplandık. İzmir’in planlama geleneği köklü bir geçmişe sahip. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 1926-1930 yılları arasında görev yapan belediye başkanı Behçet Uz, kentin büyük yangın sonrası yeniden yapılanma ihtiyacını görerek, Fransız şehir plancısı René Danger’i İzmir’e davet etmişti. Danger’in hazırladığı plan, İzmir’in ilk modern şehir planı olarak kentin mekânsal gelişimini onlarca yıl yönlendirdi. 1950’lerin sanayi planları, 1970’lerin bölgesel ölçekli yaklaşımları, 1990’ların çevre düzeni planları, bunların hepsi kendi döneminin koşullarında bir gelecek tahayyülü kurdu. Bugün bu çalışmaların üzerine, çağın gerçeklerine uygun yeni bir zemin koyma hedefindeyiz. Çünkü artık biliyoruz ki, planlama yalnızca fiziksel mekânın düzenlenmesi değildir. Planlama; ekolojik dengeyi, toplumsal adaleti, ekonomik üretkenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alma sanatıdır” dedi.

“Dünü anlamak, bugünü çözümlemek, yarını tasarlamak istiyoruz”

İzmir’in hızla değişen bir kent olduğuna vurgu yapan Başkan Tugay, “İklim krizi, göç, teknoloji, ulaşım biçimleri, üretim yöntemleri ve hatta gündelik yaşam alışkanlıklarımız da şehirle birlikte değişiyor. Mevcut planlarımız, bu dönüşümün hızına artık cevap veremez durumda. O nedenle bugün yürüttüğümüz 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı, yalnızca bir revizyon değil; kentin geleceğini yeniden okuma girişimidir. Bu plan, İzmir’in toprağına, suyuna, havasına, ekonomisine ve kültürüne bütüncül biçimde bakmayı hedeflemektedir. Yalnızca yeni yollar, konut alanları, sanayi bölgeleri önermiyor; aynı zamanda yaşamını yeniden tanımlıyor. Bu süreci biz üç zamanlı bir yaklaşımla kurguladık; dünü anlamak, bugünü çözümlemek, yarını birlikte tasarlamak. Dünden öğreniyoruz; çünkü bu kentte alınan her karar, bir sonrakinin zeminini hazırlıyor. Bugünü inceliyoruz; çünkü veriye dayalı karar vermek, hatadan dönmenin en kısa yoludur. Ve yarını hayal ediyoruz; çünkü planlama dediğimiz şey, aslında geleceğin adaletini bugünden kurma çabasıdır” dedi.

Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imar birimleri ve İzmir Planlama Ajansı’nın birlikte, bu planı daha güçlü ve daha güvenilir bilgiler üzerine inşa etmek için çalıştıklarını belirterek “Bu planın arkasında yalnızca teknik bir çalışma değil, bilimsel veriye dayalı, katılımcı ve öğrenen bir yaklaşım var” diye konuştu. 

“NİP2054 lansmanı bir bitiş değil başlangıçtır”

Plan çalışma sürecinin “Tohum-Ürün-Hasat” döngüsüyle ilerlediğini belirten Başkan Tugay, “Bu planın vizyonu yalnızca 2054 yılıyla sınırlı değil. 2030 taahhüdümüz, 2054 planımız ve 2074 vizyonumuz birbiriyle bağlantılı üç ufuk oluşturuyor. 2030 ufku, kentte somut dönüşüm adımlarını belirliyor; 2054, uzun vadeli mekânsal stratejileri kuruyor; 2074 vizyonu ise İzmir’in Akdeniz’de iklimle, doğayla ve insanla uyumlu bir model şehir olma hedefini tanımlıyor. Bu planın merkezinde, büyüme değil, iyi olma hâli kavramı var. Kenti yalnızca ekonomik göstergelerle değil; sağlık, kültür, eşitlik, erişilebilirlik ve ekolojik dengeyle ölçüyoruz. İzmir’in geleceğini doğayla uyumlu, adil, üretken ve dayanıklı bir kent modeli üzerine inşa ediyoruz. Nazım İmar Planı 2054’ün lansmanı, bir bitiş değil, bir başlangıçtır. Bu çalışma, İzmir’in uzun soluklu yolculuğunda ortak bir pusula işlevi görecek. Biz bu planı bir belge olarak değil, yaşayan bir sözleşme olarak görüyoruz.  İzmir’in 2054’e, 2074’e uzanan yolculuğu başladı. Bu yolculuk, hepimizin yolculuğudur. Hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Süreci vizyoner olarak gördüğünü belirten Başkan Tugay, emek veren herkese teşekkürlerini sundu.

İZPA Başkanı Velibeyoğlu’dan detaylı sunum

Sunumuyla birlikte kentin hem geçmişine hem de tasarlanan geleceğine dair bilgiler veren İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, “İzmir üç kere kurulmuş bir kent. Bu süreklilik çok önemli. Kentin dirençliliği kentin tarihinden kaynaklanıyor. Savaşlar, salgınlar, hastalıklar, iklimsel olaylar etkilemiş. Kentin tüm bunlara rağmen ayakta kalması bugün bizim övündüğümüz İzmir’in 8 bin 500 yıllık tarihinin ne kadar çetin olduğunu gösteriyor” dedi.

Yakın tarihteki mevzuat değişiklikleriyle hizmet alanlarının genişlemesine değinen, güç dönemlerin yaşanmasına rağmen kentin bütününe ilişkin söz söyleme imkanına sahip olunmasını hatırlatan Velibeyoğlu ayrıca, “İzmir Körfez ve etrafından, genişleyen bir karakter kazanan boyuta geçmiş. Kentin bıraktığı ayak izi konusunu önemsememiz gerekiyor. Kentleşme için doğal alanları yapılaşmış alanlara dönüştürüyoruz. Bir stok oluşturuyoruz. 80 yıllık periyotta 17 kat büyüdüğünü görüyorsunuz kentin ayak izinin. 45 yılda ise etkisi çok daha yüksek 40 kata kadar genişlediğini görüyorsunuz. Bu bizim için üzerinde düşünmemiz gereken bir şey. Hizmet noktası var. İzmir sadece İzmir değil. Manisa, Aydın, Balıkesir’le günlük ilişkileri olan bir şehir. Bugünün planı bugünün problemlerini ve geleceğin sorunlarını görmek ve şekillenmek zorunda. Yeni planda sadece fiziki değil zihinsel ve ekonomik dönüşüme ihtiyacımız var diye düşünebiliriz” ifadelerini kullandı.

"Kolektif bir dil olması gerekiyor"

İzmir’in bölgesinde lider konumda olduğunu belirten ve değişim için cesarete ihtiyaç duyulduğunu aktaran Velibeyoğlu ufukta planlanan 2030,2054,2074 dönemlerinin önemine dikkat çekti. Velibeyoğlu, “Nasıl bir şehircilik anlayışıyla hareket ediyoruz? İyi yaşam şehirciliğini hedefliyoruz. İklim konusu da kaçınılmaz olarak hayatımızın bir tarafında duruyor. Dirençli olabilmek de mesele olarak karşımızda duruyor. Karşılıklı anlaşmamız için ortak dil oluşturmamız gerekiyor. Bu benim dilim olarak değil kolektif bir dil olması gerekiyor. Kent alfabesi diye araç oluşturduk. Bu neyi söylüyor? A’dan Z’ye İzmir’de bu planı oluştururken nasıl bir yaşama biçimiyle buna bakacağız, ona bakacağız. Yapacağımız plan da bunları içerir şekilde olacak. Bu çalışmayı bu toplantıdan sonra yaygınlaştıracağız. Konut için, ulaşım için sanayi için bütün kent için bir alfabe yapabiliriz. Üzerine konuşacağımız ortak bir dil oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu.

“Vizyonumuz; iyi olma halidir”

Katılımcı bir süreç işletildiğini belirten ve hazırlıklara değinen İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Mekansal Planlama Şube Müdürü Dilek Alişan, “Yaklaşık 1 yılı aşkın süredir çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Veri toplama kapsamında sancılı bir süreçten geçtik. Ama verilerimizi topladık ve analizlerimizi yaptık. Kentimizin daha yaşanabilir ve dirençli bir hale gelmesi için yeni bir plana ihtiyaç duyduk. Vizyonumuzu iyi olma hali olarak açıklıyoruz. Sadece insan odaklı değil. Bunu insan, hayvan ve çevre olarak tasarlıyoruz. Koruma kullanma dengesi içinde yaşam kalitesinin yükseltilmesini ve çoklu krizlere dirençli olunmasını istiyoruz. Adil eşit bir ortamda, katılımcı bir anlayışla, kentimizin tüm aktörleriyle, paydaşlarıyla hazırlayarak nazım imar planımıza ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

“Katılımcılık ekosistemi oluşturmak mecburiyetindeyiz”

Plan katılımcılık çerçevesi hakkında konuşan İzmirNİP54 Danışmanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ise “Biz şu an İzmir’le ilgili yapılacak bir planlama sürecinde nasıl bir yaklaşımı belirlemeliyiz arayışı içindeyiz. Bu arayışta İzmirliler nerede? İnsanlar bu sürecin bir parçası haline nasıl gelecekler? Bu çok önemli” açıklamasında bulundu. Şahin ayrıca, “Katılım bir yaşam biçimi. Bizim planlamamızda kaçınılmaz yeni bir boyut oluşturuyor. Gelecek çok katmanlı, karmaşık, nasıl planlayacağımızı bilmiyoruz. Sığınacağımız liman insanlardaki bu katılım isteğidir. Ama güven çok önemli. İnsanlar birbirine güvenmezse katılımda varlar ama sonuçta yoklar. Koca İzmir metropol alanıysa söz konusu olan katılım ne boyutta nasıl olacak? İzmir’de dört temel boyutun tartışılması gerekiyor. Şehircilik stratejisi olarak, kent yönetimi yaklaşımı olarak, iyi olma hali stratejisi olarak, bir yurttaşlık ve toplumsallaşma projesi olarak katılım bir anlam taşıyor mu? Katılımcılık ekosistemi oluşturmak mecburiyetindeyiz. Akıntıya karşı katılımın ölçeğini büyütmek ve kapsamını İzmirlileştirmek gerekiyor diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Toplantı katılımcı görüşlerinin alınmasının ve Plan Danışma Kurulu üyelerinin serbest kürsü etkinliğinin ardından sonlandı.

İzmirNİP2054’ün önemi nedir?

Toplumsal ve çevresel sorumlulukların ön planda tutularak kentin geleceğini şekillendirecek, sürdürülebilir gelişim vizyonu doğrultusunda bir rehber niteliğinde hazırlanan "İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025-2029 Stratejik Planı" kapsamında yer alan, İzmir il bütününü kapsayan yeni bir 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı ve Revizyonu Yapılması faaliyeti kapsamında, "2054 İzmir Nazım İmar Planı" çalışmasına başlandı. 2054 İzmir Nazım İmar Planı, kentin uzun vadeli gelişimini planlamak, çevresel sürdürülebilirliği sağlamak, sosyal ve ekonomik kalkınmayı desteklemek ve yaşam kalitesini artırmak hedefleriyle hazırlanıyor. Plan, kentin tüm dinamiklerini dikkate alarak, ilçe belediyeleri ve diğer kurum ve kuruluşlarla yakın iş birliği içinde, kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla şekillendiriliyor. Bu süreçte ilgili kurumların deneyim, bilgi birikimi ve yerel perspektifleri, planın başarıyla hayata geçirilmesi için vazgeçilmez bir önem taşıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/izmir-in-2074-e-uzanan-yolculugu-basladi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/izmir-in-2074-e-uzanan-yolculugu-basladi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/izmir-in-2074-e-uzanan-yolculugu-basladi/8884/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 10:19:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Tugay: İklim krizi ile mücadeleye herkes destek vermeli</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Genel Müdür Vekili ve Avrupa Birliği (AB) İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu Yöneticisi Patrick Child İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi üyeleri ile bir araya geldi.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’in düşük karbonlu şehir olması için çalıştıklarını söyleyen Tugay, iklim krizi ile mücadele çalışmalarına başta üniversiteler ve gençler olmak üzere toplumun her kesiminin destek vermesi gerektiği söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Genel Müdür Vekili ve Avrupa Birliği (AB) İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu Yöneticisi Patrick Child’ı ağırladı. Başkan Tugay’ı makamında ziyaret eden Patrick Child, kente dair gözlemlerini anlattı. Tugay ve Child daha sonra İklim Yurttaş Meclisi üyeleri ile İzQ Girişimcilik Merkezi’nde bir araya gelerek Yurttaş Meclisi’nin oturumuna katıldı ve üyelerin sorularını yanıtladı.

“Sizlerin sürece katıldığını görünce mutlu oluyorum”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iklim krizi ile mücadele çalışmalarını geniş bir alanda sürdürdüğünü, bu çalışmalardan birinin de İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi olduğunu ifade eden Tugay, İzmir’in AB üyesi kentler dışında “AB Şehirler Misyonu Etiketi” unvanını alan ilk kent olduğunu anımsattı. İzmir’in 2030 yılına kadar karbon nötr olma hedefini anlatan ve Yurttaş Meclisi’nin de bu anlamda çok önemli olduğunu aktaran Başkan Tugay, iklim krizi ile mücadeleye yönelik çalışmalarda belediyelerin yanı sıra başta üniversiteler ve gençler olmak üzere bireylerin, kurumların ve sivil toplum örgütlerinin de yer alması gerektiğine dikkat çekti.  Başkan Tugay, “İzmir’de 10 üniversite var. Buralarda da 200 bin civarında üniversite öğrencisi okuyor. Genç nüfusun bu konularda çalışması çok önemli. Yurttaş Meclisi’nde yer alan İzmirlilerin de bu sürece katıldığını görmek beni çok mutlu ediyor. Yurttaşları iklim politikalarına dahil eden ve iklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir model oluşturan İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi projesi çok doğru bir çalışma. Türkiye’de ilk kez hayata geçirdiğimiz bu modelin başarısı, Türkiye'de yeni yurttaş meclislerinin kurulmasına öncülük edecektir” dedi.

 “Kentler farklı, sorunlar ortak”

Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Genel Müdür Vekili ve Avrupa Birliği (AB) İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu Yöneticisi Patrick Child, İzmir’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İzmir büyük ve refah bir kent. Avrupa Komisyonu'nun iklimle mücadele konusundaki çağrısını kabul ederek AB üyesi kentler dışında misyon etiketini alan ilk kentlerden biri. Bu alanda öncülük yapması çok önemli. Yaptığım ziyaretlerde bu kentin iklim amaçlarına ne kadar bağlı olduğunu gördüm. Misyonun en güçlü yanı birbirimizden öğreniyor olmamız. Avrupa kentlerinde de iklim nötr için çalışmalar yapılıyor. Kentler farklı ama ortak sorunlar var. Yenilenebilir enerjiye geçiş gibi. Bunun çok güzel örneklerini de gördük” dedi.

İzmir Planlama Ajansı Başkanı (İZPA) Prof. Koray Velibeyoğlu da buluşmanın önemine değinerek, İzmir İklim İçin Yurttaş Meclis çalışmasının kente değer katacağını söyledi.

İzmir’in düşük karbonlu şehir olma hedefine katkı sağlayacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yurttaşları iklim politikalarına dahil etmek ve iklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir model oluşturarak “İzmir İklim İçin Yurttaş Meclisi” projesini hazırladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yuva Derneği ve Hukuk Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO) iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Sivil Katılım Projesi kapsamında destekleniyor. 50 kişiden oluşan ekibin yürüttüğü çalışmalar, 15 ay sürecek. Proje, İzmir’in düşük karbonlu ve iklim dirençli bir şehir olma hedeflerine katkı sağlayacak.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/baskan-tugay-iklim-krizi-ile-mucadeleye-herkes-destek-vermeli.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/baskan-tugay-iklim-krizi-ile-mucadeleye-herkes-destek-vermeli_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/baskan-tugay-iklim-krizi-ile-mucadeleye-herkes-destek-vermeli/8873/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 09:39:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Dönüşüme Evde Başla&quot; projesi artık vatandaşın cebinde</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesinin ardından başlatılan, ambalaj atıklarının evlerden toplanarak ekonomiye kazandırılmasını sağlayan “Dönüşüme Evde Başla” projesi artık vatandaşın cebinde. ]]></description>
		    <news><![CDATA[ Proje kapsamında yer alan ilçe ve mahallelerde yaşayan vatandaşlar için mobil uygulama geliştirildi. “Dönüşüme Evde Başla” yazarak indirilen uygulamayla pilot mahallelerde yaşayan vatandaşlar, talep ve şikâyetlerini kolaylıkla iletebilecek.

Avrupa ülkelerinin öncülük ettiği kapıdan kapıya atık toplama uygulamasını geçen aylarda İzmir’de hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, 8 ilçe ve 14 mahallede projeye devam ediyor. Katı atık depolama alanlarına giden ambalaj atıklarını azaltma, sıfır karbon hedefi, çevreyi koruma ve bu atıkların tekrar ekonomiye kazandırılmasını hedefleyen “Dönüşüme Evde Başla” projesinde yer alan ilçe ve mahallelerde yaşayan vatandaşlar için artık mobil uygulama da var. Uygulama ile vatandaşlar istek ve şikâyetlerini iletebiliyor. Projeyle tesis ile doğrudan iletişim sağlanması, yaşanan aksaklıklara çok daha hızlı çözüm üretilebilmesi hedefleniyor.

Nasıl kullanılıyor?

Uygulama ücretsiz olarak indirilebiliyor. Uygulamayı indiren vatandaşlar, Google hesabı ile giriş yaparak ya da telefon numarasıyla kayıt olarak kolayca sisteme dâhil olabiliyor. Profil bölümünden “Adres Ekle” seçeneğiyle hane adreslerini kaydettikten sonra, Talep & Şikâyet sekmesi üzerinden mesajlarını doğrudan tesise iletebiliyor. Ayrıca uygulamanın sağ üst köşesindeki dönüşüm işaretine tıklayarak sıkça sorulan sorular bölümüne ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi edinmek mümkün.

QR kodlu takip sistemi ile etkin atık yönetimi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZDOĞA AŞ iş birliğiyle yürütülen “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamında, görevli personelin hanelerden topladığı atık poşetlerinin üzerinde bir QR kod yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen uygulama sayesinde oluşturulan veri tabanında hanelerin bilgileri kayıt altına alınıyor. Böylece toplama yapılan haneler ve atık poşetleri eşleştiriliyor. Toplanan poşetlerde yer alan ambalaj atıkları İzDönüşüm Fabrikası’nda türüne göre ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılıyor. Atık poşetlerine yalnızca ambalaj atıklarının atılması gerekiyor. Belediye tarafından dağıtılan poşetlere organik atık atanlar cezai yaptırıma tabi tutuluyor.
]]></news>
		    <image>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/donusume-evde-basla-projesi-artik-vatandasin-cebinde.jpg</image>
		    <thumb>https://www.imbathaber.com/images/haberler/2025/10/donusume-evde-basla-projesi-artik-vatandasin-cebinde_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.imbathaber.com/donusume-evde-basla-projesi-artik-vatandasin-cebinde/8870/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 12:25:44 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>